ALEVILER BIRLIGI

Ozgur ve Demoktrat Platform
 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 MARAS KATLIAMI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Balta
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 82
Yaş : 47
Yer : Kanguruular Diyari
Meslek : PCL Engineer
Kisiel Rutbe : Aleviler Birlesin
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: MARAS KATLIAMI   26/1/2007, 11:19

KAHRAMANMARAS KATLIAMI
Maras Katliami Bilgileri ( Aleviyol Çalisma ve arastirmasi )

1.Katliama Dogru
a) Tarihsel giris
Sivas, Yozgat, Kayseri, Tunceli, Gaziantep, Adana, Hatay illeri gibi Maras da yüzyillar boyunca göçer asiretlerin konaklama ve yaylak yerlerinden biri olmustur. Göçer asiretler, sonbaharda Adana, Gaziantep ve Hatay’a iner ve kisi bu ilik bölgelerde geçirirler; ilkbaharda binlerce çadirdan olusan kafileler halinde serin yaylalara göçerlerdi. Göçer asiretlerin bir kolu Maras üzerinden Uzunyayla’ya, diger bir kolu yine Maras üzerinden Yama ve Çiçek Yaylasina giderler. Dönüslerinde ayni yolu izleyerek dönerler.
Bilindigi gibi, belli yerlesim yerleri olmadigi için, göçer asiretler, yerlesikler ve merkezi hükümet nezdinde kural ve disiplin tanimaz gruplar olarak bilinir. Askere gitmezler, vergi ödemezler, göç sirasinda yerlesik halkin evlerini, hayvanlarini, ekinlerini yagmalar, adam öldürürler. Kanun kaçaklarini içlerinde barindirirlar. Kendilerine engel olmak isteyen güçlerle savasirlar.
Maras, Sivas, Gaziantep, Adana, Hatay, Kayseri bölgesini yaylak olarak kullanan Kozanogullari ve Avsarlar da kural ve disipline uymayan asiretlerdendir. Hem yerlesik halki rahatsiz ediyorlar; hem de birbirlerine karsi bitmek tükenmek bilmeyen bir üstünlük kavgasi sürdürüyorlardi. Bu asiretler, Osmanli’ya karsi da kimi zaman birlikte, kimi zaman tek baslarina ayaklaniyorlardi. Yine Maras’a bagli Zeytunlu Kasabasindaki Ermeniler de, Osmanli yönetimine baskaldirmislardi.
19. yüzyilda Osmanli yönetiminin etkinligi azalmis, bölgelerdeki beyler ve agalar da baslarina buyruk olmuslardi. Örnegin Maras’in etkin beylerinden Beyazitzâdelerle, Dulkadirogullari arasindaki çekisme kanli kavgaya dönüsmüstü. Kavgali olan iki bey, vurucu güçlerini kendilerine bagli asiretlerden sagliyorlardi. Maras meclis üyelerinden Necip Efendi, Divan Efendi Zâde, Bekir Aga, Seyis Oglu, Haci Ali ile Maras’in bazi saygin kisileri, Beyazitlarin baskisina karsidir. Beyazit Beyleri, Zeytunlu (Ermenilerden) toplumundan alti yüz silahli kisiyi getirterek karsitlarina baski yapmaya, öldürmeye savasmaya yönelirler. 1
Osmanli Yönetimi, bu bölgede konaklayan, kural ve disiplin tanimayan göçer asiretlerini yerlesik duruma getirmek, denetim altina almak için 1864’de “Fikra-i Islahiyye” adiyla seçkin bir askeri birlik kurar. Birligin basina Musir Dervis Pasa ile savas deneyimi olan Kurt Ismail Pasa getirilir. Osmanli birlikleri, Çukurova’da egemenlik kurmaya çalisan, kural tanimaz asiretlerle (Kozanogullari, Avsarlar, Ceritler vb.) savasa girisirler. Asiretler yenilir. Devletin baskisiyla tüm asiretler zorunlu iskâna tabi tutulur.
Bu asiretlerin büyük bölümü, Adana, Gaziantep ve Maras’in kirsal bölgelerine zorla yerlestirilir. Yerlesik duruma getirilenler, bir yandan geleneksel hayvanciligi sürdürürken; öte yandan tarimla ugrasmaya yönelmislerdir. Hayvansal ve tarimsal ürünlerini Maras’taki esraf ve esnafin araciligiyla degerlendirirler. Bu insanlar, Maras ve ilçelerindeki esraf ve esnafina, paralarini, ürünlerini güvenle teslim etmektedirler. Hükümetle olan sorunlarini da bunlarin araciligiyla çözmeye çalisiyorlardi. Ayni biçimde Maras esrafi, esnafi da bu insanlara güven duyarak içli disli olmuslardir.
Osmanli Devleti, her yerde oldugu gibi, Maras’ta da seriata yönelik uygulamalariyla Sünni olmayan inanç topluluklarini asimile etmeyi amaçlamistir. Bu nedenle Maras’ta seriata dayali medrese, cami ve mescit yapimina önem verir. 1916’da Maras’ta Milli Egitim Müdürü olan Besim Atalay, Maras’in tarihi, cografi ve kültürel yapisiyla ilgili yaptigi arastirma sonucu su bilgileri aktarmaktadir: “Maras’in nüfusu 32.704. Bu nüfusun 24.228’i Müslüman, 8.476’si gayrimüslim. Bir tane 6 yillik lise, bir tane 4 yillik ögretmen okulu, 9 tane erkek çocuklarin gittigi ilkokul, bir tane kizlarin gittigi okul olmak üzere toplam 11 okul var. Buna karsin 92 cami ve mescit bulunmaktadir.” 2
Genellikle Maras il ve ilçe merkezlerinde yerlesik halkin büyük çogunlugu Sünni; kirsal kesimde (köylerde) olanlarin bir bölümü Türkmen, bir bölümü Kürt kökenli olup, büyük çogunlugu Alevi inançlidir. Ama aralarinda hiç mezhep tartismasi, kavgasi olmamistir. Hatta Kürtler, Türkler ve Aleviler ile Sünniler, Maras’in Ingiliz ve Fransizlar tarafindan isgaline karsi hep birlikte mücadele yürütmüslerdir. Elbistan’in Alhasli Asiretinden “Kalik Dede” adinda biri isgal yillarinin tanigiydi ve Malatya’ya ******* ******* gelirdi. Hos sohbet bu yasli adam, Maras’in Ingiliz ve Fransizlar tarafindan isgalini ayrintilariyla anlatiyordu:
“Ben o siralarda 8-9 yasindaydim. Köyümüzde, çevre köylerde eli silah tutanlar, bir milis gücü olusturdular. Milisler, Fransizlarin gelecegi yollari kestiler. O dönem, ayakkabi falan yoktu. Gön çarik vardi, onu giyerlerdi. Cephedekilerin ayaklari üsümesin diye köylerden yün çorap, tiftikten yapilmis kalpak (baslik), aba toplayarak, gön çarik dikerek gönderiyorlardi. Bir de Maras’in içinde bulunan halk için evlerden bulgur, un, çökelek, mercimek, tarhana topluyorlar, topladiklarini gizlice Maras’in içine sokuyorlardi. Hatta Akçadag ve Malatya köylerinde de toplanan silah, giyecek ve yiyecekler Elbistan ve Pazarcik üzerinden Maras’a gönderiliyordu. Fransizlarin her tarafini milis gücü sardi. Fransizlar kaçmak zorunda kaldilar.”
Kalik Dede, tanik oldugu Fransiz isgalini ve anisini böyle anlatiyordu. Fransizlara karsi, Alevi-Sünni, Türk-Kürt ayrimi gözetilmemis kardesçe, dostça kaynasmislar. ...
Geçmiste Alevi-Sünni ayrimi yoktu. Sonralari ne oldu da Alevilerle Sünnilerin arasina nifak tohumu ekilmeye çalisildi? Aleviler, Osmanli’nin katliamlarindan kaçarak daglik bölgelere, orman içlerine siginmislardi. Osmanli’nin despot, soyguncu ve katliamci hanedanligi yikildi; yerine Cumhuriyet ilan edildi. Cumhuriyetle birlikte, daglara siginmis Aleviler de ovalara, kentlere göç etmeye yöneldiler. Kentlerde çocuklarini okutmaya, isyeri açmaya basladilar. Alevilerin ekonomik ve kültürel gelisimi, bazi tutucu çevreleri rahatsiz ediyordu.
Maras’in Pazarcik ilçesine bagli Alevi köylerinin yerlesik oldugu bölgedeki sazliklar kurutuldu. Kartalkaya barajinin yapilmasiyla bir bölüm arazi sulanmaya basladi. Topraklardan yilda dönüsümlü iki-üç ürün alinmaya baslandi. Pamuk ekimi oldukça gelisti. Ekonomik güçleri artan Aleviler, Maras merkezinde tekstile yönelik fabrika kurmaya, sanayi ve ticaret alaninda yeni isyerleri açmaya yöneldiler. Alevilerin sanayi ve ticarete yönelmeleri; Maras’ta Sünni kesimin bu alanlari elinde tutan irkçi, tutucu kanadinin isine gelmiyordu
Tipik çikar çeliskisi olarak beliren bu durum Maras’ta kendini göstermeye basliyordu.

.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
Balta
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 82
Yaş : 47
Yer : Kanguruular Diyari
Meslek : PCL Engineer
Kisiel Rutbe : Aleviler Birlesin
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: devami   26/1/2007, 11:20

b) Kahramanmaras’ta son çeyrek yüzyilin siyasal seyri
Kentte, 1969 milletvekili seçimlerinde AP, 38.419 (%32); CHP, 21.126 (%17.6);
MHP, 1.469 (%1.27); TIP, 2.230 (%1. oy almis, MSP seçime katilmamistir.
24 Aralik 1995’de yapilan milletvekili seçimlerinde ise; RP (MSP’nin devami), :134.331 (%36.; DYP (AP’nin devami), 60.434 (%16.4); ANAP, 72.369 (%19.; CHP, 33.813 (%9.3); MHP, 38.253 (%10.5); DSP, 9.792 (%2,7) oy almistir.
Görüldügü gibi, yaklasik 25 yildan sonra sosyal demokratlarin oyu düserken; MHP ve RP oylari hizla artmistir. Solcularin ve sosyal demokratlarin oylarinin düsüs nedenlerinden biri, baski ve katliamlar sonucu Alevilerin ve solcularin bölgeden zorunlu göçüdür.
Maras’in ekonomisine egemen olan Sünni isadamlari, Alevi isadamlarini kendilerine tehdit olarak görmektedirler. Bu faktör, katliami degerlendirirken gözden kaçirilmamalidir. Nitekim katliam sirasinda bu isadamlarinin bir bölümünün fasist saldirganlarla isbirligi içinde olduklarini basindan ögreniyoruz. Asagidaki bilgiler, Aydinlik Gazetesinin 12. 01. 1979 tarihli sayisindan aktarilmaktadir:
“Kahramanmaras katliami, EDEM (Yag Fabrikasi) toplantisinda kararlastirildi. Katliamdan 15 gün öncesine rastlayan toplantiya, EDEM ortagi Faruk ARIKAN, Fabrikatör ve Haci Çiftliginin sahibi Muammer PAKDIL, kardesi Cahit PAKDIL, Faruk ARIKAN’in agabeyi Haci Osman ARIKAN, Piskinler Iplik Fabrikasi sahibi Abdurrahman PISKIN, Çirçir ve Prese Fabrikatörü Siddik AKDISLI, Tanriverdi Çirçir Fabrikasi sahiplerinden Zekeriya KIRISÇI, Yaglica kardesler Kooperatif sirketi sahipleri Kasim ve Ali YAGLICA, Fabrikatör Tarik SARIKATIPOGLU, Çirçir Fabrikatörü Mehmet VAKKASOGLU, AP Il Baskani ve Kadioglu Çiftlikleri sahibi Faruk KADIOGLU, Belediye Baskani Ahmet UNCU, MISK Bölge Temsilcisi (Baskani) Cemil TOZKOPARAN katildilar...
“Toplantinin açis konusmasini yapan Hasan BALCI, ‘Bugüne kadar bizleri koruyabilmeleri için ülküdaslarimiza her ay 250 bin lira para veriyorum. Sizler ise bugüne kadar bir kurus yardim yapmadiniz. Hükümete haddini bildirmek ve Alevi komünistleri yok etmek istiyorsak mutlaka birlesip bütün gücümüzü ortaya koymaliyiz. Elbirligi yapalim, Maras’i komünistlerden, POL-DER’cilerden, TÖB-DER’cilerden temizleyelim’ demistir.” 3 Gazetenin bu haberi yalanlanmamistir.
Kahramanmaras Milletvekili Hüseyin DOGAN, katliamdan hemen sonra yapilan CHP grup toplantisinda, su görüsleri ifade etmistir: “Kahramanmaras’ta olan bir savas degildir. Iç savasin silahli iki tarafi olur. Kahramanmaras’ta olan bir katliamdir. 1572 yili 24 Agustos’unda binlerce Protestanin bogazlandigi gibi, Saint Barthelemy katliami gibi, Endonezya’da solcularin bir gecede birer birer vurulduklari fasist ayaklanma gibi bir katliamdir.
“Bunun adina anarsi denmez. Sag-sol çatismasi da denmez. Bu, Alevi-Sünni çatismasi da degildir. Bunlar içinde aransa bile bu plânli ve örgütlü bir fasist saldiridir. Çevre illerden Maras’a getirilen katil çetelerine belli hedefler gösterilerek, her seyi hesaplanan bir plânla yürürlüge konan bir fasist eylemdir. Kin ekip, kan çiçegi büyütenlerin, direnme hakkindan söz edip ‘Milli direnme hakki dogmustur’ diye bildiri yayinlayanlarin eseridir. Maras katliami ‘Müslüman Türkiye-Milliyetçi Türkiye, Allah için Cihad basina’ sloganlariyla kadin demeden, çocuk demeden vuranlar karsisinda ‘Bana sagcilar ve milliyetçiler cinayet isliyor dedirtemezsiniz’ diyenlerden destek görenlerin eseridir...” 4
Milletvekili Hüseyin DOGAN’in belirttigi gibi, Kahramanmaras katliami, örgütlü, plânli, ekonomik çikar nedeniyle bazi is adamlarinin destek verdikleri netlesmektedir.

c) Katliam saatinin kuruldugu süreç
Simdi Kahramanmaras katliaminin hazirlik sürecine bakalim. 7 Nisan 1978’de Ankara’da PTT araciligiyla bombali bir paket, Malatya Belediye Baskani Hamit FENDOGLU’na gönderilir. Hamit FENDOGLU gönderilen paketi açmis, patlama sonucu kendisi, gelini ve iki torunu yasamini yitirmislerdir. Yine ayni tarihte, ayni özellikte ve agirlikta baska bir bombali paket, Pazarcik CHP Ilçe Baskani Memis ÖZDAL’a gönderilir; ÖZDAL, paketten kuskulanarak almaz, ancak PTT memurlari paketi açarlar ve patlama sonucu bir PTT memuru ölürken, digeri agir yaralanir. Biri Adiyaman’a digeri Adana’ya gönderilen iki ayri paketin varligindan daha önce söz edilmisti.
Yapilan inceleme sonucu kuskular, bombalarda kullanilan patlayici maddenin Nükleer Arastirma Merkezinden alindigi kuskulari dogar ve bu kurulus kapatilarak sorusturma baslatilir. Dönemin basbakani Ecevit, bombalarla Ülkü Ocaklarinin iliskisinin arastirildigini söyler. Bunun üzerine MHP Genel Baskani Alpaslan Türkes, Malatya benzeri olaylarin Erzurum ve Kahramanmaras’ta da çikabilecegi tehdidini savurur.5
TÜRKES, bu açiklamasini, Malatya Belediye Baskani Hamit FENDOGLU’nun katledilisinin üçüncü gününde yapmistir. Açiklamanin hemen sonrasi, Erzurum’da 500’e yakin ülkücü, Atatürk Üniversitesi’ndeki sol görüslü ögrencilere ve ögretim üyelerine saldirmislardir. Ülkücülerin baska bir grubu da Erzurum içinde terör estirerek solculara ve CHP’lilere ait isyerlerini tahrip etmislerdir.
Diger yandan, Memis ÖZDAL Pazarcik’taki adresine gönderilen bombali paketi alsaydi, Malatya olayi gibi bir katliam hemen o günlerde Kahramanmaras’ta da yasanacakti.. Memis ÖZDAL’in kuskusu, böyle bir katliami önler. Bu durum üzerine, ülkücüler hazirliklarini zamana yayarlar.
Basbakan Bülent ECEVIT, “MHP Genel Baskaninin bildigi bazi seyler var. Bu arada hükümetimiz bir güvenlik önlemi almak üzere çevre il ve garnizonlardan Maras’a askeri birlikler gönderdi. Önlem alinmistir” diyordu. Güvenlik güçleri ve askeri birlikler, Maras’in sokaklarinda siki önlem alirlar. Güvenlik güçleri, saat 22.30 siralarinda Serintepe Mahallesinde dolasan iki kisiden süphelenir ve gözaltina alirlar. Bu kisilerin, bir süre önce Imam-Hatip Lisesi’nde hirsizlik yaptiklari iddiasiyla aranan Ahmet KOLUTEK ile Ali KOSARGELIR olduklari, üzerlerinde patlamaya hazir üç dinamit lokumu bulundugu ortaya çikar. Sorusturma sonucu, kentte sabaha kadar arama yapilir. Aramada 34 kisi gözaltina alinir. Ayrica üç otomatik silah, çok sayida mermi ve patlayici madde ele geçirilir. Gözaltina alinanlar, ifadelerinde birçok yeri bombaladiklarini, iki gizli örgüt “Türk Yildirim Komandolari” ve “Esir Türkleri Kurtarma Ordusu” ile iliskili olduklarini söylemislerdir. Yine ifadeleri sonucu, Istasyon Caddesi üzerinde bulunan caminin avlusuda gömülmüs, etrafi sivanarak fitilleri disarida birakilmis, patlamaya hazir bes adet dinamit de ortaya çikarilmistir.6
Emniyetin bir yetkilisi, “Yapilan sorusturma kentte meydana gelen patlamalarin bir provokasyon oldugunu ortaya çikarmistir; komandolar, özellikle kendi kuruluslari olan derneklere bombayi atiyorlar, sonra da suçu solcu gruplara yüklemek istiyorlar” diyordu. (Cumhuriyet, 22. 04. 1978)
Gözaltina alinan 34 kisi, mahkemeye sevk edilir ve Edip ÖZBAS (Stajyer Avukat), Eyüp GÜRBAZER, Turan TOLU, Mehmet TOLUN, Ali KOSARGELIR, Ismet ÇALISIR, Ahmet Sayin, Mehmet TIMARCIOGLU, Celal ÖZYEY, Cuma AKIN, Ahmet KOLUTEK, Nuri ERKINACI, Hikmet Resit AYHAN, Sahin BORU, Behzat SEN, Ismail KÜTÜKÇÜ, Haydar ATALAY, Muharrem ASLAN, Hasan Hüseyin AKBAS, Ökkes YORULMAZ, DOGAN TASORAN, Dursun AKÇAM, Recep SAHIN, Veli ESKI tutuklanir.
Tutuklananlar arasinda Kahramanmaras MHP Milletvekili Mehmet Yusuf ÖZBAS’in avukat oglu Edip ÖZBAS da bulunmaktadir. Tutuklama haberini alan MHP Milletvekili ÖZBAS, bazi yandaslariyla birlikte Adliye binasina gider; I. Asliye Ceza Yargici Kazim DEMIRSU ve 2. Asliye Ceza Yargici Ertop KANMAZ’la karsilasir. Sinirli bir sekilde yargiçlara, “Tutuklamalari siz mi yapiyorsunuz? Sizi mahvedecegim, pezevenkler...” diyerek küfreder ve fiili saldirida bulunur. I. Asliye Ceza Yargici Kazim DEMIRSU’ya yumrukla saldirir, bu sirada içeri giren Savci Nuri MIMAROGLU da ÖZBAS’in küfüründen nasibini alir. Saldiriya ugrayan Yargiç Kazim DEMIRSU, Hükümet Tabipliginden 5 günlük rapor almistir.
Savci Nuri MIMAROGLU olayi söyle anlatir: “Saat 08.40 siralariydi. Makam odamda, ceza hâkimlerimiz Kazim DEMIRSU ile Ertop KANMAZ arkadaslar beni bekliyorlardi. Ben o sirada savci yardimcilari arkadaslarimla birlikte tutuklama olayinin tahlilini yapiyordum. Odaci gelerek hakim beylerin beni makam odamda beklediklerini söyledi. Odaya girdigimde her iki hakimlerimizin ayakta olduklarini, polis memuru ile MHP’li Milletvekilinin de içeride bulundugunu gördüm. Milletvekilinin bana ilk sözü ‘Pezevenk’ oldu. Çesitli hakaretler yagdiriyordu. Polisler Milletvekilini disari çikardilar...” (22. 04. 1978 tarihli Cumhuriyet, Milliyet, Hürriyet Gazeteleri)
Kahramanmaras katliami 23 ve 24 Aralik 1978’de yapildi. Oysa bu tarihten sekiz ay önce (Nisan 1978) bir katliamin plan ve hazirliklarinin yapildigi somut kanitlariyla ortadadir. MHP Genel Baskani TÜRKES’in de “kehaneti”yle, bu hazirliklardan haberli oldugu açik açik görülmektedir.
Yine bu gelismelerden anlasiliyor ki, ülkücüler, Maras katliamini, gönderilen bombali paketlere göre planlamislar ancak, Pazarcik CHP Ilçe Baskani Memis ÖZDAL’in paketi almayisi ve güvenlik güçlerinin Maras’ta ortaya çikardiklari irkçi örgüt elemanlarinin tutuklanmasi, Maras’ta katliami geciktirmistir.
O tarihten Aralik’a kadar geçen sekiz aylik süre içinde katliamin altyapisi hazirlanmaya çalisilir. Katliamdan bir hafta önce, görevli olduklarini söyleyen birtakim kisiler, Alevi ve solcularin oturduklari semtlerde, bir tür nüfus sayimi yaptiklarini söyleyerek konutlari dolasmislar, evde kaç kisinin oturdugunu sormuslar ve yeni numaralar verdikleri kapilari kirmizi boyayla isaretlemislerdir. Baska bir bölgede baska bir grup, bu kez PTT görevlisi olduklarini ve mektuplarin kaybolmamasi için bir çalisma yaptiklarini söyleyerek kapilara boyayla isaretler koymuslardir. Isaretlerin ne anlama geldigini “isaretlenenler” bir hafta içinde aci bir sekilde ögreneceklerdi.
Kamuoyu nezdinde katliama mesruiyet kazandirmak için bazi senaryolarin hazirlanmasi da gerekiyordu. Fasist örgütlerin her zaman basvurduklari yöntemlerden biri “Dini ve camileri” kullanmaktir. Belirli yerlere ve özellikle ibadethanelere patlayici madde atiyorlar ve “Dinsiz solcular atti” diye propaganda yapiyorlardi. Maras katliaminda da ayni yönteme basvurulmustur. Kendi binalarina ve camilere tesiri az patlayicilar atiyor, sonra suçu solculara yükleyerek “mesru tepkilerini” göstermek için miting ve yürüyüs yapiyor, ardindan saldiriya geçiyorlardi. Maras’ta da bu yönde planlar yapilmis, hazirliklar tamamlanmistir. Sira artik uygulamaya gelmistir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
MetinK
Can
Can
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 78
Yaş : 49
Yer : Uzak Diyarlardan...
Meslek : Proleter
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: MARAS KATLIAMI   27/1/2007, 05:54

23-25 Aralık 1978'de Kahramanmaraş'ta katledilen Canlarimiz:

Mustafa ACINIKLI
Osman ANDIZ
Ali AKINCI
Hasan AKIRMAK
Gülsüm AKIRMAK
Musa ALTUN
Adem ARMUT
Zeynep AYDOĞAN
Ali ASLAN
Memili BAKICI
Elif BALTA
M. Ali BALTA
Cemal BAYIR
Fatma BAZ
Hüseyin BAZ
Yılmaz BAZ
Şiho BEKAR
Hacı BIYIKLI
Bayram BİL
Ali BİLMEZ
Hasan BİLMEZ
İbrahim BİLMEZ
Fatma BİLMEZ
Hacı Bektaş BOZKURT
Nihat BOZKURT
Hasan CENGİZ
Hüseyin CEREN
Cennet ÇİMEN
Ökkeş DALKIRAN
Ali DOĞAN
Mehmet DUMAN
İmam ERGÖNÜL
Hüseyin ERGÖNÜL
Güllü ERGÖNÜL
Mehmet ERGÜNDÜZ
Evliya ERMİŞ
Musa FUNDA
Hatice GÖRÜR
Kamil GÜLŞEN
Hasan ILDIRCAN
Ökkeş İNCE
Sebahat İŞBİLİR
Hacı Veli İŞBİLİR
Ali Rıza İŞBİLİR
Mehmet İŞBİLİR
Mehmet KAHVECİ
Şah İsmail KALAYCI
Veysel KALKANDELEN
Abdullah KANDEMİR
İsmail KARACA
Cemil KARADUTLU
Abbas KARAKIZ
Mehdi KÖKLÜ
Ercan KÖŞE
Hasan KÜÇÜKKAYA
Yusuf LAKAP
Yusuf LEVENDİZ
Mehmet MENGÜCEK
Süleyman METİN
Hasan NERGİZ
İsmail NERGİS
Zeynep NERGİZ
Kemal ÖZDEMİR
Cennet ÖZDEMİR
Hasan ÖZTAŞ
Abdullah POLAT
Mehmet SAĞLAM

Ali SAĞLAM
Fidan SUNA
Ali SUNA
Esma SUNA
Mehmet SUNA
Necati PARAMIŞ
İsmail TERCAN
Kalender TOKLU
Hüseyin TOKLU
Mehmet TORUN
Nazım TOSUN
Ali TRAŞ
Aziz TÜZÜN
Kezban USTA
İbrahim USTA
Abidin UZUNPINAR
Ali UZUNPINAR
Hasan UZUNPINAR
Ali ÜN
Kamil ÜN
Zekeriya ÜN
Gülşen ÜN
Mahmut ÜNAL
Malik ÜNVER
Döndü ÜNVER
Zühre ÜNVER
İbrahim ÜNVER
Malik ÜNVER
Bünyamin VAROL
Zöhre YILDIRIM
Abdurrahman YILDIRIM
Zeki YILDIRIM
Mehmet YILDIZ
Veli YILDIZ
Ahmet YILDIZ
Ali YILMAZ
Hatice YILMAZ
Hüseyin YILMAZ
Hamza YILMAZ
Hüseyin YÜZÜAK
Hasan YÜZÜK
Derviş ZÜLKÜFLÜ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://metinkahraman.blogcu.com/
ZOZANB
Kıdemli Uye
Kıdemli Uye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 234
Yaş : 106
Yer : BAZAN ORDAN BAZAN BURADAN
Meslek : BEKLEMEK
Kisiel Rutbe : DÜNYA HEP ALEVİLERLE GÜZEL
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: MARAŞ RESİMLERİ   29/1/2007, 19:47









_________________
ALEVİLER BİRLEŞİN! DÜNYA ALEVİLERLE GÜZEL
PİRSULTAN KIZIYIM BENDE BANAZDA
KANLI YAŞ AKITTIM BAHARDA YAZDA
DEDEMİ ASTILAR KANLI SİVASTA
DAR AĞACI AĞLAR PİRSULTAN DEYU
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
ZOZANB
Kıdemli Uye
Kıdemli Uye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 234
Yaş : 106
Yer : BAZAN ORDAN BAZAN BURADAN
Meslek : BEKLEMEK
Kisiel Rutbe : DÜNYA HEP ALEVİLERLE GÜZEL
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: MARAS KATLIAMI   29/1/2007, 19:52






_________________
ALEVİLER BİRLEŞİN! DÜNYA ALEVİLERLE GÜZEL
PİRSULTAN KIZIYIM BENDE BANAZDA
KANLI YAŞ AKITTIM BAHARDA YAZDA
DEDEMİ ASTILAR KANLI SİVASTA
DAR AĞACI AĞLAR PİRSULTAN DEYU
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
ZOZANB
Kıdemli Uye
Kıdemli Uye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 234
Yaş : 106
Yer : BAZAN ORDAN BAZAN BURADAN
Meslek : BEKLEMEK
Kisiel Rutbe : DÜNYA HEP ALEVİLERLE GÜZEL
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: MARAS KATLIAMI   29/1/2007, 19:58




_________________
ALEVİLER BİRLEŞİN! DÜNYA ALEVİLERLE GÜZEL
PİRSULTAN KIZIYIM BENDE BANAZDA
KANLI YAŞ AKITTIM BAHARDA YAZDA
DEDEMİ ASTILAR KANLI SİVASTA
DAR AĞACI AĞLAR PİRSULTAN DEYU
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
ZOZANB
Kıdemli Uye
Kıdemli Uye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 234
Yaş : 106
Yer : BAZAN ORDAN BAZAN BURADAN
Meslek : BEKLEMEK
Kisiel Rutbe : DÜNYA HEP ALEVİLERLE GÜZEL
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: MARAS KATLIAMI   29/1/2007, 20:04







_________________
ALEVİLER BİRLEŞİN! DÜNYA ALEVİLERLE GÜZEL
PİRSULTAN KIZIYIM BENDE BANAZDA
KANLI YAŞ AKITTIM BAHARDA YAZDA
DEDEMİ ASTILAR KANLI SİVASTA
DAR AĞACI AĞLAR PİRSULTAN DEYU
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
rinda
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 56
Yaş : 39
Meslek : emekçi
Kayıt tarihi : 26/01/07

MesajKonu: Geri: MARAS KATLIAMI   30/1/2007, 23:31

Yaşayanlar anlatıyor :

Namık Kemal Mahallesinde görevli Tankçı Yüzbaşı Ahmet GÜLTEKİN, Askeri Savcılıktaki ifadesinde saldırıyı şöyle anlatıyordu:

“24. 12. 1978 günü sabahtan itibaren Namık Kemal Mahallesinde görevli olduğunu, o gün mahallede olayların erken saatte başlamış olduğunu, mahalleye gittiğinde birçok evin yanmakta olduğunu, yanan evlerin bulunduğu sokaklara yayıldıklarında, saldırı havası içinde olan, eli sopalı kalabalık gruplarla karşılaştıklarını, girdikleri sokaklarda bazı evlerin duvarlarına kırmızı yazı ile ‘Bu ev satılıktır’ diye yazılmış olduğunu, bu evlerde hasar olmadığını, yanan evlerde bu şekilde bir yazının olmadığını, sokaklardaki grupların bazı evleri yakmak istediklerini ve üzerlerinde yazı olmayan evleri göstererek bu evlerde silah olduğunu, ateş edildiğini söylediklerini, bu şekilde gösterilen evlere girdiklerinde saldırgan bir durumla karşılaşmadıklarını ve silah da bulamadıklarını, bu gibi evlerde bulunanların, öldürüleceklerini, can emniyetlerinin olmadığını söyleyerek kurtarılmayı istediklerini, bunları reolarla Aslanbey İlkokuluna taşıdıklarını, evlerdeki şahısları taşıdıkları sırada, dışarıdaki eli sopalı grupların da çoğaldığını ve taşkınlıklarının arttığını, bunların gösterdikleri evlerde bulunan şahısların gavur olduklarını, hepsinin öldürüleceğini söyleyerek ‘Gavurlara ölüm, Cihad’ şeklinde slogan attıklarını, evlerdeki şahısların tahliyeleri bitince sokaktaki grupları dağıttıklarını, ancak bu grupların geriye çekilerek sokak aralarında tekrar toplandıklarını, bu grupların Namık Kemal Mahallesinin güney tarafındaki Karamaraş Semtine geçmek istediklerini, kendilerinin de bu geçişi önlemek için barikatlar kurduklarını, havaya ihtar ateşi yaptıklarını, buna rağmen saldırgan grupların etraftan dolanarak Karamaraş Semtine geçtiklerini, bu sırada Karamaraş Bölgesinden silah seslerinin geldiğini, bu grupların elinde taşlar, sopalar olduğunu ve yollarda giderlerken kışkırtıcı sloganlar söylediklerini, hatta askerleri bile kışkırttıklarını ve ‘Karamaraş bölgesinde gavurlar askerleri öldürdü’ diyerek kendilerini yanlış yöne sevk etmek istediklerini, grupları sözle teşvik ve tahrik eden, komuta eden kişilerin olduğunu, Namık Kemal Mahallesinde iken bazı kadınların gelerek, kocalarının, yakınlarının öldürüldüklerini söylediklerini ve bunlarla birlikte evlerine gittiklerini, üç evden toplam 7 ölü çıkarttığını, olay yerine gidene kadar yaygın yağma ve saldırıların yapılmış olduğunu...” 34

Cuma DOĞAN: “Namık Kemal Mahallesi Bağlarbaşı Alemdar Sokakta oturuyoruz. 24. 12. 1978 Pazar günü sabah saat 09.00 sıralarıydı, mahallemizin muhtarı Mehmet YEMŞEN’in önünde bulunduğu 200-300 kişilik saldırgan grup, bitişiğimizdeki Ali UZUNPINAR’ın evine saldırdı. Önce birkaç kişi bahçe duvarından içeriye girdi. Bahçenin kapısını kırdılar. Ali UZUNPINAR kaçmaya çalışırken, saldırgan Yusuf TANKU, ‘Alevi dedesi kaçıyor’ diye bağırdı ve Yaşar KURU yetişerek Ali UZUNPINAR’ın başına kaput geçirdi ve yere yıktı. Biz de saldırganlara görünmemek için penceremizi kapattık. Olay bittikten sonra dışarı çıktığımızda Ali UZUNPINAR’ın cesedini sokak ortasında kanlar içinde bulduk. Hasan UZUNPINAR’ı evinin içinde öldürmüşlerdi. Cesedi yerde kanlar içindeydi. Abidin ve İbrahim UZUNPINAR ise ağır yaralılardı. Sokaktaki askerlerden yardım istedik, gelip bizi Aslanbey İlkokuluna, yaralıları da hastaneye götürdüler...” 35

Maviş TOKLU: “24. 12. 1978 Pazar günü, saat 10.00 sıralarında mahallemizin Muhtarı Mehmet YEMŞEN ile Fevzi GÖRKAM’ın başında bulunduğu saldırgan bir grup, ‘Allah Allah, Komünistlerin kökünü kazıyacağız, büyük-küçük demeyin komünistlerin kafasını ezin’ diye bağırıyorlardı. Muhtarın elinde silah ve bayrak vardı. Diğerlerinin elinde silah, patlayıcı madde, gaz, benzin, sopa gibi saldırı malzemeleri vardı. Evime hücum ettiler, kapıyı kırarak içeri girdiler. Odada oturan kocamı (Kalender) alıp bahçeye çıkardılar. Ben de arkalarından koşarak çıktım. Muhtara, ‘Aman etmeyin eylemeyin, kocamı öldürmeyin, çoluk-çocuğumu meydanda koymayın’ diye çok yalvardım. Muhtar bana dönerek, ‘Çocuklarını götür, Karaoğlan beslesin, kocanı Karaoğlan’ın yoluna kurban kesiyorum’ dedi. ‘Karaoğlan kim?’ diye sorduğumda, ‘ECEVİT’ diye cevap verdi. Kocamı, gözlerimin önünde işkence ederek öldürdüler. Öldürülürken kocama sarıldım, üstüm başım hep kan oldu. ‘Aman muhtar etme eyleme, sen ne ediyorsun?’ dediğimde, ‘Pişirdik pişirdik, komünistler gelsinler, hep yesinler’ dedi. Saldırganlar, bu defa yakınımızda oturan kardeşim Hüseyin TOKLU’yu getirmek için evinin etrafını sardılar ve kardeşimi içerden çıkardılar. Yine muhtara yalvardım yakardım. ‘Kocamı öldürdün, bari kardeşimi öldürme’ diye yalvarıyordum. Muhtar ise, ‘Hüseyin’i de Karaoğlan yoluna kurban ediyorum. Biz Karaoğlan yoluna bu sene kurban keseceğiz, bayram günü gelmiş’ dedi ve kardeşim Hüseyin’i işkence ederek öldürdüler.

“Sonra, karşımızda oturan ve bir gözü görmeyen çok yaşlı Cennet ÇİMEN’in evine gittiler. Bu kadını, ‘Gel nene, gel nene’ diyerek elinden tutup dışarıya çıkardılar. Cennet kadın, gözleri görmediği ve yaşlı olduğu için öldürülenlerden ve yakılanlardan habersizdi. Sanıklardan Cuma YALÇIN ile Nuri BOĞA tornavida ile Cennet kadının (80 yaşında) gözlerini oydular, sonra silah sıkarak öldürdüler. Yakınında bulunan helanın çukuruna baş üzeri atıp, üzerine at arabasını devirdiler. Daha sonra hem bizim evi, hem diğer evlerin tümünü yaktılar. Fevzi GÖRKEM, ‘Yürü, hadi seni kurtarayım’ diyerek beni alıp götürdü. Bir süre yürüdük, aniden kalbim sıkıştı, yüreyemedim. Beni bıraktı gitti. Biraz dinlendikten sonra evime döndüm. Evimin her tarafı alev, kül ve kan... Azıcık dinlendim, askerlere haber vermek ve sığınmak için çıktım, yolda Mustafa GÖKTAŞ, bir elini İbrahim USTA’nın boynuna sarmış, diğer elinde de tabanca tutuyordu. İbrahim USTA’ya, ‘Senin kanını evime akıtmayayım’ diyordu. Götürdü, saldırgan topluluğun içine itti, topluluk İbrahim USTA’yı dövmeye başladı, sonra da onu öldürdüler. Ben de kör-topal sürünerek askerlere sığındım...”


alıntı tawdilo.com
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
rinda
Can
Can
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 56
Yaş : 39
Meslek : emekçi
Kayıt tarihi : 26/01/07

MesajKonu: Geri: MARAS KATLIAMI   30/1/2007, 23:32

Döne TIRAŞ: “24. 12. 1978 günü sabahleyin oğlum Ali ve kızım Ayşe ile birlikte kahvaltı yapıyorduk. Sokaktan, ‘Komünistler Moskova’ya, komünistlere, Alevilere ölüm’ diye bağırtılar geliyordu. Pencereden baktık, kalabalığı görünce kapılarımızı kilitleyerek yakın komşumuz Keyfo YILMAZ’ın evinin odunluğuna saklandık. Saldırganlar, evimizi taşladılar, sonra yaktılar. Daha sonra saldırganlar kanal tarafına gittiler. Biz de saklandığımız yerden çıkarak komşuların yardımıyla evdeki yangını söndürmeye çalıştık. Baktık saldırganlar tekrar geliyor, başlarında Muhtar Yemşen vardı, ‘Alevilere ölüm, yeriniz Moskova’ diye bağırıyorlardı. Evimize yaklaştılar, tekrar ateşe verdiler. Bu grubun arkasında bir de plakasız kamyon vardı. Saldırganlar kamyondan benzin alıp evleri yakıyorlardı. Bir de evlerden aldıkları kıymetli eşyaları kamyona koyuyorlardı. Oğlum Ali ile afet evlerine doğru kaçmaya başladık. Yolda bir saldırgan grup oğlum Ali’yi yakaladı. Ben Karamaraş’a kaçtım. Öğleden sonra dayanamadım, oğlumu aramaya çıktım. Mahalleye geliyordum, Kalender TOKLU ve Hüseyin TOKLU’nun cesetlerini evlerinin önünde gördüm. Tüm aramalarıma rağmen oğlumu göremedim. Askerlere sığındım, olaydan dört gün sonra askerlerle birlikte oğlumu aramaya çıktık. Mahalleye geldiğimde oğlum Ali’nin cesedini, Dilber YILMAZ’ın evinin bodrum katında bulunan bir kazan içinde yakılmış bir vaziyette buldum.” 37

Elif CEREN’in olaylarla ilgili ifade tutanakları şöyle: “Namık Kemal Mahallesi Bağlarbaşı Semtindeki Kanalevlerinde oturduklarını; 24. 12. 1978 Pazar günü sabah 09.00 sıralarında silah sesi ve bağrışmalar duyarak kapıdan baktığında ellerinde bayrak, silah, sopa ve baltalar olan bir topluluğun ‘Vurun komünistlere’ diye bağırarak ateş edip ev yakarak kendilerine doğru geldiğini görünce, birçok aileyle beraber Erkenez Çayına doğru kaçmaya başladıklarını; o sırada kocası Hüseyin CEREN’in, YSE’nin arkasındaki Yeni Sanayide bekçilik yaptığı yerden kendilerinin kaçtığını görünce kurtarmak için yanlarına geldiğini; Dereli Köyü yönünden kırmızı bir traktörle gelen saldırganların traktörden inerek yollarını kestiğini; bunun üzerine geri dönerek tekrar şehre doğru kaçmaya başladıklarını; saldırganların da arkalarından ateş ettiğini, kocası Hüseyin CEREN’i silahla vurarak öldürdüklerini; saldırganların ayrıca Bayram BİL ve Hasan CENGİZ’i öldürdüklerini, Fatma BİL’i de yaraladıklarını...” (G. K., s. 260)



İsmail T.: “Pişkinler Tekstil Fabrikasında işçi olarak çalışan İsmail T., saldırı günü Bağlarbaşı Cami’nde sabah namazındadır. Saldırgan grup, harekete geçince korkusundan ayrılamaz, birlikte saldırıya katılır, saldırı sırasında tanık olduğu katliamı Aydınlık Gazetesi’nin ekibine anlatır. İsmail T.’nin anlatımı şöyle:

“Bağlarbaşı Cami’nde Hoca, her gün verilen vaazdan bir saat önce vaaz vermeye başladı. Ben de erkenden kalkıp Camiye gittim. Camide üç bine yakın kalabalık vardı. Herkesin elinde, tahra, balta, sopa ne ararsan bulunuyordu. Camide hoca vaaz veriyordu. Verilen bu vaaz, tamamen oradaki kalabalığı kışkırtmaya çalışıyordu. Hoca, ‘Hükümet komünist bir hükümettir. Geçmişte de Halk Partili komünistler camilerimizi kapatıp, kitaplarımızı yaktırdı. Şimdi de komünistlere yardım edip, Ulucami’yi yaktırdı. Müslüman din kardeşlerimizi öldürdüler. Allahını seven Müslüman olarak cenk meydanında toplansın. Kafirlere ve Alevilere karşı hâdlerini bildirmeliyiz’ dedi. ‘Hükümeti yıkmak ve yerine Müslüman hükümetini kurana kadar kanımızı akıtmak için kararlı mıyız?’ diye sordu. Orada bulunan kalabalıktan bazıları ‘Kararlıyız’ diye bağırınca, caminin dışına çıkıldı. Ülkücü gençlerden oluşan vahşet ekibi ayrı bir grupta toplandı. Benim de içinden kurtulup kaçamadığım ikinci grup ayrı bir yerde toplandı...

“Benim içinde bulunduğum grubun başını Namık Kemal Mahallesi Kalkındırma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı ve cami hocası, muhtar, belediye zabıtası Ahmet FEDAKÂR çekiyorlardı. Bu grupta Bertiz Köylüleri vardı. Muhtarın atışıyla saldırıyı başlatıp, Bağlarbaşı Mahallesinde bir Alevi evini ateşe verdiler. İçerde alevler arasında bir genç gelin pencereden atlayıp dışarı kaçarken, onun üzerine yürümek istediler. Kalabalığın içinde bazıları ‘Kadınlara ve çocuklara dokunmayalım’ deyince, gelini geri bıraktılar. Ama içerde üç çocuk alevler arasında uyurken kül olup gittiler. Bu olayda bazı insanlar dayanamadıklarını belirtip ayrılmak istediler. Grubu idare edenler, arkadan ayrılıp kaçan olursa hemen vuracağız ihtarıyla cevap verip, orta kısma silahlı kişileri koydular.

“İkinci olarak ‘Allah Allah’ naralarıyla bir Sünni evine saldırdılar. Buradaki Sünni evinde iki Alevi saklanıyormuş. Önce, Sünni olan ev sahibi dışarı çıktı. Ona evinde Alevi sakladığını söylediler, inkâr etti. Bunun üzerine evin bodrum katında iki Alevi vatandaşı bulup getirdiler. Önce Alevileri saklayan Sünni vatandaşı, Umman silahlarla vurup öldürdüler. Bu öldürme sırasında Aleviler kaçmaya çalışırken, otomatik silahla vurulup öldüler.


Tawdilo.com
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: MARAS KATLIAMI   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
MARAS KATLIAMI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» MALATYA KATLIAMI

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ALEVILER BIRLIGI :: ALEVILIK BOLUMU :: Katliamlar, Olaylar Hakkinda-
Buraya geçin: