ALEVILER BIRLIGI

Ozgur ve Demoktrat Platform
 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 GAZi KATLiAMI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
MetinK
Can
Can
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 78
Yaş : 49
Yer : Uzak Diyarlardan...
Meslek : Proleter
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: GAZi KATLiAMI   27/1/2007, 05:01

Gazi Katliami;1995 yılı Mart ayında İstanbul'un Gaziosmanpaşa ilçesi Gazi Mahallesi'nde provokatif bir eylem sonucu başladi.
12 Mart 1995 günü akşam 21 saatlerinde İstanbul’da Alevilerin çoğunlukta yaşadığı Gazi Mahallesi ’ndeki Dostlar, Cihan, Yavuz, Kardeşler ve Doğu kahvehaneleri ile Sarıcıoğlu Pastahanesi kurşun yağmuruna tutuldu. Saldırılar sonucu Halil Kaya adlı bir Alevi dedesi hayatını kaybederken,5'i ağır 25 kişi yaralandı. Saldırganların olay yerinden uzaklaştıktan sonra gasp ettikleri taksinin şoförünü öldürdükleri ve taksiyi ateşe vererek kaçtıkları anlaşıldı.


Kontrgerilla; ticari taksiden kahvehanelere kurşun yağdırdığı sırada, resmi bir polis ekibi ana caddeden yukarı doğru ilerliyordu. Polis, hiçbir şeye müdahale etmeden geçip gitti. Kurt işareti yaparak, ekip otosunun peşi sıra giden katiller, Kıbrıs Caddesi'nin sonundaki karanlığın içinde kayboldu.

Olayların ardından çok sayıda Alevi vatandaş, Gazi Mahallesi'nde toplandı, emniyet kuvvetlerinin olaya geç müdahale ettiklerini öne sürerek polis karakoluna yürüdü. Vali Hayri Kozakcioglu ve Emniyet Müdürü halkin direnisi bitirmek icin ugrasirken polisin açtığı ates sırasinda Mehmet Gündüz adlı bir vatandaş hayatını kaybetti,birçok kişi de yaralandı.
Armutlu'dan, Okmeydanı'ndan, Nurtepe'den, Alibeyköy'den olaylari duyan herkes Gazi halkına destek geldi.
13 Mart günü Cemevi önünde toplanan ve Polis karakoluna tekrar yürüyüşe geçen halka,Cevik kuvvet ve Özel Timlerle desteklenen polislerce saldirildi. Çatışmalar sonunda 15 kişi hayatını kaybederken,aralarında gazetecilerin de bulunduğu birçok kişi yaralandı.Aynı gün İstanbul Valiliği Gazi Mahallesi ile 2 mahallede daha sokağa çıkma yasağı ilan etti.Gazi mahallesi'ne giriş ve çıkışlar polis kontrolüne alındı. 14 Mart günü, Gazi Mahallesi'nde konan sokağa çıkma yasağına rağmen olayların bir türlü yatıştırılamaması üzerine bölgeye askeri birlikler sevk edildi.Gene aynı gün Gazi Mahallesi'nde çıkan olaylar nedeniyle Ankara Kızılay Meydanı'nda çıkan olaylarda 36 kişi yaralandı.15 Mart'ta olaylar Ümraniye'ye sıçradı.1 Mayis Mahallesi'nde çıkan olaylarda 5 kişinin ölmesi ve 20'den fazla kişinin yaralanması üzerine bu bölgede de sokağa çıkma yasağı ilan edildi.16 Mart'ta İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu olayların yatıştırıldığını söyleyerek bölgedeki sokağa çıkma yasağının kaldırıldığını açıkladı.
Olaylardan sonra yapılan otopsi sonucu ölen 17 kişiden yedisinin polis mermisiyle hayatını kaybettiği belirlendi. Gaziosmanpaşa Savcılığı'nın olayla ilgili fezlekesiyle Eyüp Cumhuriyet başsavcılığı, 20 polis hakkında "müdafaa ve zaruret sınırını aşarak faili belli olmayacak şekilde adam öldürmek" iddiasıyla dava açtı. İstanbul Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Eyüp Ağır Ceza Mahkemesi’ne açılan dava kamu güvenliğinin sağlanamayacağı gerekçesiyle Trabzon’a gönderildi. 11 Eylül 1995'te Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılama süreci, 5 yıl içinde 31 duruşma yapılarak 3 Mart 2000'de karara bağlandı.
Yargılanan 20 polis memurundan Adem Albayrak 4 kişiyi öldürmekten 6 yıl 8 ay,Mehmet Gündoğan 2 kişiyi öldürmekten 3 yıl 9 ay hapse mahkûm edilirken,(cezalar ertelendi),diğer 18 sanık polisin ise beraatine karar verildi. Ancak Yargıtay Albayrak ve Gündoğdu hakkında verilen kararı “Haklarında adam öldürme ile ilgili net bir açıklığın olmadığı” gerekçesiyle bozdu. Yargıtay, sanıkların TCK 49. maddesine göre yargılanmasını istedi. Bunun üzerine dava Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi’nde tekrar görünmeye başladı. Ancak aileler ve avukatlar Yargıtay kararı ile devletin bir kere daha kendini aklayacağı gerekçesiyle davadan çekildiklerini bildirdiler.Tekrar görülmeye başlanan dava üçüncü celsede karara bağlandı. Mahkeme heyeti Albayrak ve Gündoğdu’ya toplam 4 yıl 32 ay hapis cezası verdi.
Kararın 11 Temmuz 2002'de Yargıtay tarafından onanması üzerine yakınlarını kaybeden 22 kişi AİHM'ne (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) başvurdu.Yargılama sonucunda mahkeme 27 Temmuz 2005'te açıklanan kararda Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. maddesinde düzenlenen, Yaşama hakkı ve 13. maddesinde düzenlenen, Milli makamlara başvuru yollarının kapatılması hükümlerine aykırı davrandığı sonucuna vardı.
Mahkeme Gazi Mahallesi'nde hayatını kaybeden 12 kişi ile Ümraniye'de ölen 5 vatandaşın ailelerine tazminat ödenmesine karar verdi. Olaylarda yaşamını yitiren 17 kişi için ayrı ayrı 30 bin Euro tazminat verilmesine hükmeden mahkeme, böylece Türkiye'yi toplam 510 bin Euro tazminat ödemeye mahkûm etti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://metinkahraman.blogcu.com/
MetinK
Can
Can
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 78
Yaş : 49
Yer : Uzak Diyarlardan...
Meslek : Proleter
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: GAZi KATLiAMI   27/1/2007, 05:40



SUSURLUK BAĞLANTILARI

Gazi katliamının Susurluk ile bağlantısı avukatlar ve ailelerin yoğun çabalarına karşın dikkate alınmadı. Dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Hanefi Avcı’nın, İsmetpaşa Caddesi üzerinde 4 kahvehane ve bir pastanenin taranması olayını Yeşil’in gerçekleştirdiği ve MİT elemanı Tarık Ümit’in ortadan kaybolması olayının üzerine gidilmemesi için “Yeşil”in böyle bir provokasyon yaptığını dile getirdiği açıklamasını defalarca gündeme getirdiler. Özel timci Ercan Ersoy HBB televizyonunda Ayhan Çarkın’la birlikte Gazi Mahallesi’nde olduklarını açıklamıştı. Susurluk olayından DGM’de yargılanan özel timci Çarkın ve Oğuz Yorulmaz’ın Gazi Mahallesi’nde halkın üzerine ateş açtığını gösteren fotoğraflar vardı.
Bu dönemde yaşanan en önemli gelişme 9 Ocak 1997 Resmi Gazete’de ilgili yönetmeliği yayınlanarak yürürlüğe giren, “Başbakanlık Buhran Yönetim Merkezi”nin ilk olarak denendiği yerlerden birisinin, “Gazi Mahallesi olayları”ydı şeklindeki açıklamaydı. Mahkeme heyeti tarafından bu gelişmeler de gözardı edildi. Kriz Yönetim Merkezi, Gazi’de ne yaptı sorusunu sormadı.

1000 OPERASYONDAN BİRİ MİYDİ?

Uzun süre tartışılan bir diğer konu ise kullanılan silahlardı. Sanıkların kullandıkları otomatik silahların mutlaka bulunması gerektiği defalarca dile getirildi. Çünkü Adem Albayrak’ın elindeki uzun namlulu tüfek fotoğrafı, olaylar sırasında sadece beylik silahlarının kullanılmadığı bunun haricinde uzun namlulu silahların da bulunduğunu gösteriyordu. Gaziosmanpaşa Emniyet Müdürlüğü’nden sanıklara böyle silahlar verilmediği söylendi. Ancak deliller olayların planlı hazırlanmış bir saldırı olduğunu gösteriyordu. Gösterilen deliller ve yapılan açıklamalar katliamda, önceden planlanan bir provokasyonun adım adım uygulandığını ortaya koyuyordu. Susurluk’ta ortaya çıkan kontrgerilla gerçeği, Gazi katliamının Mehmet Ağar’ın sözünü ettiği “1000 Operasyon”dan biri olduğu olasılığını gündeme getiriyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://metinkahraman.blogcu.com/
MetinK
Can
Can
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 78
Yaş : 49
Yer : Uzak Diyarlardan...
Meslek : Proleter
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: GAZi KATLiAMI   27/1/2007, 05:47

12 - 15 Mart 1995 Gazi ve Ümraniye'de katledilenler:

Halil Kaya
Mehmet Gündüz
Sezgin Engin
Dinçer Yılmaz
Hasan Gürgen
Fadime Bingöl
Ali Yıldırım
Zeynep Poyraz
Reis Kopal
Dilek Sevinç
Mümtaz Kaya
Fevzi Tunç
Genco Demir
Hasan Puyan
İsmail Baltacı
Yaşar Aydın
Hakan Çubuk
İsmihan Yüksel
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://metinkahraman.blogcu.com/
Sponsored content




MesajKonu: Geri: GAZi KATLiAMI   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
GAZi KATLiAMI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» KUZEY KIBRIS
» Bir Gazinin Mektubu

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ALEVILER BIRLIGI :: ALEVILIK BOLUMU :: Katliamlar, Olaylar Hakkinda-
Buraya geçin: