ALEVILER BIRLIGI

Ozgur ve Demoktrat Platform
 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 1993 SIVAS MADIMAK KATLIAMI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Balta
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 82
Yaş : 47
Yer : Kanguruular Diyari
Meslek : PCL Engineer
Kisiel Rutbe : Aleviler Birlesin
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: 1993 SIVAS MADIMAK KATLIAMI   26/1/2007, 11:27

2 Temmuz 1993 Katliami

a) Pir Sultan Abdal Senlikleri
Pir Sultan Abdal, Sivas Yildizeli Ilçesi’ne bagli Banaz Köyü’nde yasamistir. Halkin diliyle ve saziyla halk kültürünü yayginlastiran ve yasatan bir ozandir. Osmanli yönetiminin baski, katliam ve soygununa karsi çikarak halki örgütleyen bir halk öncüsüdür. Bu özellikleri ve ugraslari nedeniyle Osmanli yönetiminin simseklerini üstünde toplamis; sonuçta Sivas’ta asilmistir. Osmanli yönetimi, Pir Sultan Abdal’i asmakla da yetinmemis, deyislerini, siirlerini de yasaklamistir. Tüm baski ve yasaklara karsin, halk, Pir Sultan Abdal’i unutmamis; 400 yildan beri deyislerini, siirlerini sözlü olarak kusaktan kusaga aktararak bugünlere getirmistir.
Banaz Halki, kendi öncüsü ve piri olan Pir Sultan Abdal’in ilkelerini ve kültürünü örgütlü olarak yasatmayi amaçlar. 1976’da Banaz Köyü’nde “Pir Sultan Abdal” adiyla bir dernek kurulur. Dernegin öncülügünde ve yöre halkinin katkilari ve katilimiyla her yil Pir Sultan Abdal etkinlikleri düzenlenmektedir. Ayrica Yildiz Dagi’na bakan tepenin üstüne, 8 metre boyunda tunç kaplamali bir Pir Sultan Abdal heykeli yaptirilir. Ne var ki 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yöneticileri, diger dernekler gibi bu dernegi de kapatirlar. Sevenleri, Pir Sultan Abdal’i yasatmaya kararlidir. 1988’de Ankara’da Pir Sultan Abdal Kültür Dernegi’ni kurulur. Eskiden oldugu gibi, Banaz Köyü’nde her yil Pir Sultan Abdal Etkinlikleri düzenlenmeye de baslanir.
1-4 Temmuz 1993’te, Pir Sultan Abdal Etkinliklerinin dördüncüsü düzenlenecektir. Bilindigi gibi Pir Sultan Abdal, tüm ezilenlere, demokrasi ve özgürlük yanlisi olan herkese mal olmus bir simgedir. Pir Sultan’in bu özelliginden hareket eden Pir Sultan Abdal Kültür Dernegi yöneticileri, etkinlikleri demokrasi ve özgürlük yanlisi kesimlerin temsilcileriyle ortaklasa yapma karari alir ve bu amaçla, çesitli demokratik kitle örgütlerine, yazarlara, ozanlara, sanatçilara çagri yaparlar. Çagri mektubu söyledir:
“Sayin Baskan ve Yönetim Kurulunun Degerli Üyeleri;
“Önce bir hususun altini sevinerek çizmek gerekiyor. Hepimizin mutlulukla izledigi bir örgütlenme sürecini birlikte yasiyoruz. Bu süreci baslatma sansinin bizlere ve bizim kusaklarimiza nasip olmasi, kuskusuz ayri bir onur nedeni olarak kabul edilmelidir. Tarih, ulusumuzun ve yasamsal donanimimiz olan kültürümüzün asimile edilerek Araplastirilmasina ve sonuç olarak da yok edilmesine karsi gösterilen direncin örnekleriyle doludur. Bunlardan en önemlisi kuskusuz Atatürk'ün uluslasma, laiklesme ve çagdaslasma çabalaridir. Bunun yaninda Alevi yurttaslarin Osmanli ve Cumhuriyet döneminde dinsel gericilige, din devletine, dinin siyasete ve kisisel çikarlara alet edilmesine karsi verdigi mücadelenin sayisiz örnekleri de tarihi birer gerçek olarak ortadadir. Bunlardan en çarpici örnek de PIR SULTAN ABDAL'dir.
“Çagdas ve ilerici bir yaklasim örgütlülügün önemli bir kilometretasi olan dernek ve vakiflarimizin giderek amacina daha uygun islevleri üstlenecegine inancimiz tamdir. Evrensel yanlari bugüne dek fazla yansimayan Alevi kültür ve folklorunun, ulusumuzun tümüne ve insanliga kazandirilmasi konusundaki çabalarimizi tarih kuskusuz tespit edecek ve degerlendirecektir.
“Canlar,
“Bilindigi gibi, Kültür Bakanligi güzel Anadolumuzun evrensel isimleri adina kültür senlikleri düzenliyor. Ancak siyasi iktidarin bu kapsamda ünlü düsünür Haci Bektas Veli adina düzenlenen senliklerde Alevi felsefesinin özünü saptirmaya çalistigini, onu siyasi araç yaptigini hepimiz üzülerek izliyoruz. Bunun en somut ve çarpici örnegi, ANAP döneminin Ülkücü Kültür Bakani Namik Kemal Zeybek'tir. Zeybek'in o ünlü konusmasinda, Haci Bektas Veli'nin Ahmet Yesevi tarikatina bagli oldugunu, ondan feyz aldigini kanitlamak için büyük çaba sarfetigi hâlâ hatirlardadir.
“Haci Bektas Veli, Pir Sultan Abdal, Abdal Musa ve benzeri halk önderleri adina düzenlenen senlikler, bizler için mihenk taslaridir. Bu senlikler, Anadolu kültürünün gün isigina çiktigi, yasadigi, ete kemige büründügü, renklendigi, insanlari etkiledigi ve kitlesellestirdigi devinimlerdir. Bu senliklerin siyasi amaçla kullanilmasina asla izin vermemeli, onlara sahip çikmali ve özünün korunmasina gerekli özeni göstermeliyiz. Bunu saglamak için de ev sahipligini biz yapmaliyiz, senlikleri bizler yönetmeliyiz.
“Pir Sultan Abdal Kültür Senlikleri'ne sürekli evsahipligi yapan dernegimizin Yönetim Kurulu, yukarida bilgilerinize sunulan özet görüslerden yola çikarak, farkli bir yol ve yöntemi önermekte, evsahipligini de bölüsmek istemektedir. Bu senliklerde kültürümüz, en anlamli sekilde ortaya konmali, bizler tarafindan dikkatle izlenmeli ve konuklara keyifli bir ortam sunulmalidir. Basinin, TV'nin senlikleri takip etmesi saglanmali ve bu yoldan senlige katilamayan yurttaslarimiza da ulasilmalidir. Laiklik ve demokrasi konusundaki çabalarimizin kitlesellige dönüsmesine ve kamuoyuna mal olmasina bu senlikler büyük katki saglamalidir. Bu nedenle yazimiz ekinde sunulan Senlik Programi'nda siralanan etkinliklerin, dernek ve vakiflarimiz arasinda paylastirilmasi düsünülmektedir. Örnegin; bir kurulusumuz semah ekibi ile katilarak katkida bulunacaksa, bir baska kurulusumuz gazetecileri, panelistleri, sanatçilari veya TV ekibini ******ürmeyi, bunlara araç saglamayi, konaklama için yer ayirmayi vb... görevleri üstlenerek katilabilirler.
“Sevgili Canlar;
“Bu mektubumuz yurtiçi ve yurtdisinda olmak üzere yaklasik olarak elli kuruma gönderilecektir. Pek dogal olarak, özellikle yurtdisindaki kuruluslarimizin organizasyon içerisinde aktif bir görev almalari ve yerine getirmeleri çok zor görünmektedir. Bu kuruluslarimizdan bütçeleri ölçüsünde, sembolik de olsa bu organisazyona katki bekledigimizi belirtmek istiyoruz. Ancak bu kuruluslarimizin yönetici ve üyeleri, tatillerini senlik tarihine denk getirir ve konugumuz olurlarsa, hem senligimizi onurlandirirlar, hem de bizi mutlu kilarlar. Senlik düzenlenmesine aktif veya maddi olarak katkida bulunacak kuruluslar, uygun görecekleri bir ismi de tespit ederek Senlik Komitesi'ne önereceklerdir.
“Pir Sultan Abdal Kültür Senlikleri'ne maddi veya manevi olarak katilmayi düsünenlerin ve “Senlik Komitesi Üyeleri’nin isimleri, dergimizin 7. sayisinda ilan edilecektir.
“Önerilerimize olumlu yaklasim gösteren kuruluslarimizin degisiklik öneri veya düsünceleri varsa, onlari en geç 15 Mayis 1993 tarihine kadar bize bildirmelerini rica ederiz. 22. 04. 1993
Saygilarimizla...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
Balta
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 82
Yaş : 47
Yer : Kanguruular Diyari
Meslek : PCL Engineer
Kisiel Rutbe : Aleviler Birlesin
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: 1993 SIVAS MADIMAK KATLIAMI   26/1/2007, 11:28

Riza AYDOGMUS Murtaza DEMIR
Gen. Bsk. Yrd. Genel Baskan “ 3 [Home]
Dernegin çagrisina çok sayida örgüt, yüzlerce yazar, ozan, sanatçi, semah ve tiyatro ekibi olumlu yanit verdi. Pir Sultan Abdal Kültür Dernegi’nin yöneticileri, Kültür Bakanligi’nin ve Sivas Valiliginin katkilarini da istemislerdir. Kültür Bakanligi ve Sivas Valiligi, bu istemi olumlu karsilar ve mali katki yaninda, konaklama ve agirlama konusunda da katkida bulunulacagi bildirilir. Hatta, Sivas üst Düzenleme Kurulunda, Kültür Bakanligi Sivas Il Müdürü Mehmet Talay da yer alir.
30 Haziran 1993 aksami, ozanlar, yazarlar ve sanatçilardan olusan yüzlerce kisi otobüslerle Ankara’dan Sivas’a hareket eder. Sivas halki, konuklarini coskuyla karsilar.
1 Temmuz gününün programi oldukça yogundur. Sivas Kültür Merkezi’nin konferans salonu tiklim tiklim dolmustur. Izleyicilerin çogunlugu ayaktadir. Salonun içindekiler kadar bir topluluk da disarida kalmistir. Saygi durusundan sonra, PSAKD’nin Genel Baskani Murtaza Demir bir açis konusmasi yapar. Sivas Valisi Ahmet Karabilgin’in konusmasindan sonra Yazar Aziz Nesin konusur. Daha sonra sahneye gelen halk oyunlari ekibi salonu costurur.
Ögleden sonra Buruciye Medresesi’nde kitap ve fotograf sergilerinin açilisi yapilir. Yazarlarin imza masalarinin önündeki okuyucular onlarca metrelik kuyruklar olusturmustur. Halkla yazarlar ve sanatçilar bir aile gibi kaynasmislardir.
Saat 17.00’de Kültür Merkezi’nde Hasret Gültekin’ in dinletisinden sonra, “Çaglarin Pir Sultanlarindan Günümüz Pir Sultanlarina“ basligiyla düzenlenen panel basladi. Yazar - Gazeteci Sami Karaören’in yönettigi panele, Asim Bezirci, Prof. Dr. Afsar Timuçin, Aydin Çubukçu ve Hüseyin Gülkanat panelist olarak katildilar.
Pir Sultan Abdal Etkinliklerinin birinci günü, halkin ilgisi ve coskusuyla noktalandi. Etkinlikleri izleyen Sivaslilar, kent disindan gelenleri evlerine konuk etme yarisina girmislerdir. Konuklarin bir kismi evlere dagilirken, bir kisim konuk da otellerde kalmayi yeglemistir.
2 Temmuz günü programi saat 10.00’da basladi. Senlik ekipleri, bir gün önceki yogun çalismanin yorgunluguna aldirmadan, günün etkinliklerinin daha basarili ve coskulu geçmesi için hazirliklarini tamamlamaya çalisiyorlardi.Buruciye Medresesi’ndeki fotograf ve kitap sergilerine gösterilen ilgi ayni yogunlukta sürüyordu. Salonun açilisindan çok önce gelmis insanlar, ellerindeki kitaplari imzalatmak ve degerli yazarlarla sohbet edebilmek için heyecanla beklesiyordu.
Saat 14.00’deki Kültür Merkezi’nde Arif Sag’in dinletisinden sonra, “Medya ve Emperyalizm” paneli yapilacakti. Hasan Uysal’in yönetecegi panele, Sami Karaören, Raif Türk, Sükrü Günbulut, Mustafa Yalçiner ve Soner Dogan da panelist olarak katilacakti. Kültür Merkezi’nde 1500 kadar izleyici bulunuyordu.
Bu çalismalar sürdürülürken, bazi cami önlerinde ve yakinlarinda birtakim gruplasmalar görüldügü ve bir saldiri olabilecegi haberi fisilti halinde yayiliyordu.
b) Saldiri Basliyor
PSAKD’nin Sivas’taki etkinliklerine yönelik saldiri, anlik bir tepkinin ürünü degildir. Bu saldirinin planli bir hazirlik süreci sonrasi baslatildigi olaylardan sonra ortaya çikmistir. Irkçi-seriatçi örgütler, Malatya, Kahramanmaras, Elazig, Çorum, Tokat, Kayseri gibi çevre illerdeki deneyimli militanlarini Sivas’a tasimislar ve militanlar, Belediye’nin ve dini vakiflarin yurtlarinda konuk edilmislerdir. Bu hazirliklara ek olarak Sivas halkinin dini duygularini tahrik amaciyla bildiri dagitilmis ve camilerde dar kadrolu toplantilar yapilmistir.
Saldiri ve katliamdan iki gün önce dagitilan bildirilerden biri söyle:
“MÜSLÜMAN KAMUOYUNA
“Bismillâhirrahmânirrahim
“Peygamber, mü’minlere kendi canlarindan ileridir. Onun hanimlari da mü’minlerin analaridir.” (Ahzâb:6)
“Mü’minlere öz canlarindan daha ileri olan Allah Resûlü (S.A.V.)’ne ve O’nun temiz zevcelerine, Allah’in beytine (Kâbe’ye) ve kitab’i Kur’an’a alçakça küfredilmekte ve mü’minlerin izzet ve namuslarina saldirilmaktadir.
“Dünyanin bazi bölgelerinde seytan ve onun yandaslari olan emperyalist kâfirler, dinimize ve mukaddes degerlerimize dil uzatmaktadirlar. Bunun basini ise satilmis, mürted Salman Rüsdi köpegi çekmektedir.
“Bu seytanî oyunlara karsi, izzetli ve duyarli Müslümanlar yigitçe mücadele ortaya koyarak, bu ugurda canlarini feda etmekten çekinmemislerdir.
“Bu igrenç oyunlarin bir uzantisi olarak ülkemizde de; AYDINLIK gazetesi denilen bir paçavrada, mel’un Rüsdi’nin figüranligina soyunan, dünya emperyalizminin gönüllü usagi Aziz Nesin, ayni sekilde, Kur’an’in korunmusluguna dil uzatmis, Hazret-i Peygamber (S.A.V.)’in aile hayatini (hâsâ) bir genelev ortamina benzetmis ve ümmetin analari olan hanimlarina (hâsâ) fahise deme cür’etinde bulunmustur. Bu olay, dünyanin degisik yerlerinde kâfir devletler tarafindan dahi kabul görmezken, basimina müsaade edilmezken, ne yazik ki laik ve ikiyüzlü T.C. Devleti tarafindan yayimlanmasina izin verilmis, ayrica bunu kabullenmeyip protesto eden izzetli Müslümanlar, devletin polis ve jandarmasi tarafindan coplanmis, kursunlanmis, bir kismi da hapishanelere atilmistir.
“Salman Rüsdi köpegi Müslümanlar’in çok az oldugu kâfir bir ülkede korkudan sokaga çikmaya bile cesaret edemezken, onun yerli usagi Aziz Nesin köpegi, yaninda kendisiyle beraber bir ekiple birlikte, sehrimiz Valisi tarafindan davet edilip, sehirde adeta Müslümanlar’la alay edercesine gezebilmektedir.

“Kâfirler sunu iyi bilmeli ki:
“Islâmin Peygamberi’ni ve kitab’in izzetini korumak için, bu ugurda verilecek canlarimiz vardir.
“Gün, Müslümanligimizin geregini yerine getirme günüdür.
“Gün, Allah (C.C.)’in vahyi Kur’an-i Kerim’e, Allah’in meleklerine, Allah’in Resûlü Hz. Muhammed (S.A.V.)’e, O’nun ailesine ve ashabina yöneltilen çirkin küfürlerin hesabinin sorulmasi günüdür.
“‘Iman edenler, Allah yolunda savasirlar. Kâfirler de tagut yolunda savasirlar. O halde seytanin dostlariyla savasin. Çünkü seytanin hilesi zayiftir.’ (Nisa:76)
“Galip gelecek olanlar, süphesiz ki Allah taraftari olanlardir.
MÜSLÜMANLAR” 4 [Home]

Saldiri ve katliam gecesi 1 Temmuz aksami da baska bir bildiri evlere dagitilir:
“Halkimiza Çagri;
“Müslüman halkin yasadigi bu ülkede, Islam için binlerce sehit verilmis bu topraklarda, bir kesim tarafindan, ‘basin özgürlügü, düsünce hürriyeti’ adi altinda, Müslümanlar’in kutsal degerlerine sözlü veya yazili olarak kimse saldiramaz.
“Biz Müslümanlar, canimiz pahasina da olsa, bu degerlerimizi korumakta kararliyiz.
“Müslüman halkimizdan bu konularda duyarli olup, Islam’in deger yargilarini alaya alanlara izin vermemelerini, ne pahasina olursa olsun bunu engellemeyi dini bir görev olarak bilmelerini, bu alçaklar karsisinda susuldugunda, yarin mahserde Allah’a nasil hesap verecegimizi düsünmelerini istiyoruz.
“ ‘Müminlerin, Peygamberi kendi nefislerinden çok sevmeyi gerekir. O’nun esleri, onlarin anneleridir...’ (Ahzâb Suresi, Ayet: 6)
“ ‘Ve kâfirlerin hesaplari varsa, Allah’in da bir hesabi vardir. Allah hesabi çabuk görendir.’ (Enfal Suresi, Ayet : 30)
“ ‘Kâfirler istemese de, Allah nurunu tamamlayacaktir.’ (Saff Suresi , Ayet:
“Not: Bu yaziyi okuyan, Allah rizasi için çogaltarak dagitsin.
MÜSLÜMANLAR” 5

Etkinliklerin ikinci günü, Sivas’taki sag egilimli yerel basinda (Hürdogan, Bizim Sivas, Hakikat, Anadolu, Yeni Ülke, Taraf) da halki tahrik edici basliklarla bezenmis haberler çikmisti. Tertipçiler, saldiriya geçmek için kosullarin yeterince olgunlastigi kanaatine varirlar. 2 Temmuz günü, camiler tiklim tiklim dolar. Bazi saldirganlar cuma namazini tam bitmemis olacak ki, bir yanda ellerinde sopalar, bir yanda yari birakilmis namazlarini tamamlamak için sagina, soluna selam vererek kosuyorlardi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
Balta
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 82
Yaş : 47
Yer : Kanguruular Diyari
Meslek : PCL Engineer
Kisiel Rutbe : Aleviler Birlesin
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: 1993 SIVAS MADIMAK KATLIAMI   26/1/2007, 11:29

2 Temmuz Cuma günü, saat 13.30’da saldiri baslatildi. Degisik camilerden akin akin insan, senlik yapilan Kültür Merkezinin önünde toplandilar; tas ve sopalarla Kültür Merkezine saldirdilar.
“Sivas laiklere mezar olacak, Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu, Sivas’ta yikilacak, Seriat gelecek, batil zail olacak“ sloganlari atan gruplar, Kültür Merkezi’nde bulunan 1500 kisinin üzerine saldirir. Ancak, etkinlikleri izlemekte olanlarin direnisleriyle karsilasan ve sayica görece az olan saldirganlar, geri çekilmek zorunda kalir. Saldirganlara sürekli olarak yeni katilimlar olmaktadir. Çesitli camilerden çikanlar, kosarak saldirganlara katilmaktadir. Kalabalik gruplar, Kültür Merkezi’ne bir kez daha saldirirlar. Izleyiciler ve görevliler bir yandan saldiriya karsi barikat kurarak direniyor; öte yandan da içerideki insanlari bosaltmaya ve arabalarla baska yerlere göndermeye çalisiyorlardi. Olay yerinde yeteri sayida güvenlik gücü yoktu. Olanlar da saldiriyi engelleyecek güçte degillerdi. Kültür Merkezi’nin camlari, kapilari ve pencereleri yerle bir edilmisti.
Nihayet, Kültür Merkezi bosaltildi ve saldiriya ugrayanlar güvenli bölgelere gönderildi. Bu arada, yeni katilimlarla saldirganlarin sayisi onbine yaklasmisti. Gözlerini kan bürümüstü ve dislerini gicirdatarak parçalayarak insan ariyorlardi. Saldirgan kitle, istegine ulasamamanin verdigi hirsla Kültür Merkezi’nden Valilige yöneldi. Valilik önünde toplanan binlerce saldirgan, “Serefsiz vali istifa, Sivas size mezar olacak, Seriat gelecek, zulüm bitecek, Yasasin seriat, Muhammed’in ordusu kafirlerin korkusu, Yasasin Hizbullah, kahrolsun laiklik, seriat isteriz...” sloganlariyla binayi tasa tuttular...
Saldirganlarin bir kolu, yeni dikilen “Halk Ozanlari Heykeli”ne yöneldi. Heykeli kazma ve balyozla parçalayarak sürüklemeye basladilar. Bu arada, kimi saldirganlarin dislerini heykele geçirmeye çalistigi görülüyordu. Diger bir grup da, Kongre Müzesinin yaninda bulunan Atatürk heykeline saldirdi, yere düsürdükleri Atatürk heykelini de sürüklemeye basladilar.
Saldirganlarin sayisi giderek 15 bine yaklasmisti. Seriat istemlerini ve sloganlarini haykirarak etkinlik konuklarinin kaldigi Madimak Oteli’ne yöneldiler. Otelde, kent disindan gelmis ve çogunlugu yazar, ozan ve sanatçi yaklasik 150 kisi bulunuyordu. Saldiri üzerine, güvenligin daha kolay saglanacagi düsüncesiyle otele gelmis insanlar tedirgin oldular. Otelin önünde az sayida polis vardi ve saldirganlara, “Dagilin, yapmayin” demekten öte bir müdahalede bulunacak gibi görünmüyorlardi.
Otelde bulunanlar, tehlikenin ayirdinda idiler. Telefonla Sivas Valisi’ni, Emniyet Müdürünü ve diger yetkilileri arayarak önlemlerin artirilmasini istediler. Bununla da yetinmediler, telefonla Ankara’da bulunan Basbakani, Basbakan Yardimcisini, Içisleri Bakani’ni, parti liderlerini ve milletvekillerini aradilar. Oteldekiler arasinda olan halk ozani, 1987-1991 dönemi SHP milletvekilli Arif Sag da, telefon basindan ayrilmiyor, Ankara’da SHP milletvekili Cevdet Selvi’yi, Bakan Seyfi Oktay’i, Istanbul eski belediye baskani Nurettin Sözen’ i arayarak saldirinin korkunçlugunu anlatiyor, bir an önce önlem alinmasini istiyordu. Otelde bulunan Aziz Nesin de Basbakan Yardimcisi Erdal Inönü ve Çalisma Bakani Mehmet Mogoltay’la görüserek can güvenliklerinin saglanmasini istedi. Ulasilan her yetkili, “Korkmayin, her türlü önlem alinmistir” yanitini veriyorlardi.
Saldirganlarin amacini sezinleyen Sivas Valisi Ahmet Karabilgin de saat 14.30’da Basbakani ve Içisleri Bakani’ni telefonla arayarak bilgi vermistir. Saldirinin giderek bir katliama dönüsecegini gören Sivas Valisi, çok tedirgin olur ve Ankara’yla telefon irtibatini hiç kesmez. Saat 14.40’da yeniden Içisleri Bakani’ni ve müstesarini arar, saldirinin artik bir katliama dönüsmekte oldugunu bildirir. Vali yine de rahatlayamaz. Saat 18.45’te Basbakani ve Içisleri Bakani’ni tekrar arar ve mutlaka yardim edilmesi gerektigini bildirir. Çevre illerden de yardim istenmektedir.
Sivas Valisi’nin bunca çabalarinin ve görüsmelerinin sonucu, Tokat Emniyet Müdürlügü’nden 20 polis; Kayseri Emniyet Müdürlügü’nden 31 Polis, Jandarma Komutanligi’ndan 20 Jandarma olmak üzere 71 güvenlik görevlisi gelmistir. Sivas Tugay Komutani 6 bin kisilik asker mevcudundan yalnizca 30-40 acemi er göndermistir. Askerler saldirganlarin arkasinda bir yerde nöbet tutarcasina bekletilir. Bir ara Tugay Komutani da olay yerine gelir ve saga sola bir göz attiktan sonra ayrilir.
Otel’de bulunanlarin Ankara’daki yetkililerle yaptigi telefon görüsmeleri ve önlem istemleri de dikkate alinmamistir. Bu girisimler ve devletin duyarsizligi degerlendirildiginde saldirganlarin korundugu tartismasi gündeme gelmektedir.
Madimak Oteli’ne siginmis yüzlerce kisi, pencerelerden saldirganlarin oteli yakmaya çalistigini izlemekte, korku içinde beklemektedir. Saldirganlar, can almadan ayrilmayacak gibidir. Karanlik çökmüs, elektrikler de kesilmistir. Saldirganlardan kimileri, otelin önündeki arabalari ters çevirerek atese vermekte, kimisi de bidonlarla benzin tasiyarak otelin içine atmaktadir. Alevler, otelin giris ve alt katlarini sarmaya baslamistir. Sivas Itfaiyesi gecikmeli de olsa yangin yerine gelmis, ancak saldirganlar itfaiyenin çalismasini engeller. Hortumlar kesilir, arabalarin lastiklerinin havasi bosaltilir.
Yangin oteli tamamen sarar. 8 saattir kurtarilmayi bekleyenlerin umudu tükenmeye baslamistir. Artik ölümün çok yakininda olduklarini biliyor ve ondan kurtulmanin yollarini ariyorlardi. Yangin bütün oteli sarmistir. Cinnet halindeki kalabalik, ölüm haberlerini beklemektedir. Disarida gözlerini kan bürümüs katiller, otelden gelen yanmis insan eti kokusunu cigerlerine çekerken, Ankara’daki bakanlar ve yetkililer de kokteyllerde kadeh kaldiriyorlardi.
4 Temmuz günü, Sivas’in Madimak Oteli’nde 35 can yakilarak katledilmistir. 51 kisi de kendi olanaklariyla agir yaralarla kurtulabilmislerdir. Çatiya çikarak yardim isteyenler arasinda Aziz Nesin ve Lütfü Kaleli de vardi. Itfaiyenin merdivenli arabasi otele yaklasti. Aziz Nesin ve Lütfü Kaleli merdivenlerden inerlerken, Sivas Belediye Meclisi Üyesi Cafer Erçakmak ile bazi belediye görevlileri saldiriya geçtiler.Aziz Nesin ve Lütfü Kaleli, itfaiyenin merdivenlerinden asagiya atildilar. Basindan yaralanan Aziz Nesin ve Lütfü Kaleli’yi linç edilmekten araya giren polisler kurtardi. Yaralilar ambulansla degil polis arabalariyla Tip Fakültesi Hastanesine ******ürüldü.

c) Yasamini Yitirenler [Home]
Yasamini yitirenler:
1- Behçet Sefa AYSAN Sair - Ankara
2- Yesim ÖZKAN Sanatçi - Ankara
3- Nurcan SAHIN Sanatçi - Ankara
4- Muhibe AKARSU Misafir - Ankara
5- Muhlis AKARSU Sanatçi - Ankara
6- Murat GÜNDÜZ Sanatçi - Ankara
7- Handan METIN Sanatçi - Ankara
8- Ahmet ÖZYURT Sanatçi - Ankara
9- Huriye ÖZKAN Sanatçi - Ankara
10- Inci TÜRK Sanatçi - Ankara
11- Özlem SAHIN Sanatçi - Ankara
12- Yasemin SIVRI Sanatçi - Ankara
13- Asuman SIVRI Sanatçi - Ankara
14- Ugur KAYNAR Sair - Ankara
15- Sehergül ATES Sanatçi - Ankara
16- Gülender AKÇA Sanatçi - Ankara
17- Gülsün KARABABA Sanatçi - Ankara
18- Mehmet ATAY Sanatçi - Ankara
19- Hasret GÜLTEKIN Sanatçi - Sivas
20- Serkan DOGAN Sanatçi - Ankara
21- Muammer ÇIÇEK Sanatçi - Tokat
22- Belkis ÇAKIR Sanatçi - Ankara
23- Asaf KOÇAK Karikatürist - Ankara
24- Edibe SULARI (AGBABA) Misafir - Isviçre
25- Menekse KAYA Sanatçi - Ankara
26- Koray KAYA Çoçuk - Ankara
27- Serpil ÇANIK Sanatçi - Ankara
28- Erdal AYRANCI Yönetmen - Ankara
29- Asim BEZIRCI Yazar - Ankara
30- Sait METIN Sanatçi - Ankara
31- Carina (Cuanna) THUIJS Misafir - Hollanda
32- Nesimi ÇIMEN Sanatçi - Istanbul
33- Metin ALTIOK Sair, Yazar - Ankara
34- Kenan YILMAZ Otel görevlisi - Sivas
35- Ahmet ÖZTÜRK Otel görevlisi - Sivas
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
Balta
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 82
Yaş : 47
Yer : Kanguruular Diyari
Meslek : PCL Engineer
Kisiel Rutbe : Aleviler Birlesin
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: 1993 SIVAS MADIMAK KATLIAMI   26/1/2007, 11:30

Yaralananlar:
1- Aziz NESIN 27- Oktay SAMUR
2- Lütfiye AYDIN 28- Kadir ARDIÇ
3- Cafer Can AYDIN 29- Ahmet BAYRAM
4- Aydogan YAVASLI 30- Faruk YALÇIN
5- Melahat YAVASLI 31- H.Ibrahim DARBIÇER
6- Kamber ÇAKIR 32- Ahmet YAPAR
7- Lütfi KALELI 33- Saban YILMAZ
8- Serdar DOGAN 34- Selahattin ÖZASLAN
9- Gülay SAHIN 35- Nurettin DARIKA
10- Makbule ÇIMEN 36- Sabri KANGAL
11- Nuray ÖZKAN 37- Birsen GÜNDÜZ
12- Bülent DAYLASLI 38- Mustafa GÖKTEKIN
13- Faruk DAYLASLI 39- Turan KESER
14- Bedia ATMACA 40- Erkan KILIÇ
15- Sadiye TANIS 41- Sükrü GÜLMEZ
16- Inci SENER 42- Bilal KALE
17- Nevzat ÇIGDAMLI 43- Ali SERTAS
18- Ünal ALTUNAY 44- Çigdem GÜLHAN
19- Ali UYGUR 45- Mecit ÜNAL
20- Hasan YILDIRIM 46- Hidayet ÖZDEN
21- A. Turan ONAK 47- Solmaz YILMAZ
22- Mustafa KAYA 48- Zülali BILGIN
23- Erdal KOÇ 49- Seyit INAT
24- Rukiye GÜLER 50- Ersin GÜREN
25- Adem SAHIN 51- Salim CEBENAY
26- Ercan DEVELI

Otelden yara almadan kurtulanlar
1- Arif SAG 21- Neval OGAN
2- Yildiz SAG 22- Tuncay YILMAZ
3- Murtaza DEMIR 23- Demet ISIK
4- Ali ÇAGAN 24- Elif DUMANLI
5- Haydar ÜNAL 25- Murat KILIÇ
6- Yüksel YILDIRIM 26- Iclal KARAKUS
7- Ali BALKIZ 27- Ertan KARTAL
8- Ali BASTUG 28-Ali Riza KOÇYIGIT
9- Ali DOGAN 29- Mustafa TÜRKAN
10- Ayben KOP 30- Riza AYDOGMUS
11- Ali YÜCE 31-Mehmet AYDOGMUS
12- Nimet YÜCE 32-Deniz HUNAR
13- Celal YILDIZ 33- Ferhun ATES
14- Nurhan METIN 34- Cevat GERAY
15- Cem CELASUN 35- Gülsen GERAY
16- Zerrin TASPINAR 36- Olgun SENSOY
17- Mehtap YÜCEL 37- Nuray ÖZKAN
18- Hülya KADEROGLU 38-Cevat ÜSTÜN
19- Battal PEHLIVAN 39- Hidayet KARAKUS
20- Türkân PEHLIVAN 40- I. Cem ERSEVEN

Yaralanan polisler:
1) Dogukan ÖNER Il Emniyet Müdürü
2) Rahim ÇALISKAN Emniyet Müd. Yrd.
3) Mustafa UZUN Sube Müdürü
4) Yasar TEMEL Baskomiser
5) Ibrahim KURSUN Komiser
6) Sönmez KAYIS Polis Memuru
7) Ramazan KARATAS Polis Memuru
Bülent DAMLACI Polis Memuru
9) Nevzat GÜNDOGDU Polis Memuru
10) Ersoy KARA Polis Memuru
11) Saban AKIN Polis Memuru
12) Salim SEN Polis Memuru
13) Hüseyin YÜKSEL Polis Memuru
14) Sebahattin DINÇ Polis Memuru
(Kaynak: Sivas Kitabi, Edebiyatçilar Dernegi Yayini, s.335-37)6


d) Devlet yetkilileri ne dedi?
Sivas’ta eli sopali, tasli, zincirli onbini askin saldirgan, insan avindaydi. Korkunç durum, Basbakana, Içisleri Bakani’na defalarca bildirildigi halde herhangi bir yardim gelmedi ve önlem alinmadi. 35 insan yakilarak feci sekilde katledildi. Böyle bir ortamda Cumhurbaskani Süleyman Demirel; “Halkla güvenlik güçlerini karsi karsiya getirmeyiniz” diyor, ilgilileri uyariyordu. Cumhurbaskaninin “halk”tan kastettigi oteli kusatan saldirgan kalabalikti. Gerçi Süleyman Demirel, politik yasama kazandirdigi, “Bana sagcilar suç isliyor dedirtemezsiniz” seklindeki veciz sözü ile tarafini çoktan açiklamisti.
Basbakan Tansu Çiller ise, “Çok sükür, otel disindaki halkimiz bir zarar görmemistir” diyebiliyordu. Daha sonra TBMM’de yaptigi bir konusmada da Van’da yakilan bir oteli, Sivas’takiyle karistirmis ve “Bir vatandas, sigortadan para almak için sigortali oteli yakmistir” demisti. Bir basbakan, ülke sorunlarina ve toplumsal gelismelere bu denli duyarsiz olabiliyordu.
Ülkenin iç asayisinden sorumlu bir yetkilisi, Içisleri Bakani Mehmet Gazioglu, otele yapilan saldiriyi, “Aziz Nesin’in halkin inançlarina karsi bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermistir” seklinde yorumlayarak saldirganlari mazur göstermistir.
Devlet yetkililerinin açikça taraf tutmalari, güvenlik güçlerinin ilk sorusturmasini da etkilemistir. Saldiri öncesinde, sirasinda ve sonrasinda yeterince önlem alinmadigindan insanlar yakilmis, saldirgan katiller ellerini kolllarini sallayarak kent disina çikmis ve izlerini kaybettirmislerdir. 10-15 bin saldirgandan ancak 35 kisi, katliamdan bir gün sonra gözaltina alinmistir. Artan toplumsal tepkiler sonucu, gözaltina alinanlarin sayisi daha sonra 190’a çikarildi. Gözaltina alinanlar hakkinda Toplanti ve Gösteri Yürüyüsleri Yasasina muhalafetten dolayi sorusturma baslatilmis, fezlekeler bu dogrultuda hazirlanarak Cumhuriyet Savciligi’na sevkedilmislerdir. Sorusturmanin bu yetersiz çerçevede kalmasi sonucu, 190 kisiden 124’ü tutuklanmis, geri kalanlar serbest birakilmislardir.
Olay, rejime yönelik ve arkasinda irkçi-seriatçi örgütlerin bulundugu siyasal bir gelisme seklinde ele alinmadi. Hukuki süreç bu yönde isletilmedi. Böylece, 35 kisinin katledilmesine, 60 kisinin agir yaralanmasina, onlarca arabanin yakilmasina neden olan katliamin düzenleyicileri olan irkçi-seriatçi örgütler ve katliamda kusuru bulunan sorumlular ortaya çikarilmadi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
Balta
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 82
Yaş : 47
Yer : Kanguruular Diyari
Meslek : PCL Engineer
Kisiel Rutbe : Aleviler Birlesin
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: 1993 SIVAS MADIMAK KATLIAMI   26/1/2007, 11:31

e) Sivas Valiliginin Raporu
Sivas Valisi Ahmet KARABILGIN, katliamla ilgili olarak hazirladigi bir raporu Içisleri Bakanligina sunar:
I. Olay Öncesi Istihbarat [Home]
01. 07. 1993 Persembe günü, Il Merkezinde baslayacak olan ve aralarinda Aziz NESIN’in bulundugu birçok yazar ve sanatçinin katilacagi 4. Geleneksel Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri’ni protesto etmek amaciyla, 30. 06. 1993 günü ‘gizli’ olarak, ‘Ek - 1’de sunulan bildiri dagitilmistir.
Konunun hassasiyetinden dolayi, etkinlik programi ve Aziz Nesin aleyhindeki bildiri Emniyet Müdürlügü’ne faksla iletilmistir.
II. Olayin Baslangici ve Seyri
2 Temmuz 1993 Cuma
- Pasa Camii önünde görevli emniyet ekibi (3860 kodlu) tarafindan, Pasa Camii ve Meydan Camii’nden, Cuma namazindan çikan 500-1000 kadar kisiden olusan grubun dört koldan Hükümet Konagi’na dogru ilerledikleri bildirilmistir. (13.30)
- Hükümet Meydani gerisinde olusturulan polis barikatini asan yaklasik 2 bin kisi, maydanda, “Vali istifa”,”zafer Islam’in”,”Seytan Aziz”,” Islamiyet’i ezdirmeyecegiz” vb. sloganlar atmislardir. (13.40)
- Sayilari yaklasik 3 bini bulan grup, Osmanpasa Caddesi ve Buruciye Medresesi civarinda benzer sloganlari yinelemistir. (13.55)
- 3 bin 500 dolaylarinda gösterici, Kültür Merkezi önüne gelmis ve içerdeki karsit grupla slogan mücadelesi baslamis, çatisma polis tarafindan önlenmistir. (14.10)
- Kültür Merkezi’nden ayrilan grubun sayisi, 4-5 bini bulmustur. (14.40)
- Grup, Buriciye Medresesi’ne gelmistir. (14.45)
- Buriciye Medresesi önünden Hükümet Meydani’na geçen 6 bin dolayindaki gösterici, ayni sloganlari tekrarlamislardir. (14.50)
- Grup, Hükümet Meydani’ndan Atatürk Caddesi’ne yönelmistir. (15.00)
- Atatürk Caddesi’nden yeniden Hükümet Meydani’na gelinirken, sayi yaklasik 8-9 bini bulmustur. (15.10)
- Hükümet Meydani’ndan Istasyon Caddesi yoluyla Kültür Merkezi’ne gelen göstericiler, bir gün önce dikilen aniti kismen tahrip etmis; Kültür Merkezi içindeki karsit grupla tasli sopali çatisma, polisçe, fazla büyümeden, zor kullanilarak önlenmistir. (15.30)
- Valilik tarafindan görevlendirilen Belediye Baskani, Kültür Merkezi önündeki toplulugu sakinlestirmek için bir konusma yapmistir. (15.4
- Kültür Merkezi’nden Istasyon Caddesi yoluyla yeniden Hükümet Meydani’na ve Madimak Oteli civarina gelen yaklasik 10 bin kisilik gösterici grubu, slogan atmaya devam etmistir. (15.55)
- Madimak Oteli önünde toplanan yaklasik 15 bin göstericiye, Valilik’ten gelen istek üzerine, Belediye Baskani ve Büyük Birlik Partisi Ilçe Baskani birer konusma yapmislardir. (18.00)
- Belediye Itfaiye araçlari, Hükümet Meydani’na gelmistir. (18.30)
- Kültür Merkezi önündeki heykel, belediye garajina konulmak amaciyla Meydan’dan geçirilirken, topluluk tarafindan Madimak Oteli önüne getirilmistir. (19.14)
- Madimak Oteli önündeki araçlar ve heykel atese verilmistir. (19.50)
- Otele yaklasmak isteyen itfaiye araçlarina, göstericiler yere yatarak engel olmuslardir. (20.00)
- Itfaiye, otele güçlükle yaklasabilmistir. (20.05)
- Yangin Otele de siçramistir. (20.10)
- Afyon Sokak’tan (arka taraftan) gelen itfaiye, yangini söndürmeye baslamistir. (20.20)
- Hükümet Meydani’na gelen göstericiler, Hükümet Konagi’ni taslamaya ve slogan atmaya baslamislardir. (20.40)
- Güvenlik kuvvetleri havaya ates etmis ve göstericiler dagilmaya baslamistir. (20.50)
- Kalabalik, küçük gruplar halinde sehrin çesitli kesimlerine yayilmistir. (21.00)
- Atatürk - Kongre ve Etnografya Müzesi önünde bulunan Atatürk Büstü tahrip edilmistir. (21.40)
- Sayin Içisleri Bakani Valilige gelerek, olaylarla ilgili bilgi almistir. (22.00)
- Valilikçe ilan edilen ”sokaga çikma yasagi” ile birlikte, güvenlik güçleri sehirde tam bir hâkimiyet saglamislardir. (23.00)


III. Olayin Nedeni [Home]
Olaylarin asil nedeni, dinsiz oldugunu birçok kez açiklayan yazar Aziz Nesin’i bahane eden irtica yanlisi ve devlet düsmani odaklarin, firsattan yararlanip, halki, issiz, güçsüz kisileri galeyana getirmesi ve istismar etmesidir.
Olaylar, idarenin elinde olmayan, kanunsuz göstericiler karsisinda eldeki güvenlik güçlerinin kesin üstünlügünü imkansiz kilan bir gelisim seyretmistir. Gelismeler, dakika dakika hükümet yetkililerine ve üst düzey yöneticilere iletilmistir.
Çesitli camilerden çikan ve normal bir kalabalik içinde küçük gruplar halinde degisik yönlerden gelen göstericiler, bir anda Hükümet Konagi önünde kanunsuz gösterilerine basladilar. 13.30 dolaylarinda baslayan bu ilk olay üzerine, derhal Emniyet ve Jandarma üsleri ile yaptigim haberlesmede, baslayan olaya karsi alinacak önlemler degerlendirilmeye ve uygulamaya sokulmustur. Olayin, ilk dakikalarinda yarattigi izlenim, toplanan kisilerin hemen dagilip gidecekleri seklinde olmustur. Toplulugun Hükümet Konagi önünden ayrilmayip slogan atmayi sürdürdükleri ve yere oturmaya basladiklari görüldügünde, isin ciddiyeti anlasilmis ve saat 13.45’te, yani olayin baslamasindan 15 dakika sonra, Tugay Komutani’ndan askeri güç talebinde bulunulmustur. 13.45’te baslayan ve araliklarla süren takviye kuvvet isteme talebine gecikerek karsilik verilmistir. Hazirlandigi bildirilen kirk kisilik ilk kuvvet, Hükümet Konagi önüne ancak saat 16.00 dolaylarinda ulasmistir. Saat 19.10’da Genelkurmay Baskani ile yaptigim telefon görüsmesine kadar, Tugay güçlerinin olay mahalline sevki mümkün olamamistir. Sayin Genelkurmay Baskani bu telefon görüsmesinde, Tugay’in tüm gücünün olaylara müdahale etmek üzere kullanilacagini bildirmistir. Saat 19.45’te, göstericiler kundaklanmis Madimak Oteli’ne girmek üzereyken, Tugay’in son gelen ek gücü, kosar adimla kalabaliga müdahale etmeye çalismis, ama kalabaligi yaramamistir. Tugay takviyesinin en son anda, saldirganlar otele girmek üzereyken ulasmakta oldugu, desifre edilecek Emniyet telsiz konusmalarindan, Emniyet Müdürü ile yaptigim haberlesmelerden de anlasilmaktadir.
Bu kritik anda yanimda bulunan Il Jandarma Komutani’nin emri ile Jandarma timinin havaya ates açmasi, olaylarin daha vahim noktalara gitmesini önlemede etkin olmustur.
IV. Son Degerlendirme
1. Kanunsuz bir toplum olayina dönüsecegi yönünde kesin bir belirti bulunmamasina ragmen her türlü güvenlik önleminin alindigi etkinliklerde fanatik bir grubun çikarttigi olayin, daha önceki yillarda yasanan ve tüm sehri kaplayan mezhepler arasi çatismaya dönüsmemesi, güvenlik güçlerinin halk üzerine ates edip olaylari daha da alevlendirmesi yanlisligina düsülmemesi yönünde her türlü duyarlilik gösterilmistir.
Keza ayni yaklasim, Sayin Basbakan’imiz ve Içisleri Bakani’mizla yaptigim telefon görüsmelerinde, ‘Gösteriler içindeki halkin, güvenlik güçlerinin ve saldiriya hedef olan misafirlerin hepsinin korunmasi zorunlulugu olmadikça kuvvete basvurulmamasi’ seklinde tekrar edilmis ve bu yönde talimatlar alinmistir.
2. Ilk anda kuvvete basvurup, grubun tüm sehre yayilmasi; olaylarin tüm sehri kaplamasi ve sayica yetersiz güvenlik güçlerinin sehre yayilan olaylar karsisinda iyice güçsüz bir duruma düsmesi ve olaylarin daha büyük facialara dönüsmesi sonuçlarini yaratabilirdi.
3. Çevre illerden gelen takviye güçler, 25-30 sayilari mertebesinde kalmis, Tugay’in tüm gücünün bir anda seferber edilmemesi de, mevcut güvenlik kadrosuna yeterli destegin zamaninda katilamamasi sonucunu dogurmustur.

V. Sonuç
Sonuç olarak, yasanan üzücü olayin öncesinde, olay sirasinda ve sonrasinda, eldeki tüm olanaklar ve güvenlik gücü kullanilmaya çalisilarak, ilimizde bulunan askeri birlik, 5. Piyade Er Egitim Tugay Komutanligi’ndan, Içisleri Bakanligi Sayin Müstesari’nin bilgisi altinda Kayseri ve Tokat illerinden; ilimiz Hafik, Yildizeli, Kangal, Sarkisla ve Zara Kaymakamlarindan takviye kuvvet zamaninda istenilmis, Sayin Basbakan’a, Sayin Içisleri Bakani’na, Sayin Içisleri Bakanligi Müstesari’na, uçak ve helikopterle takviye gönderilmesi talebi arz edilmistir.
Yasanan bu üzücü olayda, Valiligimiz yasal ve idari her türlü çareye basvurmus, gerekli makamlarla haberlesme ve koordinasyon içinde bulunmustur. Dünyanin her yerinde, ülkemizin birçok yerlesim merkezinde de yapilmasi gereken en temel is, olaylari sinirlamak ve büyümesini engellemektir. Bu çerçevede Valiligimiz görevlerini eksiksiz olarak yerine getirmistir. 7
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
Balta
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 82
Yaş : 47
Yer : Kanguruular Diyari
Meslek : PCL Engineer
Kisiel Rutbe : Aleviler Birlesin
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: 1993 SIVAS MADIMAK KATLIAMI   26/1/2007, 11:32

f) Tahrik mi, Tertip mi?
Devletin Cumhurbaskani, Basbakan ve Bakan düzeyindeki yetkililerinin olaya yaklasimlari, yakilanlarin bunu sanki hak ettigi yolundadir. Saldirganlara yönelik herhangi bir tutum alinmasina karsi çikmakta, olayin tahrike bagli bir duyarlik oldugunu iddia etmektedirler.
Böyle bir tutum, etkilerini göstermekte gecikmedi. Nitekim Emniyet Müdürü ile Vali hemen görevden alinir. Katliam sorusturmasi, Aziz NESIN’in tahrikleri ekseninde yürütülür. Emniyet tahkikati bu yöndedir ve Savcilik da böyle bir yol tutturmustur. Cumhuriyet Savciligi sorusturmasinda, katliami planlayan ve baslatan örgütler üzerinde durulmamis; saldiri Aziz NESIN’in tahriklerine baglanmis ve iddianame, Toplanti ve Gösteri Yürüyüsleri Yasasina muhalefet temelinde hazirlanmistir. (Sivas Savcisinin hazirladigi iddianame: Hazirlik 1993/2460, Sivas Asliye Ceza Mahkemesi)
Ankara DGM Savcilarinin 1 Nolu DGM’ye sundugu iddianamede de, “Sivas’ta Pir Sultan Senlikleri ve bu senliklere katilan, bir konusma da yapan, Aziz NESIN gibi dini inkâr etmekten öte, Islâm dinini küçültücü, asagilayici bir kitabi da nesrettiren, Türk halkina aptal demekten çekinmeyen kisilerin davet edilmesi” gibi ifadelere yer verilmistir. 8 DGM Savcilari da, katliami planlayanlari ve baslatan örgütleri ortaya çikarmaktan yana olmamis ve olaylari Aziz NESIN’in tahrikine baglamislardir.
Ankara 1 Nolu DGM de gerekçeli kararinda (E: 1993/106, K: 1994/190), saldiriyi ve katliami Aziz NESIN’in tahrikine baglayarak olaylarda bir örgüt aramanin gereksiz olduguna karar vermis, saniklarin cezasinda da dörtte bir oraninda indirim uygulamistir.
Oysa saldirinin ve katliamin örgütlü olarak planlandigina dair tanik ifadeleri ve belgeler bulunmaktadir. Üstelik bunlarin tümü mahkemeye sunulmustur. Olaylardan iki gün önce kentte, “Müslüman Kamuoyuna” baslikli bir bildirinin dagitildigini belirtmistik. Senliklerin birinci gününün aksami, “Halkimiza Çagri” basligi tasiyan ikinci bir bildirinin dagitildigi da vurgulanmisti. Malatya Valisi, saldiridan bir gün önce bir otobüs dolusu Aczmendi militaninin Malatya’dan Sivas’a geldigini, basina söylemistir. Yine daha önce aktardigimiz gibi, senliklerin birinci ve ikinci günleri, Sivas’taki yerel sag basin organlari (Hürdogan, Bizim Sivas, Hakikat, Anadolu, Yeni Ülke vb.) dagitilan bildirilerin içerigine uygun ve tahrik edici yazilar yayimlamislardir.
Bu yazili kaynaklara ek olarak, TBMM’nin olayla ilgili kurdugu Arastirma Komisyonuna ifade veren çesitli görevlilerin anlatimlari da ilginç bilgilerle yüklüdür.
O günlerde Sivas Emniyet Müdürü olan Dogukan ÖNER: “... Bu Persembe günü de, Aziz NESIN Buriciye Medresesine gitmis, Buriciye Medresesinde ögleye kadar kitap imzalamis, o aksama kadar belirli yerlerde gezmis. O aksam çikip Madimak Oteli’ne gitmis. Gece saat 21.00’de bir tek siyasi subemizin korumasiyla birlikte yaninda 8 kisi ile Madimak Oteli’nden çikmislar, Atatürk Caddesinden inmis asagiya; orada Sarayhan Restoranti var; Sarayhan Restorantina yaya gitmisler. Orada içki içtikten sonra da yine yaya olarak ayni ekiple o sekilde gitmisler. Yani ben sunu arz etmek istiyorum, yani olay bir tek Aziz NESIN’e yönelik olan bir hadise degildir.
“... Bu iste kesin provokasyon vardir. Bu iste kesin disaridan gelme birtakim güçler vardir. Ilk defa camiye gittigim zaman o caminin ön tarafinda belirli birtakim gruplar vardi... Ben o gruplari Madimak önünde görmedim...” 9
Mehmet YILDIZ (Sivas Emniyet Asayis Müdürü): “Heykel getirildi, toplulugun önüne atildi. Atilinca gerçekten insanlar artik çok çilginca hareket ediyorlardi. Disleriyle dahi isiranlari gördük, kafasini vuranlari gördük... Pasa Camisinden anons edilince, diyelim ki 200 kisi pankart asti. Amerikan Bayragini yaktilar...”
Millet Partisi Il Baskani: “Pasa Camisinde namaz bitmisti, bir kisim imami beklemeden namaz biter bitmez disarida bir gürültü patirdi oldu... Amerikan Bayraginin yakilisini bizzat gördüm. Pankarti da cami duvarinda asili olarak gördük.”
Dr. Hüseyin POLAT (Tabiblar Odasi Baskani): “Öncelikle bu saldiri devlete karsi yapildi. Laik Cumhuriyete ve Atatürk’e karsi yapildi. Belediye Baskani ‘Gazaniz mübarek olsun’ diyerek manevi destek verdi.”
Mehmet TALAY (Kültür Bakanligi Sivas Il Müdürü): “Aziz NESIN Sivas’a ilk kez gelmedi. Aziz NESIN bundan yedi, sekiz ay veya bir sene kadar önce kitap imza gününe gelmisti. Sonra Aziz NESIN’in konustugu gün Persembe günü, olaylar 24 saat sonra çikiyor. Tepki olarak olsaydi ayni gün tepki olurdu...”
Sakir SEKER (ANAP Il Baskani): ”Caminin içinden insanlar çikmaya basladigi anda, 20 veya 25 kisilik namazla hiç alakasi olmayan ve namaz kilmayan bir grup, bahçede namaz kilan yere gelir ve bunlar bir pankart açarlar, arkasindan da bir Amerikan Bayragi atese verilir...” 10
Yine kamu taniklarindan Emniyet görevlileri Izzet KARADAG, Erol ÇÖL, Refik SUNGUR, Nazim GÜNAYDIN, Orhan Veli KARADAYI, Mehmet ÖZBEK, Ömer Faruk ÜNAL hazirlik ifadelerinde ve Mahkemedeki ifadelerinde saldirinin ve katliamin organizeli oldugunu belirtmislerdir. 11
Belgelerden ve taniklarin anlatimlarindan anlasildigi gibi, Sivas katliami tahrik sonucu degil, örgütlü ve planli hazirliklarin sonunda gerçeklesmistir.

g) Yargi Süreci [Home]
Katliamdan birkaç gün sonra sorusturma baslatilmistir. Sorusturma ve yargilamanin gelisimi söyledir:
1) Sivas C. Bassavciligi, 2911 sayili Toplanti ve Gösteri Yürüyüsleri Yasasina muhalefetten dolayi bazi kisiler hakkinda sorusturma baslatir ve Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davasi açar. Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesi de 23. 08. 1993 gün, 1993/302 Esas, 1993/315 karariyla, kamu güvenligi yönünden davayi Ankara Asliye Ceza Mahkemesine gönderir. Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 1993/1185 E. Karariyla dava Ankara DGM’ye gönderilir.
2) Sivas C. Bassavciligi, ayrica 22. 07. 1993 gün ve 1993/2212 Hz. Sayili iddianamesiyle Sivas Agir Ceza Mahkemesi’nde dava açar. Mahkeme de kamu güvenligi nedeniyle dava dosyasini Ankara Agir Ceza Mahkemesi’ne gönderir. Ankara 3. Agir Ceza Mahkemesi de, olusumunun DGM’yi ilgilendirdigi gerekçesiyle 11. 10. 1993 gün, 1993/169 E., 1993/150 sayili karariyla davayi Ankara DGM’ye gönderir.
3) Sivas Ili, Kayseri DGM kapsamindadir. Bu yüzden, Kayseri DGM Savciligi da sorusturma baslatir. Sonra 25. 08. 1993 gün, 1993/175 Esas, 1993/197 sayili karariyla davayi kamu düzeni bakimindan Ankara DGM’ye gönderir.
4) Ankara DGM, kendisine gönderilen dava dosyalari hakkinda 27. 10. 1993 tarih ve 1993/129 Esas, 1993/109 sayili karariyla görevsizlik karari verir. Böylece Mahkemeler arasinda uyusmazlik sonucu dava dosyasi Yargitay’a gider. Yargitay 16. Ceza Dairesi de 08. 11. 1993 gün ve 1993/11824 Esas, 1993/11804 sayili karariyla Ankara DGM’nin yetkili olduguna karar verir.
5) Ankara DGM, gerek Asliye Cezada açilan davalarin dosyasini, gerekse Agir Ceza Mahkemesi’nde açilan dosyayi 1993/106 Esas karariyla birlestirir. Sonuçta dava, Ankara 1 nolu DGM’de açilmistir.
Görüldügü gibi, saldiri ve katliam sirasinda Emniyet, suçlulari yakalamada oldukça pasif kalmis; Sivas’in disindan gelen saldirganlar kolaylikla Sivas’i terketmislerdir. Sonradan gözaltina alinanlarin tümüne yakini Sivas’ta oturanlardir.
Yargi sürecinde dava dosyasi, Kayseri DGM, Sivas, Ankara Asliye ve Agir Ceza Mahkemeleriyle, Ankara DGM ve Yargitay arasinda uzun süre dolastirilmistir. Böylece sicagi sicagina sorusturma baslatilmadigi gibi, suçlularin çogunlugu çoktan kayiplara karismislardir. 35 kisinin ölümüne, 60 kisinin yaralanmasina neden olan bu katliamin sorusturulmasina, yargilanmasina etki eden veya engellemeye çalisan gizli güçler mi vardir? Burasi tartisma konusu olmustur. Ama katliamin öncesi, sonrasi ve yargilama süresinde saldirganlarin korunduguna, basin ve kamuoyu tanik olmustur.
Ankara 1 nolu DGM’ye sunulan iddianamede Sivas Katliami söyle anlatilmaktadir:
“IDDIANAME: 02. 07. 1993 Cuma günü her yil oldugu gibi Banaz Köyü’nde yapilmakta oldugu söylenilen Pir Sultan Abdal Senlikleri’nin bu yil Sivas sehrine dikilen Pir Sultan Abdal Abidesi’nin açilisi nedeniyle Sivas il merkezinde yapilmis olmasi, toplantiya Islam dünyasinda tepki yaratan Seytan Ayetleri Kitabi’ni Türkiye’de de yayinlayan Aziz Nesin’in davet edilmesinin, il içinde olumsuz bir ortamin dogmasina neden oldugu gözlenmistir. Sivas ilinde yasayan vatandaslarin bu duruma hassasiyetlerini gösterecekleri ve bir büyük olayin gelecegi önceden bilinmesi de bir yana, yasal ve emniyet tedbirlerinin bu tür olaylari önlemede etkin bir çare olamayacagi açiktir...
“Islam dünyasinda tepki yaratan ‘Seytan Ayetleri’ kitabinin Türkiye’de yayinlanmasini yürüten ve Türk toplumunda sergiledigi hareketleriyle hiç de iyi izlenim birakmayan Aziz Nesin’in bu merasime (4. Pir Sultan Abdal senligi) davet edilmesi, geleneksel olarak Pir Sultan Abdal Senlikleri’nin her yil Banaz Köyü’nde yapildigini düsünürsek, bu senligin Sivas Il Merkezi’ne getirilmesi; kamu davasindaki bu olayi hazirlamistir.
“Iste 02. 07. 1993 gününün Cuma olmasi ve camilerden çikan halkin, fanatik dincilerin yönlendirmesiyle, yetkililerce olayin önlenmesi için yeterli tedbirin alinmamasi ve geciktirilmesi,
“Ayrica, fanatik toplulukça senlikten bir gün önce il merkezinde yayinlanan gazetelerde açiklamalar yapilmasi ve halki kiskirtan bildiriler dagitilmasi;
“Hele hele Aziz Nesin’in Islam Dini’ne karsi tutum ve davranislari ve açiklamalari;
“Kapali bir salonda düzenlenen toplantida terör örgütü militanlari için saygi durusunda bulunulmasi;
“Eylemin hazirlayici nedenleri arasinda sayilabilir.
Sivas ilinde meydana gelen bu vahim olay için de, ‘Bu senlik neden Il Merkezi’nde yapilmistir, neden Cuma gününe rastlatilmistir, neden genelde halk tarafindan hareketleri hiç de hos karsilanmayan Aziz Nesin senlige davet edilmis, kendisine konusmalar yapma imkani taninmis, neden senlikle hiç ilgisi olmayan terör örgütü militanlari için saygi durusunda bulunulmustur?’ sorulari cevapsiz kalmaktadir.
“Bir yanda ‘Marksist-Leninist’ düzene dayali devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlügüne yönelik olusturulan yasa disi terör örgütleri, özellikle PKK terör örgütünün; bir yanda fanatik dincilerin laik devlet düzenini cebren ilga edilip, yerine seriat devlet düzeninin getirilmesine iliskin;
“... Çalismalari Sivas olayinda tahrik ve tesvik seklinde görüntülenerek gövde ve güç gösterisi olusturulmustur. Olaydan bir gün önce sokaga dökülen Marksist-Leninist düzene dayali, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlügüne yönelik Dev-Sol, Dev-Genç, PKK terör örgütlerinin militanlarinin katilmasiyla Sivas sokaklarinda yapilan yürüyüs ve Aziz NESIN’in konusmalari sergiledigi tavri, bir gün sonra meydana getirilecek olaylarin tahrikçisi olmustur...” 12
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
Balta
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 82
Yaş : 47
Yer : Kanguruular Diyari
Meslek : PCL Engineer
Kisiel Rutbe : Aleviler Birlesin
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: 1993 SIVAS MADIMAK KATLIAMI   26/1/2007, 11:32

DGM savcilarinin iddianamelerinde, Pir Sultan Abdal Kültür Senlikleri ve bu senlige katilanlar “Dev-Sol, Dev-Genç, PKK” örgütleriyle baglantili olmakla suçlanmaktadir. Bu örgütlerin Sivas’ta yürüyüs yaptiklarindan sözedilmektedir. Oysa Sivas Valiliginin ve Emniyet Müdürlügünün raporlarinda böyle bir yürüyüs olmadigi belirtilmistir. Yine, katliami gerçeklestiren irkçi-seriatçi örgütlerden hiç söz edilmemistir. Katliamin nedenini Aziz NESIN’in tahrikine ve sol örgütlere baglayarak savcilarin, katliami yapanlardan yana tarafli oldugu görülmektedir.
Davanin ilk durusmasi, Ankara 1 nolu DGM’de 21. 10. 1993 günü yapildi. Durusmayi izlemek üzere binlerce kisi Ankara DGM önüne geldi. Binin üstünde polis Adliyenin gelis yollarini çevirmisti. Saldirganlarin yakinlarinin ve avukatlarinin disinda kimseyi Adliyeye yaklastirilmiyorlardi. Sivas’ta katledilenlerin aileleri ve avukatlari içeri alinmadilar. Emniyet güçleri, durusmayi izlemeye gelenlere ve katledilenlerin yakinlarina acimisizca saldirdilar. Kadinlari saçlarindan tutarak yerlerde sürüklediler ve copladilar. Agza alinmayacak küfür ve hakaretler yapildi. Birçok kisi gözaltina alindi.
Ilk durusma böyle basladi. Yakinlarini kaybeden aileler ve müdahil avukatlari sonraki durusmalara katilma imkani buldular. Saniklar, her durusmada müdahil avukatlara ve yakinlarini kaybeden ailelere sözle ve el hareketleriyle hakarette bulunuyorlardi. Mahkeme heyeti bu tür hareketlere müdahale etmiyordu.
Müdahil avukatlar, katliamla ilgili elde edilmis fotograflari, filmleri ve benzeri belgeleri mahkemeye sundular. Mahkemeye sunulan belgelerde saldirganlar, somut olarak görülüyordu. Ancak mahkeme heyeti avukatlarin belgelerin incelenmesi istemini kabul etmedi. Daha sonra davanin gelisimini, taniklarin ifadelerini basindan ve kamuoyundan gizlemek için gizlilik karari alindi. Müdahil avukatlar, mahkeme heyetinin tutumunu yanli görerek reddi hakim isteminde bulundular. Avukatlarin bu istemi de reddedildi.
Mahkemenin yanli tutumu karsisinda, müdahil avukatlar, yaptiklari bir açiklamayla durusmalara katilmama karari aldilar:
“...Seriat heveslilerinin, teokratik devlet özlemcilerinin yargilandigi ve Cumhuriyet tarihimizin en önemli davalarindan olan Sivas Olaylari Davasinin her yönüyle topluma, halkimiza açik olmasi gerekir. Müdahil vekileri olarak, gerekçesi ve nedenleri bile tutanaga yazilmamis olan ‘Gizlilik karari’nin sürmesini asla benimsemeyiz, yargilamanin kamuoyundaki inandiriciligina gölge düsmesine göz yummayi, halkin haber alma hakkinin tikanmasini içimize sindiremeyiz ve hukuka uygun bulmayiz.
“Bu nedenle meslektaslarimiz, müdahil müvekkillerin de isteklerini göz önünde bulundurarak; mahkemelerce verilmis bulunan ‘Gizlilik karari’ kaldirilincaya kadar, durusmalar halka açik olarak yapilincaya kadar, durusmalara girmeme ve mahkemeyi tarihi sorumlulugu ve hukuki yanlisligi ile bas basa birakma karari vermislerdir...”13
Müdahil avukatlarin bu kararini desteklemek üzere, Pir Sultan Abdal Kültür Dernegi Genel Merkezi de tüm subeleriyle açlik grevi kararini aldi. 14 Haziran 1994 günü baslayan ve18 Haziran aksami sona eren dört günlük açlik grevine, Dernegin 35 Subesinin tüm yönetim kadrosu katildi. Açlik grevi süresince 100 binin üstünde kisi ve kurum temsilcisi Dernegi ziyaret ederek destek verdiler. Buna ek olarak Ankara’da 200 bin bildiri dagitildi.
Bunca tepki ve uyariya karsin, mahkeme heyeti kararinda direnerek yargilamayi yürüttü. Gizlilik içinde yürütülen yargilama 26. 12. 1994’te karara baglandi. Mahkemenin gerekçeli karari söyledir:
“Gerekçeli Karar: ...Sivas olaylarinin devlete ve laik düzene yönelik olmadigi, Aziz NESIN’in Seytan Ayetleri kitabini yayinlamasina duyulan öfke, kin ve nefretin olusturdugu tahrik sonucu ve Aziz NESIN’e yönelik bir eylem oldugu, kast edilen Aziz NESIN olmasina ragmen hedefde sapma sonucu 37 masum insanin ölümü ile sonuçlanan bu olaylarin, laik-antilaik veya mezhep çatismasi olmadigi, sadece Islam dinince mukaddes sayilan degerlerin asagilanmasina tepki gösterildigi, Aziz NESIN’in Anadolu’nun herhangi bir vilayetinde da ayni tepkiyi görebilecegi, dolayisiyla sahsa yönelik eylemin bir baska amaca çekilerek kamplasma ve kutuplasma yaratmasinin hukuki ve sosyal bir yarari olmadigi kanaatindeyiz.
“... Olaylarin müstekisi Aziz NESIN’in, Bakanlar Kurulu’nun 24. 08. 1989 tarih ve 1989/14479 sayili kararnamesinde, yazari Salman RÜSDI olan ‘Seytan Ayetleri’ isimli kitabin Türkiye’ye sokulmasi ve dagitilmasini yasakladigi, Türkiye’de bu yasaga ragmen adi geçen kitabi Aydinlik Gazetesinde yayinladigi ve bu kitabin içerigi itibariyla Müslümanlarin Peygamberi ve eslerine karsi tahrik ve tazyif edici ibarelerin bulunmasi sebebiyle tüm Müslüman halki bu yayindan dolayi haksiz sekilde tahrik ettigi, böylece olaylarin çikmasinin müsebbibi bulundugu anlasildigindan, saniklara tayin olunan ceza TCK’nun 51/1 maddesi geregince ¼ nisbetinde indirilecek... hapis cezasiyla ayri ayri cezalandirilmalarina...“ (Ankara 1 nolu DGM’nin Gerekçeli Karari, Sayfa: 461/465) 14
Böylece Sivas katliami davasinin 22 sanigi hakkinda 15’er yil, 3 sanigi hakkinda 10’ar yil, 54 sanigi hakkinda 3’er yil, 6 sanigi hakkinda 2’ser yil hapis cezasi, 37 sanigi hakkinda da beraat karari verildi.
DGM’nin kararinda katliami gerçeklestiren fasist (irkçi-seriatçi) örgütlerden söz edilmedigi gibi, katliam Cumhuriyete ve laiklige karsi bir eylem olarak da degerlendirilmemistir. Ama bir suçlu gerekliydi ve o da bulunmustu: Aziz NESIN. Üstelik bu hiç de yeni bir sey degildi; devletin yetkilileri, siyasi iktidarin sözcüleri, emniyet yetkilileri ve savcilar da, Sivas katliaminin örgütlü bir hareket olmadigini, Aziz NESIN’in tahrikiyle ortaya çikmis bir tepkinin sonucu oldugunu, olayin ilk gününde açiklamislardi.
Müdahil avukatlar, DGM’nin kararini tarafli, hukuka ve adalete aykiri olarak niteleyerek, ayrintili bir savunmayla temyiz ettiler. Yargitay 9. Ceza Dairesi, Esas No: 1996/688, Karar No: 1996/4716 karariyla, “Katliamin Cumhuriyete, Laiklige ve Demokrasiye yönelik oldugunu” belirterek DGM’nin kararini esastan bozdu.
Ankara 1 nolu DGM, Yargitay’in bozma kararina uyarak yargilamayi yeniden baslatti. Karar, 28. 11. 1997’de açiklandi. Mahkemenin Esas No: 1996/84, Karar No: 1996/199 Gerekçeli Kararinda su ifadelere yer veriliyordu:
“... 7-8 saatlik uzun bir zaman süreci içerisinde güvenlik görevlilerince yapilmis olan çesitli uyarilara ragmen dagilmayarak Hükümet Konaginin önünde bulunan güvenlik görevlilerini kurdugu barikatin da zorlanip devlet ve hükümetin il’de temsilcisi olan valiye ‘Serefsiz vali’, ‘Vali istifa’ seklinde, yürüyüsler ve toplanmalar sirasinda Cumhuriyetçilik ve laiklik ilkelerine aykiri biçimde ‘Seriat gelecek zulüm bitecek’, ‘Cumhuriyeti burada kurduk, burada yikacagiz’, ‘Yasasin seriat, kahrolsun laiklik’, ‘Seriat isteriz’, ‘Dinsiz laikler’ sloganlarinin atilmasi, bir kisim isyeri, mesken ve araçlarin yakilmasi ‘Yak yak’ sloganlari altinda güvenlik görevlilerinin kurdugu barikatin cebir kullanilmak suretiyle açilip otelin yakilmasi suretiyle 35 kisinin öldürülmüs ve çok sayida kisi ve güvenlik görevlisinin yaralanmis bulunmasi ve nihayet Türk Inkilabinin temel taslarindan birisi olan Sivas Kongresinin imzalandigi ve sonradan müzeye dönüstürülmüs bulunan bina ile önündeki Atatürk Heykelinin tahrip edilmis olmasi, olayda kullanilan cebir, bir kisim icra hareketlerinin TCK’nin 146. Maddesinde belirtilen sonucu yaratmaya elverisliginin ve Aziz NESIN’in düsünce ve davranislari bahane edilmek suretiyle Anayasal düzenin en önemli ilkelerinden olan Cumhuriyetçilik ve laiklik ilkelerinin ortadan kaldirilmasina yönelik bulundugunu tüm açikligi ile ortaya koymaktadir...” (Gerekçeli Karar, s. 65-67)
DGM’nin kararinda 33 saniga idam, digerlerine de muhtelif agir hapis cezalari verilmistir.
Mahkemenin karari taraflarca temyiz edilmistir Yargitay 9. Ceza Dairesinin, 24. 12. 1998 günü verdigi kararda hapis cezalari onaylanirken, 33 idam cezasi bazi usul noksanliklari nedeniyle bozulmustur. Dava bir kez daha DGM önündedir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://alewitas.gooforum.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: 1993 SIVAS MADIMAK KATLIAMI   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
1993 SIVAS MADIMAK KATLIAMI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» GÖÇ YOLLARI
» Vefaat edenler

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ALEVILER BIRLIGI :: ALEVILIK BOLUMU :: Katliamlar, Olaylar Hakkinda-
Buraya geçin: