ALEVILER BIRLIGI

Ozgur ve Demoktrat Platform
 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 EĞİTİM ÇALIŞANLARI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Erkan Sevgi
Kıdemli Uye
Kıdemli Uye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 208
Yaş : 47
Meslek : muhasebe
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: EĞİTİM ÇALIŞANLARI   26/1/2007, 01:19

Forumun değerli eğitimci ve öğretmenleri katkılarınızı bekliyoruz.

İyi paylaşımlar...

_________________
Türkü Su
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ROSE
Guvenilır Üye
Guvenilır Üye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 190
Yaş : 32
Yer : dünya
Meslek : öğretmen
Kisiel Rutbe : sürgün
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: EĞİTİM ÇALIŞANLARI   26/1/2007, 02:50

hadi hayırlısı inşallah bende şubat 12 de öğretmenim yarın bir kaç konuyu baylaşırım artık bugün geç oldu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sevgi Erkan
Forum Bilgini
Forum Bilgini
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 312
Yaş : 47
Meslek : Eğitim
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: EĞİTİM ÇALIŞANLARI   26/1/2007, 17:01

Nihayet bizim eğitim sistemimizde tek tip zekanın kör anlayışından çıkmış bu zeka kuramlarına göre eğitim yapıyor.

ÇOKLU ZEKA KURAMI
(Howard Gardner)

1- Sözel-Dilsel Zeka
Dinleme becerisi yüksektir.Kelime oyunlarını sever.İyi bir fıkra anlatıcısıdır.Sözel olarak iyi iletişim kurar.
Bu kişiler;öğretmen,gazeteci, yazar,şair,edebiyatçı,romancı olurlar.

2- Mantıksal-Matematiksel Zeka
Zihinden işlemleri kolayca yapar.Güçlü bir muhakemesi vardır.Bilgiler arasında bağlantı kurar.Matematiksel oyunlardan hoşlanır.Soyut ve kavramsal düşünebilir.
Bu kişiler;bilim adamı,mühendis,matematikçi,ekonomist olurlar.

3- Müziksel-Ritmik Zeka
Şarkıların melodisini hatırlar,güzel şarkı söyler,müzik aleti çalar,ritmik konuşur.Bu kişiler;kompozitör,korist,besteci,tiyatrocu,şarkıcı,söz yazarı olurlar.

4-Görsel-Uzamsal Zeka
Harita, tablo ve diyagramları kolay okur.Arkadaşlarına göre çok hayal kurar.Görsel sunuları tercih eder.Nesnelerin yerini bilir.
Bu kişiler;mimar,mühendis,heykeltıraş,fotoğrafçı,ressam,dekoratör olurlar.

5-Bedensel-Kinestetik Zeka
Duygularını vücut diliyle ifade eder.Bir veya daha fazla sporla uğraşır.
Bu kişiler;atlet,dansçı,aktör,balerin,pandomimci,cerrah olurlar.

6-Doğa Zekası
hayvanlara meraklıdır.Açık havada olmaktan hoşlanır.Farklı bitki ve hayvanlara ilgi duyar.Doğa olaylarına meraklıdır.
Bu kişiler;ziraat mühendisi,çiçekçi,veteriner,astronom,bitki bilimci olurlar.

7-Kişilerarası Zeka
Sosyal ilişkiler kurmaktan hoşlanır.Doğal bir lider olarak görünür.Problemi olan arkadaşına öğütler verir.Bir şeyler anlatmaktan hoşlanır.Başkalarını düşünür, diğerleri onu arkadaşlık için arar.
Bu kişiler;iş adamı,dini lider,politikacı,danışman,antrpolog,parti lideri,hemşire olurlar.

8-İçsel Zeka
Bağımsızlık duygusu güçlüdür.Güçlü ve zayıf yönlerini tanır.Gerçekçi amaçlar oluşturur.Kendini iyi motive eder.Kendi başına çalışmayı tercih eder.Ne hissettiğini doğru şekilde söyler.Hatalardan ve başarılardan öğrenir.Öz saygısı yüksektir.
Bu kişiler;psikolog,araştırmacı,felsefeci,şair,sanatçı ve yazar olurlar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sevgi Erkan
Forum Bilgini
Forum Bilgini
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 312
Yaş : 47
Meslek : Eğitim
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: EĞİTİM ÇALIŞANLARI   26/1/2007, 17:01

ÖLÇME DEĞERLEMDİRME SİSTEMİ

Bu yıl ilköğretim okullarında ölçme ve değerlendirme sistemlerinde değişiklik yapıldı.Çocuğu ve yakını olanlar için kısa bir anlatayım istedim.
1-2-3. sınıflarda;
_Ders içi performans
_Performans ödevi
_Proje
Kritelerine göre değerlendirme yapılıyor.Bunlar 100 tam puan üzerinden.
Davranış kriterleri ise; Orta, iyi, pekiyi olarak değil.
1 : Desteğe ihtiyacı var.
2: Gelişim düzeyine uygun
3 : Gelişim seviyesinin üstünde

4- 5-6-7-8. sınıflarda;
- Yazılı yoklama sonuçları
_Ders içi performans
_Performans ödevi
_Proje olarak değerlendiriliyor. Yine 100 tam puan üzerinden.
Davranış kriterleri ise aynı 1-2-3. sınıflarla aynı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
anıl_cemsu
Yenı Uye
Yenı Uye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 25
Meslek : -----
Kayıt tarihi : 27/01/07

MesajKonu: Geri: EĞİTİM ÇALIŞANLARI   28/1/2007, 22:18

OKUL İDARECİLERİ ZOR DURUMDA KALDI

1.Öğrenci Karneleri geç basıldı yada dağıtımı çok gecikti.
2.İdareciler özel şirketlere yöneldi

Karnelerin basıldığı ve dağıtımının yapılacağı bu sebeple
karne ücreti 170 ykr (%20 İndirimle 150 ykr) olarak topanılması ve ilgili hesaba yatırılıması içerikli Bakanlıktan tüm MEB teşkilatına ve okullara resmi yazı geldi.
idareciler bu yazıya istianden gereğini yaptılar.

Karne günü Sayın Bakan basın ve televizyonlarda ;karne ücreti alınmayacak ,alan idareci,okul,okul aile birliği hakkında işlem yapılacak dedi.
MEB karnesi dışındaki karneler sahtedir.Gereği yapılacak

Bu ne çelişkidir.


En son tarafından 28/1/2007, 23:33 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
anıl_cemsu
Yenı Uye
Yenı Uye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 25
Meslek : -----
Kayıt tarihi : 27/01/07

MesajKonu: Geri: EĞİTİM ÇALIŞANLARI   28/1/2007, 23:12

İLKÖĞRETİMDE YÖNELTME

Çoklu zeka kuramı paralelinde İlköğretimde "Yönetlme Yönergesi" Uygulanmakta olup, 8.Sınıf öğrencierine diplomalarıyla birlikte , Yöneltme Öneri Formu verilir.

İlköğretimde yöneltme 4. sınıftan itibaren öğrenci ve sınıf gözlem raporları .sınıf,branş,şuberehber ve rehber öğretmenin gözlem ve rehberlikleri sonucunda doldurulur.
8.Sınıfta ise branş,şube rehber,rehber öğretmen,okul müdürünün tavsiyesiyle öğrenci bir üst öğrenimde hangi programı alması gerektiği önerilerek öğrenci velisininde görüşü alınır.
Ayrıca öğrencininde devam etmek istediği ortaöğretim proğramı belirtilerek ,Öneri Formuna işlenir ve ilgili öğrenci,öğretmen,veli ve idarecier tarafından imzalanıp onaylanır.

Yöneltme Öneri Formunda öğrenciler;
1.Akademik Eğtim
2.Mesleki ve Teknik Eğitim
3.Güzel Santlar Eğitimi Proğramları uygulayan ortaöğretim kurumlarına yönlendirilir.
Bu bir öneri olduğu için ,öğrencinin isteği ön plandadır.Varsayalım öğrenci Mesleki ve Teknik Eğitime yönlendirilmiş ,ancak kendisi Akademik eğitim almak istiyor.Akademik Eğitim veren liselere kaydolmak istemesi bir eğitim hakkıdır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
anıl_cemsu
Yenı Uye
Yenı Uye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 25
Meslek : -----
Kayıt tarihi : 27/01/07

MesajKonu: Geri: EĞİTİM ÇALIŞANLARI   28/1/2007, 23:13

ÖĞRETMEN ADAYLARINA İKİLİ SINAV

Şubat2007 atamaları için geçerli değil.

Öğretmen adaylarına ikinci sınav şartı getirildi. Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarına ilk defa öğretmen olarak atanacaklar Kamu Personeli Seçme Sınavı'nın (KPSS) yanı sıra bir de alan sınavına girecek.

Uygulama, şubat ayında alınacağı açıklanan öğretmenler için geçerli olmayacak, ağustos ayında yapılacak atamalarda esas alınacak.

Yapılan yönetmelik değişikliği ile öğretmen adayları ÖSYM tarafından yapılan KPSS'nin yanı sıra bir de Milli Eğitim Bakanlığı'nca gerçekleştirilecek 'alan seçme sınavı'na girecek.

Atama yapılırken her iki sınavın ağırlığı yüzde 50 olarak değerlendirilecek.

Amaç, matematik, fizik, beden eğitimi, türkçe gibi alan öğretmenlerini kendi içlerinde yarıştırmak, alanının en iyisini seçmek.

Bu yıl için toplam 40 bin öğretmen alınacağını açıklayan Milli Eğitim Bakanlığı, 'alan sınavı' uygulamasını şubat ayındaki atamalarda değil ağustostaki atamalarda devreye sokacak.

Ancak yönetmelik değişikliğinde bakanlığa insiyatif tanındı. Buna göre Milli Eğitim Bakanlığı'nın ihtiyaç duyması halinde 'alan seçme sınavını' yapmadan sadece KPSS ile atamaları gerçekleştirebilmesine olanak tanınıyor. (www.haber10.com)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ROSE
Guvenilır Üye
Guvenilır Üye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 190
Yaş : 32
Yer : dünya
Meslek : öğretmen
Kisiel Rutbe : sürgün
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: EĞİTİM ÇALIŞANLARI   31/1/2007, 16:12

HAYALET ÖĞRETMENLER

İki cümle vardı ki kanıma dokundu. İlki, "Öğrencilerimiz de konumumuzu biliyor ve bize geçici gözüyle bakıyor. Öğrencinin öğretmene davranışı değişiyor."
İkincisi ise "Öğretmenler odasında ücretli ve sözleşmeli öğretmende psikolojik bir eziklik sözkonusu."
Tempo Dergisi'nin bu haftaki sayısında söyleşi yaptığımız bir öğretmenden aktardım.
27 yaşında cesur ve haklarına sahip çıkan bir öğretmendi. İşinden olmasın diye yüzünü saklamamıza gönlü razı olmamış," bir hak mücadelesi veriyoruz, utanacak bir şey yok. Lütfen, yüzümü saklamayın" demişti.
Yine de sakladık. Zira bir başka cümlesi daha vardı. "İş güvenliği okul müdürünün iki dudağının arasındaydı."
Yani öyle soruşturma açılması, disipline verilmesi, bir yasayı çiğnemesi, yüz kızartıcı bir suç işlemesi gerekmiyordu. Müdürün tipinden kıl kapması bile yeterliydi. Şöyle bir cümle kurabilirdi: "size ihtiyacımız kalmadı. Bugüne kadarki emeğiniz için teşekkür ederiz."
Tabi ikinci cümle müdürde bir nezaket olduğu varsayımına dayanıyor.
Sadece o kadar. Bir öğretmenin iş güvenliği sorunu bir yana, öğrencisiyle kurduğu iletişim, bilgi aktarımı, sömestr vb. gerçekliklerin hiçbir önemi yok. Müdüre o sabah selam vermeyi unut-muşsanız ya da diyelim ki, öğretmenler odasını temizle türü afaki bir isteğini geri çevirmişseniz, size teşekkür ediyorlar.
Öğretmenler Odası'na giriyorsunuz, kadrolular size göz ucuyla bakıyorlar. Onların neredeyse yarısı kadar maaş alıyorsunuz. Asgari ücretten sadece 35-40 milyon lira fazla kazanıyorsunuz. Kadrolu arkadaşlarınız, "nasıl olsa bu da gider" diye sizinle tanışmayı bile erteleyebiliyor.
Sınıfa giriyorsunuz, öğrencileriniz o sömestr belki üçüncü belki de dördüncü "ücretli öğretmeni" ile tanışıyor. "Bakalım bu ne zaman gidecek" tavrı ile size biraz küstah, biraz alaycı baktıklarını hissediyorsunuz.
Adınız: Ücretli öğretmen.
Evlenemiyorsunuz. 450 milyon lira maaşla ev-lenseniz ne olur?
Üstelik ara tatilde ve yaz tatilinde bu maaşı da kazanamıyorsunuz. Yani yıllık maaş ortalamanız asgari ücretin de gerisinde.
Öğrenciler ve öğretmenler kar tatili yaptığında siz yas tutuyorsunuz. O günkü tatil, size beş derse patlayacak. Yani o derse güvenerek aldığınız bir şeylerin taksiti aksayacak.
Bir "ücretli öğretmen"den aldığımız maile göre 450 milyon liralık maaşına karşılık, üç ayda kredi kartı borcu 527 milyon.
"Dişimi sıkar, bir gün emekli olurum" diye de düşünemiyorsunuz. SSK'dan emekli olacaksınız ama ders verdiğiniz günleri saydıkları için bir aylık sürenin sadece 12 gününü emekliliğinize saydıkları için 250 yaşında filan emekli olabiliyorsunuz.
Türkiye'de eğitimi özelleştirme politikalarının "en" ücretli köleleri ücretli öğretmenler. Emek sektörünün "mevsimlik işçileri." Yoksulluk, işsizlik ve umutsuzluktan beslenen bir işgücü cehenneminin "en alttakileri."
Benim aklım öğrenciliğimde. "Vekil öğretmenler" gelirdi. Öğretmenimiz ya hastaydı ya da tayin olmuştu. O hocalarımdan hiç dayak yemedim. Hep nazik ve dikkatli olduklarını hatırlıyorum. "Vekalet" ettikleri bir makama özen gösterirlerdi. Halel gelmesin diye diğerlerinden-kadrolu hocalarımızdan-daha çalışkan ve dikkatliydiler. Açıkçası biz de onlara karşı daha cüretkârdık. Yine de sineye çektiler.
Şimdi "vekaletin" yerini kölelik almış. O takım elbiseler ve tayyörlerin içindeki kırbaç izlerini göremezsiniz.

zamanın da saygıda kusur edilmeyen öğretmenlik mesleği şimdilerde ne durumda.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: EĞİTİM ÇALIŞANLARI   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
EĞİTİM ÇALIŞANLARI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ALEVILER BIRLIGI :: YASAM KATAGORISI (Is-Aile-Sosyal Yasam vs) :: Meslekler ve Mesleki Yasam-
Buraya geçin: