ALEVILER BIRLIGI

Ozgur ve Demoktrat Platform
 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 sıfırdörtotuzüç

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: sıfırdörtotuzüç   25/1/2007, 19:37

bekledim
belki birileri gelir diye
kimse gelmedi
en çokta sen.
(Seyit PELİTLİ)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   25/1/2007, 19:39

Koş

dünyayı deşiyorlar
bütün çiçekleri dağlardan sökecekler
denizleri yakacaklar
petrol rengine

bulutların ağır işçi olduğu
vakitlerde mi olacaktı tanrı
Zonguldak madeni
isinden yüklenmiş gibi

yayla bakışlım
koş
koş bunlar aşkı da yakacaklar

çölün bir resmi var
çoraktır yüreklerimizde
sürüngenlerin
meskeni
toprak kumun altındadır
haramdan
korkudan zinadan
çocuk ölümünden
çokça nasiplenen

nazlı akarsuların uzak
denizlere taşıdığı kirsin sen
çağlayanların sesine karışan
akortsuzluk
çığlık çığlık yaşama
yakılan barutsun

ay yüzlüm
koş
koş bunlar sevdayı vuracaklar

balı yanaktan düşürecekler
serçeyi saçakta vuracaklar
barış elçisi güvercini
dost elin şairi Nazım'ı
Ahmed Arif'i
okumayacaklar

ama zindanda
güneşsiz akortsuz sazın telinden
sararmış saman sayfadan
karanlıktan
ay üretecekler
yurduma
oradan dünyaya
ustalar

ay yüzlüm
koş
koş bunlar bizi vuramayacaklar

(İrfan SARI)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   25/1/2007, 19:42

Delice Gözlerin

nasıl bilmezsin
akşamı martılar basıyorsa ansızın
bil ki bir eşkıya tavrıyla dolanıyorum kentin ara sokaklarında

bir duygunun diğer bir duyguyu ısırmasıyla tetiklenmiş
tanıdık bir hırsı yerine oturtamamanın paniği bu
dişlerim çarparken birbirine
bir çığlık tenimde yırtıklar açarak tırmanıyor tepelerime

yolunu şaşıran acılara yalan söyler haritalar
bana her bakmanda başka bir kıtada kaybedeceksin kendini
iklimim yok benim

tüm gerçekliğimi öğrendiğin gün aklını yitireceksin
çemberin daraldığını duyacaksın
ateşe vereceksin her yanı, delice gözlerin daha bir yanacak

uzadıkça uzayacak yağmur geceye
daha çok yağ diye bağıracaksın, yağ!
gecenin sakallarından ağırlığınca hüzünler damlayacak
bir şeyler sığdır gözlerine o an ve dışarı hiçbir şey sızdırma

dilimi bağlıyorum bundan öteye söz yok
sen gecene dağıl içinde kalan bütün çocukların elinden tutup
ben kendime bir kaç çocuk edineyim becekriksiz intiharların artığı

aralık/06

(Seyit PELİTLİ)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   25/1/2007, 19:44

Yak/ala Aşk

aşk yalnız bir tanrıça
yaralı ama mağrur
yalnızca
tutkularını yaşayan

bazen
ölü bir yosun gibi
ümitsizce dalgaların peşine takılan
bazen
ayak basılmamış
kumların kızgınlığına uzanan
sere serpe

ah nefesi ada karası sarhoşluğu
dünya
gözlerindeki ateşe yangın
varsın yakalasın beni
yakala beni ey aşk

yorgun bir günbatımında
yeni doğan gece gibi titremek
yıkanmak yakamozun tuzunda
ve kaçak mülteci gibi
umuda açmak yelkenleri
henüz
adı konmamış ayrılıkları
göze almak belki de

güneşin terk ettiği akşam üstleri hüznü
tenlerin yakıcı izleri avuçlarında
sızıp kaldığı yüreklerde
mesken tutmuş ayazlar

ve ilk aşkın kollarındaki
günahlara teslimiyet
bir dalganın sesinde bırakmak
tüm masumiyetleri

yine de doyamamak aşka
kum tanelerinde biriktirmek cenneti
tuzlu ve ıslak

Marmara’nın sularında kuyruk sallayan bir denizkızı,
dip yalnızlığında
aşkı filizlendiriyor durmaksızın.

(Figen Yarar)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   25/1/2007, 19:46

Kerti

söz kestik toprağın kertisine
üç günlük ömrü
nabız kıtlığı firarisinde ölümün...

buyurun
düğünümüz var bu gün
gelin ağlar zemheri sesinde
acısını yuttuğum!
oysa
tam alışmıştım sana
şu dağ benim diyordum...

aç bakalım çiçeklerini
kızılcık ağacı
içimdeki baharı çalıyorsun...

ah ömrüm!
başta bitmeyecek kadar uzun
sonda yıldız kayması kadar kısa
masala benziyorsun..

hatırımda
tek sana dokunduğum
karanfil var
bende uyuttuğun...

gerisi
boş bir şehirde
hiç kimseye verilmemiş merhaba...
ey dilim!..kimi arıyorsun?

(Tayyibe Atay- 20/01/2007 )
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   25/1/2007, 19:47

Hangi Dillere Çevrildi Bu Yalnızlık

hangi dillere çevrildi bu yalnızlık
hangi okyanuslarda denendi de yine de ölçülemedi derinliği
varsın gözlerin kahverengi ve sessiz olsun
varsın unutsun o geceleri

kendini yanlış denizlerde sınayan bilemez kulaçlarının uzunluğunu!

ellerinle yakalayamazsın o bulutları gökyüzü senden çok daha geniş
ve gözlerine inat mavi

yenik sarhoşluklarımız
zincirleme korkulara sarılı hayal bozumları

dumana dolan, uza…

bir boşluğun yankısı var gecelerime uzayan
dudaklarının sebep olduğu
kendini anlatırken suya ihtiyaç duyan dudaklarının yokluğu
varsın ağlasın çocuklar artık her izbede
(Seyit Pelitli)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   25/1/2007, 19:47

bir bitişin resmini çizmeye başladı ellerim.
parmaklarımdan çıkan her harf
yıkık bi kenti diriltmeye niyetlenmiş bir vicdanın pes edişidir.
sıradanlığıyla yarışamadığım insanlar gibi olamadım.
dönüp gidemedim, gidişlerimde yarım kaldı çünkü.
ne yıkabildim duvarlarımı ne de kapılarımı zorladı gülümseler...
elime renk renk ölümler aldım geçenlerde,
biliyordum nasıl ulaşırım bilinçsizliğe...
denemek istedim birkez daha,
o sıralar gidesim vardı herkesin hayatından,
gidişlerimi anlamak istemeyenleriniz vardı.
her renk birbirinden daha güçlü elimde bana bakıp durdu.
renkleri bana işlesinler diye canlandıracak bir ruh da masamdaydı.
toprağın ateşte beden buluşuyla kazandığı kıyafeti
sarı ışıkta parlamaya devam etti sabaha kadar.
acıydı, tek başına çekilir gibi değildi cama hapsedilen ruh
ve dışarı çıkarmak için okşamak gerekmiyordu şişeyi.
renklerle barışamadıkca ruhlandım günlerce.
yerleri sevdim çünkü yüzler görünmüyordu.
renkler uzaklaştı ben yakınlaştıkca,
attım hepsini bir dahaki pes edişime kadar.
sevgiliye azap çektirir oldu sesim ben kaçamadıkca.
yine kendim açtım ışıkları kimse olmadan,
kalktım ayağa ama etrafta kimse kalmamış ne yazık.
sevgili, duvar, masa, yer, gök hepsi bir.
(Selçuk Şenol)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   25/1/2007, 19:48

An(sız)

anı yok.an yok.yürek yok.
sonumun hazin iç çekişi
bedenimin başlangıcı
öte yok. sis yok.şekil yok.
uykuma dadanan rüya
ellerimin sarhoşluğu
denizin tek bir dalgasına daldı gözlerin. gittin geldin. kayboldun.
takip edildin.
benzer ama aynı değil. aynı ama bir acı önde
bir acı önce doğduğun için…
söz yok. bekleyiş yok. zaman yok. satıldığın bir hayatla oynayınca ışıklar değmez sana.
kupkuru bir karanlıkta yakarsın beynini
ışıklar değmez sana…
çocuk sesleri daracık sokakta
benim renkli kabusum, benim masum bakışım, benim minik ellerim
kıvırcık sonbaharda yankılanan arzum
tozlu bir yolda uçan kahkaham, yaralı dizlerim
peçetemin kenarına düşen yağmur, anne sözlerim
dünlerim, dün olmak isteyişlerim
çocuklar değmez bana...
(Ayşe Kösen)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   25/1/2007, 19:49

Parmağımı Güz Kesti

parmağımı güz kesti,
senin suçun yok!
sarışın mevsimin hançeriydi
azıcık serin,
alabildiğine derin
ve keskindi!

aykırıydım belki.
(ondan mı hırçınlığım?)
ilk elden yaralıydım
istemedim kabuk bağlasın.

şair amcalar
önceden vurmustu beni
her yanımda imgelerden kıymıklar
parmağım içime kanadı sessizce
ılık, dingin ve gizliydi.

önce yaram tanıdı seni
gözlerin bildik bir resim.
bir uyak daha saplandı usuma
ellerinin bereketi tenime değdi
ürkek, telaşli ama iyice emindi.

kumdan kalelere hapsolmuştum ben.
ayık zamanların esiri
senin esrikliğinin suçu yok
parmağımı ben uzattım,
güz kesti.

(Özgür Hatem)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   25/1/2007, 19:50

bir süre sonra,
bir eli tutmakla, bir ruhu zincirlemek arasındaki
ince farkı öğrenirsin,

ve aşkın yaşlanmak,
birlikte olmanın da güvende olmak
anlamına gelmediğini öğrenirsin.

ve öpücüklerin sözleşme
ve hediyelerin de vaat olmadığını
öğrenmeye başlarsın.

ve yenilgileri
başın dik ve gözlerin açık karşılamaya başlarsın,
bir çocuğun üzüntüsü ile değil,
bir yetişkinin zarafeti ile...

ve herşeyi,
bugünü düşünerek yapmayı da öğrenirsin,
çünkü yarın ile ilgili herşey belirsizdir.

bir süre sonra güneş ışığının
yakıcı olduğunu öğrenirsin,
eğer fazla maruz kalırsan.

bu yüzden
başka birisinin sana çiçek getirmesini beklemeden
kendi bahçeni yarat
ve kendi ruhunu kendin süsle.

ve göreceksin ki dayanıklısın
ve kuvvetlisin
ve değerlisin...

Veronica A. SHOFFSTALL
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
_MaT_
Yenı Uye
Yenı Uye
avatar

Mesaj Sayısı : 13
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   25/1/2007, 19:56


Gün olur




Gün olur, alır
başımı giderim,

Denizden yeni çıkmış
ağların kokusunda

Şu ada senin, bu ada
benim,

Yelkovan kuşlarının
peşi sıra.



Dünyalar vardır,
düşünemezsiniz;

Çiçekler gürültüyle
açar;

Gürültüyle çıkar
duman topraktan.



Hele martılar, hele
martılar,

Her bir tüyünde ayrı
bir telaş!..



Gün olur, başıma
kadar mavi;

Gün olur, başıma
kadar güneş;

gün olur, deli
gibi...

O.veli kanık....


içimizden gelen bir şiir le..güzel sayfaya bir renk..üstdalardan....




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   26/1/2007, 01:01

Ölü Ebe
bir deri bir kemiğin eline dokunurken…

yerim,
göğüm,
günüm,
gecem,
sobe…
elim,
dilim,
göz bebeğim,
ebe…
üç yüz dersem
öl,
üç yüz bir dersem
ölme…
bir romana imrenip,
yattığından beri tozlu döşeğe
uğultularımızı sayıyorum,
doksan sekiz
doksan dokuz
yüz
önüm,
arkam,
aağım,
solum,
güz.
burada adalet
insanların
etinden,
umudundan,
sigarasının dumanından
sağlanırken…
sağırlığımızı sayıyorum…
yüz doksan dört dersem
öl
yüz doksan beş dersem
ölme…
utancımızı sayıyorum,
en hafifinden beş yıl yatıran
bir asiliği
dökerken önündeki kâğıda
şair,
titreyen ellerimizi sayıyorum…
iki yüz doksan yedi dersem
öl
iki yüz doksan sekiz dersem
ölme…

Volkan İPEK

(Behiç Aşçı için yazılmış.)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
DEVRİM
Yenı Uye
Yenı Uye
avatar

Mesaj Sayısı : 47
Kayıt tarihi : 26/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   26/1/2007, 01:10

SENİ BEKLEMEK

Beklemek en güzeliydi
Bir tek seni düşünmek
Gözlerinde kahve falına bakmak
Saçlarında savrulmak hayallere
Güzelliğini bahane etmeden

Bir tek seni düşünmek
Boynundaki ağrılara saplanmak geceden
Sabahını sancı ile beklemek
Senden gelecek güzel sözleri düşlemek !!!

Beklerken seni düşünmek güzeldi
Ümitli şeydi seni beklemek
Bedelini Bilmeden ...


Rober Ağdere
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   26/1/2007, 15:46

ha şimdi düştedir
ha sonra
hep bir alıntısı,Aşk'a
Ankara'ya,ya da karanlığa
ama asla umutsuzluğa değildir,tebessümü
ruhu çılgın...ruhu deli...ruhu kadın...
ama asla değil...kıyılarına yaşamın...

(Mat-Fallen)


En son tarafından 4/2/2007, 22:32 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   26/1/2007, 15:49

sen
eylemlerin,
devrik cümle ortasında sağlam bir yer bulan yüklemi,
belki çılgınca zarflarla nitelenen...
yanlız
dilenen çirkin rüyaları güne bağlayamayan bir edat..
sen...
sorunun sıfat olmaktan yana
oysa aşk'a sonsuz'un yakıştığı kadar yakışıyorken adın dostluğa..
ve sitemin zamir olamama
''biz'' olduk ya çoktan
hani haberin yoksa...

(Devrim)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   26/1/2007, 23:01

Söylenti

bir söylenti var bu sabah şehirde, sana dair
daha gün ışır ışımaz aldı gitti başını sözler,
düşen bir yaprağın sesi ağırlığınca çınladı ortalık.
vakitsiz çaldı arabaların kornaları düğüne gidercesine
taze ekmek sıcaklığı sardı sokak aralarını,
bir şaşkınlık vardı, bir tedirginlik sanki bilmezcesine.

adımını attın güne ilk güneş, öptü gözlerini denizden
çıkmış kokusuyla,
sardı ruhunu geçmişten arta kalan sır dolu aydınlık,
sonra ellerini sardı eylülün hüzün yaprakları.

sararan resimler terk etti albümlerden yerini,
katıldı bu coşkuya sevinç oldu kısa bir an olsa da,
selam verdi evinin,açtığın arabanın kapısı,
hoş geldin gününe dedi; gittiğin yol, kavuştuğun tabela.

oturdun düşündün, neresindeyim bugün yaşamımın,
yüreğim nerede?
cebinden bir mendil çıkardın, saçıldı düşlerin,
kimi gerçek olmuş kimi kaybolmuş.

şehirdeki söylenti kadar takvimdeki yaprak da doğruydu.
doğduğun güne dair olduğu gibi.

bir yağmur eksikti seni ağlatan...

(Kaan Karadağ)


En son tarafından 28/1/2007, 23:54 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   27/1/2007, 00:45

kırgınım, saçılmış
bir nar gibiyim

sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım

git
dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım

ve seninle yaşadığım
o iyi günleri,
kötü
günleri bırakırım.

aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip
yağmurlara durayım.

söylenmemiş sahipsiz
bir şarkıyım

belki
sararmış
eski resimlerde kalırım

belki esmer bir çocuğun dilinde.

bütün derinlikler sığ
sözcüklerin hepsi iğreti

değişen bir şey yok hiç
ölüm hariç.

aynı gökyüzü aynı keder.

(Alıntı-Esmer Dergisi)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   28/1/2007, 23:56

Dur(mas)ak

uykunun en uyanık saatlerinde,
kuş uçmaz kabus geçmez bir köşede,
senin sesinle tanışmak.
ve yüreğimde çarpıntı bir kederle,
gözlerin hep baktığı;
fakat acizliğin buram buram ben koktuğu,
ikindi öğlelerinin gölgesinde,
eteklerine kapanmak.
yalan yanlış bir sevdayı,
hiç yaşanmamışçasına,
melankolik tövbelerle örtbas etmek.
tek gecelik oyunlarda,
hep seni aldatmak,
yitik şehirlerin boz kaldırımlarında.

gözlerimi güzelliğine açmak,
bir Ankara otobüsünün son durağında.

(Orkun Saka)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
DEVRİM
Yenı Uye
Yenı Uye
avatar

Mesaj Sayısı : 47
Kayıt tarihi : 26/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   29/1/2007, 17:40

Hasretinle Yaşıyorum

Hasretinde bazen yağmur olup
Geçeceğin yollara gül tohumu ekiyorum
Sen ise ;
Ayaklarınla yüreğime bassan bile
Yüreğimin acıdığını düşünme.
Ben , her adım attığında,
Yüreğimden öptüğünü farzederim.

Hasretin çöker hüzün bulutlarıma...
Yüreğine düşen her damla,
Kurumuş güllerin yüreklerine " hayat " olur.
Ben, sana ağladıkça,
Güllerin daha güzel açar,
Bilirim.
Ben, sevdana yandıkça
Baharlar hep gülüşlerinde konaklar.
Hissederim.....

Yüreğin, aldığım nefes olmuşken,
Toprağa sarılan sarmaşık gibi
Geceye uzanan ışık gibi
Hasretinde bile " sana " sarılıyorum.
Aldırmıyorum hasret yağmurlarına,
Yokluğunda bile yaşatıyorum seni.
Sakın üzülme sen;
Ben; seni sevdikçe nefes alıyor,
Seni özledikçe yaşıyorum...

ismail SARIGENE
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   30/1/2007, 01:36

Deli

deli bir 'an'ına değersem eğer
berendeki renk unutursa örgüsünü
kalbin kıpırdayıp yerinden
.....................................kalk gidelim der/se
.................................................................ben de dahil/bilmeden
ne/re/ye/ne/den demeden
ilk adımın hengamesine katılıp/sessiz
...............................................................
senbenim/bensenin nasıl olduğunu bilmeden
kahramanları/sayfaları karışmış romanın
bir fotoğraflık öyküsününe verip yüzümüzü.........
.....................................................................ha/di sen/de gül
............................................................................................hadisendegül...

(Kaan Karadağ)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ZOZANB
Kıdemli Uye
Kıdemli Uye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 234
Yaş : 106
Yer : BAZAN ORDAN BAZAN BURADAN
Meslek : BEKLEMEK
Kisiel Rutbe : DÜNYA HEP ALEVİLERLE GÜZEL
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   30/1/2007, 11:27

Uykudayken,
Ne acıları yaşar yürekler,
Bilinmez,
Ne kapılardan boynu bükük döner,
Güller solar,
Aşk'a susuzluk çekerken geceler,
Sevdalı,
Zamansızca umut bekler,
Ve kendim,
Nasıl susadım sana,
Acıkmadım,
Alıştım,
Nasıl karıştım bilmem ki,
Beni susturan yokluğuna,
Uykudayken,
Ne aldanışları terketti yüreğim,
Yalnızlık hançer dokunuşu,
Yaralar açtı bedenimde,
Kapanmaz bildiğim,
Okunmamış bir masalı okurken sayfalar,
Noktalandım zamansızlığa,
Ne başımın dertli mevsimidir bu sevdiğim,
Yazıldım yine kör gecelerdeki uykusuzluğa,
Uykudayken,
Ne mutlulukları böldüm sonsuzluğa,
Bilinmez,
Sen verdin yüreğini,
Ben yolları kapattım her sokağa,
Nasıl koştum sana,nasıl vardım,
Bilmem ki,
Nasıl gözlerinin rengine böyle kolay karıştım,
Sen her gece uykudayken,
Ben hiçbir gece uyuyamamıştım...



Birkan ASKAN


_________________
ALEVİLER BİRLEŞİN! DÜNYA ALEVİLERLE GÜZEL
PİRSULTAN KIZIYIM BENDE BANAZDA
KANLI YAŞ AKITTIM BAHARDA YAZDA
DEDEMİ ASTILAR KANLI SİVASTA
DAR AĞACI AĞLAR PİRSULTAN DEYU
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   30/1/2007, 15:10

Saklambaç

acı şarap içelim
ne çare
tutarga hali var sende
belli sana göre değil
olsun...
kal yine de
bir nefeslik
yakınlığımızı öpelim
tümceler böylesi yaban mı
dudaklarında

sorularına gebeyken biri
yüzünde yüklü anlam da nesi
bu taşların ağırlığı neden
ne zaman yitmiş belleğin
neresi ayalarını gören toprak
nasıl oldu da çoğaldın
kim okudu kuytu dizelerini

sustum...

ille de içelim
öperse acı şarap öper
esrik bilincini
belki dost hallerim
kanıksamak böylesi zor mu
acı şarap eşittir
kuytu ağlamaların
şimdi bırakalım bunları
parmaklarından ince beline
uzasın bacakların
şimdi söyle hangi cebinde
göz yaşların


(Zafer Çakır)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   31/1/2007, 23:56

Devrik

"ey, iki adımlık yerküre
senin bütün arka bahçelerini
gördüm ben!"

Nilgün Marmara


bir özneydim yalnızca
devrik cümleler biriktiren çocukluğuma
yerini kimsenin bilmediği
eski efsaneler adasında
kaç labirent çizmişti yüzüm
gayri meşru ayrılıklara?
oysa ki rolünü hep şaşırırdı intihar
hüzün kokan sabahın eşiğinde,
günahımı düğümlerim usulca
kapılar aralık şimdi
çalmayan telefonlar akşamında
üzülme artık
yaranın dönüp dolaşacağı yer kandır

pencerede asılı kalan geçmişe
el eden annemdi
saçlarında yarım kalmış gülüşüyle
ağlayış eskitir mi zamanı
takvimlere yazdığım boynu bükük masalda
biraz alkol
biraz da yaz yemişleri
çekip gitmek kadar kemikli bir fiil söyle şimdi!
kervanlarını terk eden yol öyküleri ağla
merdivenim ol yazgımı gererken gönlümün gergefine
birinci şahısta kalmalı insan
köze değerken gözleri

kaç şiir sustum
kaç gölge kustum
kâğıttandı yaşama sunduğum denizler
bir gemiye yetemezken kulacım
baharın hiç gelmediği yoksunlukta,
cenindi bir zamanlar acım
kalabalığız artık yalnızlık oyununda
sigara dumanıydım cama sinen
annemin üflediği
köy evinde çürüdü ahşaptan sözcüklerim
sözcükler, beşiğimde unuttuğum kum saati
kum ve zaman:
geçip giderken alınyazımı sürükleyen
kurdeleli uçurumlar

buruşuk mazime taktığım
nazar boncuğuna
kaç cinnet sakladınız?
kaç yastık uçukladı uykuma?
geceye saydam,
güne paslı sokağımda
unutulan özneydim...

yorgunum artık
yalnızlığa salıncak kurmaktan...

(alıntı)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ZOZANB
Kıdemli Uye
Kıdemli Uye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 234
Yaş : 106
Yer : BAZAN ORDAN BAZAN BURADAN
Meslek : BEKLEMEK
Kisiel Rutbe : DÜNYA HEP ALEVİLERLE GÜZEL
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   1/2/2007, 16:41

Yaşanan

Yasak sevgler gördüm, ölümcül bulutlar
çatlamalıydı sevda kozaları güreğimde
oysa fesleğenlere gömdüm
karıncalar yürüdü sızlayan kemiklerime
oturdum, bıyıklarımı yedim

ay doğar gün ardından
ortancaların arasında üç damla kan
yağmurlarla bağlanıyor dilim
yürüyorum kaplumbağaları geçip
mor perçemli insanlardan kaçmıyorum
türkülerim ıslak bu günlerde

MEHMET ALİ BAŞTUJİ

_________________
ALEVİLER BİRLEŞİN! DÜNYA ALEVİLERLE GÜZEL
PİRSULTAN KIZIYIM BENDE BANAZDA
KANLI YAŞ AKITTIM BAHARDA YAZDA
DEDEMİ ASTILAR KANLI SİVASTA
DAR AĞACI AĞLAR PİRSULTAN DEYU
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
puduhepa
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 77
Yaş : 45
Yer : zamanda bir yer...
Meslek : okur-yazar
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   4/2/2007, 22:36

Deli olmak

deli olmak;
senden bana akan ırmaklarla,
benden sana karışan köpüklerin dans edişidir.
yalansız kahkahalarımızın bütün camları kırıp,
kırık parçaların üzerinde çıplak ayaklarımızla
ateş dansı yapmaktır.
damarlarımızdaki kanın hareketine meydan okurcasına,
adrenalinimizin limitlerinde umarsızca gezinip
uçurum çiçekleri toplamaktır.
sesimizin yankısında boğulma pahasına şarkılar söylemektir.
deli olmak;
bize yakışandır.
öykümüzde...


(Kaan Karadağ)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: sıfırdörtotuzüç   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
sıfırdörtotuzüç
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki
 Similar topics
-
» sıfırdörtotuzüç

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ALEVILER BIRLIGI :: KULTUR SANAT EDEBIYAT :: Siir Bolumu :: Diğer Şiirler-
Buraya geçin: