ALEVILER BIRLIGI

Ozgur ve Demoktrat Platform
 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Muaviye ve Amr ibnül As(İslam'ın iki belası)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Serkan_Devrim
Can
Can


Erkek
Mesaj Sayısı : 89
Yaş : 33
Yer : iZMİR
Meslek : öğrenci
Kisiel Rutbe : Devrim
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Muaviye ve Amr ibnül As(İslam'ın iki belası)   25/1/2007, 20:44

hz Muhammed, 23 yıl boyunca İslamiyeti yayarken yalnızca müşriklerle(şirk koşanlar) ve münkirlerle(inkar edenler) mücadele etmedi. davasında kendisini en çok yoranlar ve İslamiyete en büyük zararı verenlerle yani münafıklarla(sözde müslümanlar) uğraştı. Mekke'nin fethine kadar Ümeyye oğulları(Emeviler) münkirler içerisinde hz Muhammed'e en çok karşı çıkanlar ve onu en çok hicvedenlerdi. Mekke'nin fethinden sonra İslamiyeti kılıç zoruyla kabul edip münafıklıktan hiç geri kalmadılar. sayılı bir kaç kişi hariç ümeyye oğulları islamiyeti içten parçalayan en önemli etken oldular. inananların ilki ve sıddık-ı ekber olan hz Ali'ye karşı en çok cephe alan Emeviler onunla savaşanlar ve peygamberin Ehlibeytine en çok zarar verenlerdi. Ümeyye oğullarının liderliğini babası Ebu Süfyan'dan devralan Muaviye Ali'ye cephe alıp hilafeti ele geçirmek için akıl hocası Amr İbnül As ile birlikte her türlü hileye ve zorbalığa başvurdular.

ünlü tarihçilerden İbnül Esir büyük tarih kitabında 3/141 de diyor ki

'osman ablukada iken Amr İbnül As Filistine gitti. yanında iki oğlu Abdullah ve Muhammed vardı. Medine haberlerini sık sık alıyordu. Osman'ın öldürülme haberini alınca yine biraz bekledi.yerine Ali'nin geçtiği haberini alınca evinden çıkıp 'vah vah Osmanım' diyerek kadın gibi ağlamaya başladı.

Amr İbnül As, Osman'ın öldürülme haberini alınca 'ben Vadis Sibade olarak kendisini öldürdüm' dedi. yanına oğullarını çağırıp dedi ki 'benim ne yapmamı uygun görüyorsunuz? biliyorsunuz ki Ali'de benim için bir hayır yok.' büyük oğlu Abdullah 'bana kalırsa, hiç bir şeyle ilgilenmeden evinde otur. millet bir halife üzerinde birleşirse gidip biat edersin' dedi. diğer oğlu Muhammed ise 'sen araplar için de önemli bir kişiliğe sahipsin. böyle büyük işler dönerken ilgisiz olarak evde kalmamalısın' dedi. Amr, Abdullah'a 'sen dinim için bana hayırlı olan yolu gösterdin' ve Muhammed' ise 'sende dünya için bana hayırlı olan yolu gösterdin' dedi.

Amr, Muaviye'ye gitti ve onunla ilgilenmek istedi, fakat Muaviye yüz vermedi. daha sonra Amr kendisine 'ben sana yardımcı olmak istiyorum, sen benden yüz çeviriyorsun. halifenin intikamını almak için seninle savaşa girmek kolay bir iş değil. zira peygambere en yakın olan birini hedef almış olacağız' dedi. bundan sonra Muaviye rol değiştirip kendisine önem vemeye başladı.'

İbni Abdi Rabbih Alikdül Ferid kitabında 2/205 te diyor ki

'Muaviye bu büyük işi Amr'sız yapamayacağını anladı. Amr'dan yardım istedi. Amr 'niçin yardım edeyim? ahiret için mi? sen ahireti düşünenlerden değilsin, dünya için mi? eğer beni bu dünyaya ortak yapmazsan benden yardım bekleme' dedi. Muaviye 'peki ortaksın' dedi. Amr 'öyleyse Mısır için kontrat yaz' dedi, yazdı. ve sonuna Amr'ın Muaviye'nin emirlerine itaat etmesi gerektir cümlesini ekledi. Amr ''bu emirler, Mısır için verilen sözü değiştirmez' ibaresini yaz' dedi. Muaviye 'yazmam' dedi. Amr 'yazacaksın' dedi, yazdı. bu arada Muaviye'nin kardeşi Utbe içeriye giriyordu. Amr'ın 'ben Mısır için dinimi sana verdim' sözleri üzerine gülerek dışarı çıktı ve 'maşallah peygamberin sahabesi dinine ne kadar sadık' dedi. bu sözleşmeden sonra Amr, Muaviye'ye bu şiiri yazdı
ey Muaviye, dünya almadan dinimi sana vermem, ne yaparsan yap;dünya dine denk olmaz, ben Mısır'ı alırken başımı örterek alacağım.


sadece bu yazılar bile Muaviye ve Amr İbnül As'ın dünya için dinlerini satan münafıklar olduğunu göstermeye yeter. ama ehlisünnet alimleri Ali'nin haklılığına ve bunu kabul etmelerine ve de Muaviye ile Amr İbnül As'ın ne halt olduklarını bilmelerine rağmen, yine de ne Muaviye'ye nede Amr'a toz kondurmazlar. ortada bir içtihat lakırdısı var ya. dini konularda şahsi yoruma göre verilen hükme içtihat deniyor. yanılmazsan iki sevap, yanılırsan bir sevap. yani Ali'ye karşı, O tertemiz kula karşı her türlü ahlaksızlığı yapan, birbirlerine dinlerini satan ve dünya için dinlerini hiç çekinmeden birbirlerine hediye eden bu zatlar içtihat etmiş hemde bir sevap kazanmış durumdalar!

İbni Ebil Hadid Şerh kitabında 1/484 te diyor ki

Amr İbnül As, Muaviye'ye 'sen Şamlılarla peygambere en yakın biriyle mücadele etmek istiyorsun; O, peygamberin sahabeleriyle, onların kumandan ve hafızlarıyla üzerine yürüyor. sen şamlıları çağır, onlara para ve menfaat kapılarını aç ve ne unutursan unut ancak senin haksız ve Ali'nin haklı olduğunu unutma'

yine İbni Ebil Hadid şerh kitabında 1/137 de şu sözleri yazıyor

Muaviye, Ali'ye karşı güç kazanmak için Amr'dan yardım istedi. Amr, Mısır için pazarlık yapmaya başladı. Muaviye, önce vermek istemedi, öteki ısrar etti. şimdi iki dahi canbaz arasında maç başladı. birbirlerini oyuna düşürüp aldatmaya çalışıyorlardı. Muaviye 'istersem seni aldatırım fakat yapmam' dedi. Amr 'aldatacak adam mı buldun?' dedi. Muaviye 'biraz yaklaş, kulağına bir şey söyleyeceğim' dedi. Amr kulağını yaklaştırdı, fakat bir şey söylemedi, ancak kulağını ısırdı. 'işte aldattım' dedi,[b]'biliyorsun ki odada ikimizden başkası yok, o halde kulağına söylemenin ne anlamı var?'
başka bir rivayette, Amr, Muaviye'den Mısır'ı istediği zaman Muaviye 'ey Ebu Abdullah' dedi, 'ben arapların senin için, dünya malı için bu işe girdi demesini istemem' dedi. Amr(istihzayla), 'bırak şunu sende' dedi. Ebul Kasım El Balhı bu sözler hakkında diyor ki ' Amr'ın bırak şunu sende demesi zındıklığa işaret ve belkide zındıklığın ta kendisidir. o demek istiyor ki bırak şu boş lafı, ahiret inancı hurafedir, ne varsa bu dünyadadır'
Ebul Kasım El Balhı daha sonra şunları ekliyor
' zaten Amr İbnül As kıyamet gününü inkar etmekten ve zındıklıktan hiç bir zaman geri kalmadı. Muaviye'de onun gibiydi. islam dinini oyuncak gibi yaptılar. bu fısıldama olayı en büyük kanıttır. bunların birbirlerine düzenbazlık edip oynaşmaları, Ali'nin tertemiz ahlak ve davranışlarıyla nasıl ölçülür? İslam dinine ve ümmetine hakim olabilmek için peygamberin parçası olan Ali gibi lekesiz dürüst bir insanı uzaklaştırıp yerini alabilmek için bu iki kurnaz kurt arasında neler geçiyor.'
Amr'ın dindar bir amcası oğlu vardı. Amr'a dedi ki 'ey Amr sen başkası için dinini verdin' ve sonra ona bir şiir yazdı
sen dünya için dinini sattın, bu işte kulların en kötüsü oldun, Muaviye'yi Ali'ye eşit mi tuttun? yanıldın, kara ile ak arasında fark var. uzanan parmak yıldıza değmez, iyilik nerde, kötülük nerde
bu sözleşme olayını duyan Mervan Amr'ı kıskanıp öfkelendi ve Muaviye'ye 'neden beni satın almıyorsun?' dedi. Muaviye 'ben adamları senin için satın alıyorum'dedi.


ehli sünnet mensubu olan kimi tarihçiler ve alimler de Muaviye ve Amr İbnül As hakkında ki gerçekleri kendi mezheplerinin tutumuna ters olsada söylemekten ve yazmaktan çekinmiyor. sahabelerin dokunulmazlığı ve içtihat kılıfları gerçeği söyleme içgüdüsüne engel olamıyor. tarihi zorbalar yazarmış. ama azda olsa hakikati haykıran kimi tarihçiler, insanlığın karanlığına direnen yanları olmuşlardır. bu insanı gerçekten yüreklendiriyor.

yine İbni Ebil Hadid şerh kitabında 1/484 te diyor ki;

sıffın savaşında, Muaviye Amr'dan ordunun düzenini ve savaş hazırlıklarını yapmasını istedi. Amr 'eğer Ali'yi öldürürsek ben ne dilersem alırım' dedi. Muaviye 'ama Mısır için söz kesmedik mi?' dedi. Amr 'Mısır bir cennet yerine geçer mi? ve cehennem Ali'yi öldürmeye karşılık olur mu?' dedi. Muaviye ise 'sus' dedi, 'istediğini al, yeter ki Şamlılar duymasın' dedi. ne kadar acıdır ki cennet yerine Mısır'ı tercih eden bir adam için sahabe sıfatı kullanılıyor ve ehlisünnetin büyük çoğunluğuda bu şahsın adının yanına R.A (Allah ondan razı olsun) ibaresini de koymayı eksik etmiyor.

İbni Ebil Hadid şerh kitabında 1/113 te Muaviye hakkında

Muaviye tek kelimeyle tiyneti bozuk bir insandır; kalleş, yalancı ve çıkarı uğruna hiç bir şeyden çekinmeyen kıyıcı bir zorbadır. bu dahi adam muradına kavuşabilmek için bütün bu niteliklere bürünerek kavuşmuştur. halife ünvanına kavuştuktan sonra olanaklar oranına göre daha zalim ve daha kıyıcı bir durum aldı. sanki gerek valilik ve gerek hilafet döneminde yaptığı yüz kızartıcı kötülüklerden yetinmedi de ölmeden pis oğlu Yezid'i milletin başına getirdi. hemde nasıl! oğlunun ne mal olduğunu herkesten çok bildiği halde.

devam edecek
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Serkan_Devrim
Can
Can


Erkek
Mesaj Sayısı : 89
Yaş : 33
Yer : iZMİR
Meslek : öğrenci
Kisiel Rutbe : Devrim
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: Muaviye ve Amr ibnül As(İslam'ın iki belası)   25/1/2007, 20:45

İbni Hacer Askalani İsabe kitabında 2/402 de şunları yazıyor.

Muaviye tarafından Medine valisi Mervan Bin Hakem, Abdurrahman Bin Sincan isminde bir adama şarap içti diye şeriat ahkamına göre 80 değnek vurdurdu. Muaviye onun adamlarından olduğu için haberi alınca Mervan'a kızıyor ve onu bir mektupla azarlıyor ve diyor ki 'bu adam Şam şarabı içti ki o haram değildir.'
şeriat ahkamını kendi kafasından çıkarı doğrultusunda değiştiren ve bu rezilliğe şahitlik yapan İbni Hacer Askalani yine de Muaviyeye sahip çıkan biri oluveriyor. Muaviye sahabeymiş! ona dokunulamazmış!

ünlü tarihçi İbnül Esir tarih kitabında 41. hicri yıl bölümünde;

Muaviye, Ziyad'ı kendi soyuna almak zorunda kaldığı zaman şahitler getirildi. şahitler arasında Ebu Meryem adında meyhane işleten bir adam vardı. Muaviye Ebu Meryem'e 'ne biliyorsun?' diye sordu. Ebu Meryem 'bir gün Ebu Süfyan yanıma geldi ve kadın istedi. ben 'elimde Simye'den başka kız yok' dedim. 'getir' dedi. o pis karıyı getirdim ve onunla bir sürebir odaya kapandı. dışarı çıktıklarında kadının bacakları atmık atıyordu' dedi. Ziyad ' ey Ebu Meryem, sövgü için değil, şahitlik için çağrıldın' dedi.

işte böyle bir adam islam aleminin başına geçmişti. vede hz Ali'ye sövmeyi devlet geleneği haline getirip 60 yıldan uzun süre devam etmesini sağladı.

Ahmet Cevat Paşa Kısası Enbiya kitabında sayfa 714 te diyor ki

hz İmam Hasan halifelikten istifasını verdikten sonra Ümeyye oğulları hutbelerinde hz Ali'ye sövmeyi adet haline getirmişti.

Bektaşiliğe ve Aleviliğe her türlü iftirayı atmaktan ve bu iftiraları utanmadan kitabında yazmaktan çekinmeyen Hüseyin Hilmi Işık Saadeti Ebediye büyük ilmihalinde diyor ki;

evet, Emevi halifeleri mimberlerde Ehlibeyt'e yıllarca lanet ettirdi. Ömer Bin Abdülaziz(RA) buna son verdi. fakat Muaviye'de Emevi halifelerindense de ona dokunulamaz. Muaviye'ye sövülürse, onunla birlikte olan bir çok islam büyükleri ve bazı din büyükleri mel'un olur. din bilgilerini bozmaya sebep olur.

Muaviye Ali'ye mi sövmüş? ne olacak canım. sahabe değil mi? Allah'ın hükümleri sahabeler için geçerli değil. hemde Ali'ye sövmeyi devlet geleneği haline getirip 60 yıldan uzun bir süre devam etmesini sağlasa da. Muaviye içtihat etti. yanıldı gariban. hz Ali'ye sövdüğünden ve dolayısıyla içtihadında yanıldığından Muaviye'ye bir adet sevap! ooohhh maşallah. hemde peygamberin Ali'ye söven bana sövmüştür, bana söven Allah'a sövmüştür hadisine rağmen. yani peygamberin hadisini çöpe at ve sevgili ehlisünnet alimlerinin icmalarını kabul et!

bu zat(H.H.IŞIK) İslamın iç düşmanları kitabında sayfa 56 ve sayfa 57 de diyor ki;

rafizi denen boguncular, müslümanların alevileri çok sevdiklerini görünce!(ünlem bana ait. Serkan_Devrim)
müslümanları aldatmak için kendilerine alevi dediler. bu zındık aleviler, hz Muaviye'ye! (ünlem bana ait. Muaviye'de hazreti ise dünyada kimse cehennemlik değil! Serkan_Devrim) lanet ediyorlar. Muaviye hz Peygamber efendimizin eshabındandır! (ünlem bana ait. Serkan_Devrim) hemde kayın biraderidir(Ebu Lehep'te öz amcasıydı ama sonu malum. Serkan_Devrim) yani peygamberimizin ehlibeyttindendir! (ünlem bana ait. Serkan_Devrim) hz Hasan hilafeti kendi arzusuyla Muaviye'ye bıraktı. layık olmasaydı bırakırmıydı? peygamber efendimiz, eshabımı seviniz, eshabıma düşmanlık eden, bana düşmanlık etmiş olur. işte biz hakiki müslümanlar!ünlem bana ait. Serkan_Devrim) Muaviye'yi bu yüzden çok seviyoruz! (ünlem bana ait. bu acınaklı hale ağlamakla gülmek arasında kaldım. Serkan_Devrim) ehlibeyt torunlarından bir kaçına saygısızlık yapanlar, kötülenemez, kafir denemez, hiç birine dil uzatamayız. kusurlarını konuşmak doğru değildir.!(ünlem bana ait. evet, görülüyor ki ehlibeyte sövenler kafir olamaz ama ehlibeyte sövenlere söven bizler kafir oluyoruz. bu şahıs kendisini hakiki müslüman gösteriyor. bu adam müslümansa ben değilim. olmakta istemem. Serkan_Devrim)

halbu ki peygamber Ali için ne diyor;

bizzat Ali'den rivayet ediliyor ve diyor ki 'tohum tanesini yaran ve canlılara can veren Allah'a yemin ederim ki peygamber hazretleri bana şöyle bir ferman verdi. beni ancak mümin olan sever ve ancak münafık olan sevmez'

bu hadisi yazanlar

İmam Ahmet Müsnet kitabı 1/84
İbni Maca Sünen kitabı 1/55
en Nisa-i Sünen kitabı 8/117 ve Hasais kitabı s27
El Hatip tarih kitabı 2/255
El Bağavi Masabih kitabı 2/199
Muhibbüddin Attabari Erriyat kitabı 2/214
kızoğlu Tezkire kitabında s17
İbni Kesir tarih kitabı 7/354
İbni Hacer Heytemi Savaık kitabı s73
İbni Hacer Askalani Fethül Bari kitabı 7/57
Suyuti Cami kitabı 2/299
ve ve ve

Ümmü Seleme'den rivayet edilir. peygamber sık sık şöyle derdi ' Ali'yi münafık olan sevmez ve ondan mümin olan nefret etmez'

hadisin kaynakları

Tirmizi Cami kitabı 2/213
Muhibbüddin Attaberi Riyad kitabı 1/29
Kızoğlu Tezkire kitabı s15
İbni Kesir tarih kitabı 7/354
ve ve ve

peygamber diyor ki 'Ali'ye söven bana sövmüştür'
Hakim Müstedrek kitabı 3/121 ve 6/323
En Nisa-i Hasais kitabı s17
ve ve ve uzatmamak için kısa kestim. yoksa kaynak daha çok. ama ne önemi var? sonuçta Muaviye sahabe. bu kurallar onun için geçerli değil. onlar kutsal! Ali'ye sövselerde!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Serkan_Devrim
Can
Can


Erkek
Mesaj Sayısı : 89
Yaş : 33
Yer : iZMİR
Meslek : öğrenci
Kisiel Rutbe : Devrim
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: Muaviye ve Amr ibnül As(İslam'ın iki belası)   25/1/2007, 20:45

gerek valiliği ve gerekse hilafeti döneminde yaptığı her türlü rezilliğe sahip çıkan ve Muaviye'ye toz kondurmayanlar Hucr'un öldürülüşünü bir islam faciası olarak gösteriyorlar. bütün ehlisünnet alimlerince tertemiz bir kul olduğu kabul edilen Hucr Bin Adiy ve arkadaşlarının öldürülüşü konusunda Muaviye'ye verip veriştiriyorlar ama yinede ona sahabelik sıfatını yüklüyorlar. ismin sonuna RA(Allah ondan razı olsun) ibaresini ekliyorlar. hatta bazıları onu çok sevdiğini ve bu sebeple hakiki müslüman olduğunu söylüyor ve Muaviye gibi bir rezili peygamberin ehlibeytinden gösteriyor.

Muaviye tarafından başlatılan hutbelerde hz Ali'ye sövme geleneğini Kufe mescidinde uygulayan Muğiyre Bin Şube, mescidin avlusunda hz Ali'ye lanet edince korkudan sesini çıkarmayan halkın aksine Hucr Bin Adiy ve arkadaşları ayağa kalkıp bu rezil duruma karşı çıkıyorlar ve Mugiyreyi kınıyorlar. bunun üzerine Kufe valisi Ziyad, bu kişileri tutuklatıp Muaviye'ye gönderiyor. Muaviye ise hepsinin idam edilmesini emrediyor ve içlerinden Ali'ye lanet edenler serbest bırakılsın diyor. onlarsa direndiler ve kılıç altında can verdiler.

ibnül Esir tarih kitabında 51. hicri yıla ait bölümde diyor ki;

Hucr'un öldürüleceği haberini alan Aişe, Muaviye'ye adam gönderip öldürülmemesini istedi. adam Şam'a geldiğinde öldürüldüğünü gördü. sünni mezhebinin önderlerinden Hasan Basri bu olay hakkında şu ünlü fetvasını vermiş ve demiş ki;
'Muaviye'nin dört büyük günahı var ki her birisi cehenneme gideceğine neden olabilir.' daha sonra bu maddeleri sıralıyor.
1) hilafeti kılıç gücüyle alması
2) içkici ve sapık oğlu Yezid'i veliahd yapması
3) zinadan doğma Ziyad'ı soyuna alması(ki peygamber hazretleri gerçek evlada yatak, zinadan doğanlara taş demiştir.)
4) Hucr ve arkadaşlarını öldürmesi,
Hucr ve arkadaşlarından dolayı vay onun haline'
ve son sözü üç defa tekrarlıyor.
Muaviye diyor ki ' planımızı değiştirmekle siyasi dengelerimizin daha kötü bir sonuca varacağından korkmasaydık Hucr'ü öldürmekten vazgerdik'


İbni Hacer İsabe kitabında 3/652 de diyorki;

Yezid Bin Esed'in oğlu Abdullah, ölüm döşeğinde olan Muaviye'nin yanına giriyor ve ölümden korktuğunu farkediyor, kendisine ' ey müminlerin emiri' diyor, ' neden korkuyorsun? ölürsen cennete gidersin, kalırsan yerin belli' Muaviye kendisine biraz bakıyor ve ' Allah babana rahmet eylesin, onda bir içtenlik vardı, bana Hucr'ü öldürmemem için öğüt verdi' diyor.

İbnül Esir büyük tarihinde 3/241 de;

Haccacı zalim'in dalkavuğu olan Muhammed Bin Sirin'den rivayet edilir ve diyor ki 'Muaviye, ölmek üzere iken ben bir kaç kez ' ey Hucr, senin için uzun bir günüm var' diyordu

yine İbnül Esir büyük tarihinde 3/242 de;

bir gün Muaviye'ye ' Hucr'ü öldürdüğün zaman bilim ve müsahamaların nerede kaldı?' demişlerdi. Muaviye ise 'bir akıllıya rastlamadım' dedi

işte böyle tertemiz bir kulu sırf hz Ali'ye sövülmesine karşı çıktığı için öldüren bir adama sahabe deniyor ve ona sahip çıkılıyor. hemde Kuran'a çok bağlı olmalarına rağmen sırf Muaviye için Kuran bile boş veriliyor.

Nisa 93. Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır. kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=4
www.kuranikerim.com/mdiyanet/nisa.htm

o halde Muaviye cehennemliktir. yok canım nerden çıkarıyorsun! bu ayetler Muaviye için geçerli değil! o tertemiz bir sahabe!

İbni Ebil Hadid şerh kitabında 1/347 de diyor ki;

hz Ali; Muaviye, Amr İbnül As ve taraftarları için ' Allah'a yemin ederim ki bunlar islama girmediler, ancak; teslim edip, küfrü gizlediler, taraftar buluncada açığa vurdular' dedi.

yine İbni Ebil Hadid Şerh kitabında 2/101 de diyor ki;

Ali'den nefret edenlerden Zübeyr Bin Bekkar Mutaharat kitabında şunları yazıyor.
Amr İnbül As, Velid Bin Ukbe, Utbe Bin Ebu Süfyan ve Muğiyre Bin Şube Muaviyenin yanında buluştular. Muaviye'ye dediler ki 'Hasan babasının onur ve saygınlığını yükseltti. buraya çağır ona ve babasına yüzüne karşı sövüp içimizi dökelim, Osman'ın öldürülüşünden dolayı kınayalım.' Muaviye ' bırakın siz onunla başa çıkamazsınız.' dedi. ısrar ettiler, çağırttı. Muaviye 'ey Ebu Muhammed, ben seni çağırtmak istemedim ki bunlar çağırttılar. babanın Osman'ı öldürttüğünü bir kez daha hatırlatmak istediler.' önce Amr konuştu. hz Ali'yi kınadı. '... O Ebu Bekir'in hilafetine karşı gelmiş, ona sövmüş, Ömer'in öldürülmesine katkıda bulunmuş, Osman'ı öldürtmüş hakkı olmayan hilafete göz dikmiş... Ey Abdulmuttalip oğulları, Cenab-ı Allah size halifeleri öldürmeye karşı bu saltanatı vermez. birde sen hilafet hülyasıyla yaşıyorsun. sende akıl yok ki...' diğerleride sırasıyla hz Ali'ye ve hz Hasan'a sövdüler. hz Hasan söze başladı ve dedi ki;
' ey Muaviye, beni tahkir edip söven bunlar değil sensin. bu kötü tiynetin gereği, tutkuların kötülüğü; hz Muhammed'e ve ehlibeytine karşı beslediğin düşmanlık alametidir.' sonra yanındakilere dönerek dedi ki ' Allah için doğru söyleyiniz, şimdi sövdüğünüz adam iki kıble üzerine namaz kılarken sen ey Muaviyeher ikisinide inkar ediyordun; yine Allah için söyleyin, sövdüğünüz adam iki biatte ahit vermiş ve sen ey Muaviye,birisinde kafir ve birisinde dönüktün; bu sövdüğünüz adam ilk müslüman ve sen ey Muaviye islamiyete alıştırılmak için taltif edilenlerdendin. babam her savaşta peygamberin bayrağını taşırken sen müşriklerin bayrağını taşımıyormuydun? ey Muaviye hatırlamazmısın bir gün baban kırmızı bir deveye binmişti. sen önde ve bu kardeşinde arkadaydı. peygamber sizi görünce ' deveye binene, önde ve arkada gidene Allah lanet etsin' dememişmiydi? yine hatırlamazmısın ey Muaviye baban bir gün islama girmeye niyetlendide sen telaşlandın ve kendisine şu şiiri yazdın ey Sahr( Ebu Süfyan), bedirde öldürülenlerden sonra islama girme bizi rezil edersin, dayım, amcam, anamın dayısı, sevgili kardeşim uykuyu bize haram ettiler, düşmanların Harb oğlu korkudan Uzza'dan yüz çevirdi demmesi ölümden beter
Hasan daha sonra Amr'a döndü ve dedi ki ' ey İbnül As, sana gelince sen gerçek babası bilinmeyen bir zina çocuğusun. senin annen dine ve ahlaka aykırı bir birleşmeden seni doğurdu. sana sahip çıkmak için dört kureşli çekişti; değersiz, kişiliksiz ve kasap olan As Bin Vail sana sahip oldu. baban bir gün ' bn kısır olan Muhammed'i hicvediyorum' dedi ve adeta övünüyordu. Allah onu Kuran'da rezil etti ve kendisi için özel bir sureyle onu lanetledi. sen peygambere açtığı savaşlarda daima karşısında bir düşmandın, kendisini en küstah yalnlayanlardan biriydin, bundan başka 70 beyt şiirle hicvettin. peygamber o zaman [color=blue]' ey Allah'ım, Amr'ın söylediği hicivlerin her harfi için bin lanet et.' dedi. şimdi üzerinde ki lanetlerin sayısı hesabına gelmez. Osman'a gelince, onu öldürenlerden değilmiydin? kendisine karşı kışkırtmalar yapan, daha sonra Filistin'e geçerek orada[color:493f=blue:493f] ' ben Abdullah'ın babasıyım, kaşıdığım yarayı patlatırım' diyen sen değilmiydin? Osman öldürüldükten sonra ' ben Abdullah'ın babasıyım, kendisi Medine'de iken ben Vadis Siba'de öldürdüm' diyen sen değilmiydin? sonra kendini Muaviye'ye adadın, dünya almak için ona dinini sattın. Osman hayattayken ona yardım etmedin, ölmesine de kızmadın. Ey As oğlu vay haline... birde sen değilmiydin bu şiiri söyleyen;
kızım bana nereye gidiyorsun dedi, sefer benim için enteresan değil, bırak dedim, ben Necaşi'yi Cafer'in aleyhine kışkırtmaya gidiyorum. orada ona öyle bir dağlama yapacağım ki izzetlinin izzetini kırar. brn Muhammed'i hicveden düşmanları arasında en çok ondan nefret edenim. haşimilerin yakasını bırakmam, her yerde ısrarla karşı koyacağım' hz Hasan daha sonra diğerlerine de sırayla cevap vermişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Muaviye ve Amr ibnül As(İslam'ın iki belası)   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Muaviye ve Amr ibnül As(İslam'ın iki belası)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Bilinçli İslam düşmanlarının Bilinçsiz Halkımıza Öğrettikler

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ALEVILER BIRLIGI :: ALEVILIK BOLUMU :: Alevilik Hakkinda Genel Bolum-
Buraya geçin: