ALEVILER BIRLIGI

Ozgur ve Demoktrat Platform
 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Hasan Hüseyin Korkmazgil

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sunam
Guvenilır Üye
Guvenilır Üye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 162
Yaş : 45
Meslek : işsizlik
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Hasan Hüseyin Korkmazgil   6/2/2007, 10:39











Bir Oğlum Olacak Adı Temmuzbir oğlum olacak adı temmuz
uykusuz
korkusuz
beter mi beter
ben beynimi satarak yaşıyorum
o benden proleter

bir oğlum olacak adı temmuz
karataşın göbeğinde aşk
karataşın göbeğinde barış
karataş çatladı çatlayacak
bende bitmeyen kavga
onda yeniden başlayacak

bir oğlum olacak adı temmuz
öfkede benden fırtına
sevgide deniz
ne samanyollarının ulu kervanları susuzluğumun
ne kutupşafaklarında tanrılaşması ilkelliğimin
..........
..........





Hasan Hüseyin Korkmaz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sunam
Guvenilır Üye
Guvenilır Üye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 162
Yaş : 45
Meslek : işsizlik
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: Hasan Hüseyin Korkmazgil   6/2/2007, 10:40

Aciyi Bal EylediK</B>



Pir Sultan olur dirilir'

bak su bebelerin güzelligine
kasi destan
gözü destan
elleri kan içinde

kor olasin demiyorum
kor olma da
gör beni

damda birlikte yatmisiz
öküzü hosça tutmusuz
koyun degil su daglarda
sanki kendimizi gütmüsüz
hor baktik mi karincaya
kirdik mi kanadini serçenin
vurduk karacanin yavrulusunu
ya nasil kiyariz insana

sen olmazsan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrilik ne
yokluk ne yoksulluk ne
ilenmek ne dilenmek ne
ilenmek ne dilenmek ne
issiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barismali
kardes kardes durusmali
koklasmali söylesmeli
korka korka yasamak ne

kahrolasin demiyorum
kahrolma da
gör beni

kanadik toprak olduk
çekildik bayrak olduk
döküldük yaprak olduk
geldik bugüne

ekmegi bol eyledik
aciyi bal eyledik
sirati yol eyledik
geldik bugüne

ekilir ekin geliriz
ezilir un geliriz
bir gider bin geliriz
beni vurmak kurtulus mu

kor olasin demiyorum
kor olma da
gör beni
Hasan Hüseyin Korkmazgil




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sunam
Guvenilır Üye
Guvenilır Üye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 162
Yaş : 45
Meslek : işsizlik
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: Hasan Hüseyin Korkmazgil   6/2/2007, 10:43

Soluk Soluğa

Sokaklardan alanlardan gelmişim
güzel anam tatlı bacım kardeşim
kavgalardan gelmişim
ne bakarsın yaslı yaslı yüzüme
üstüm başım lime lime pis diye

Bak şu ellerimin bayraklarına
bak alnıma güzel anam
tatlı bacım kardeşim
alnımın şafaklarına

Benzemiyor bu kavga
yumuşacık salonlarda
kalça çalkalamağa
ve serilip yatmağa
kuş tüyü yataklarda

Süt dökerek gelenler bu
saltanata
süt dökerek gidecekler bu
saltanattan..!

Böyle diyor William baba
böyle diyor
kelepçede yatanlar
vurulanlar sokakta..!

böyle diyor !
baksana

Öp beni güzel anam
tatlı bacım kardeşim
kucakla beni

Aşına,
ekmeğine,
kahrına,
karanlığına,
özlemine,
umuduna,
kat beni..!

olacak ne dedikse
olacak bütün bunlar
güzel anam, tatlı bacım
kardeşim

olacak bütün bunlar..!

Kısa çöp uzun çöpten
hakkını alacak
bu dünya
kalmayacak
haramilere....!

Hasan Hüseyin Korkmazgil
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sunam
Guvenilır Üye
Guvenilır Üye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 162
Yaş : 45
Meslek : işsizlik
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: Hasan Hüseyin Korkmazgil   6/2/2007, 10:44

sivas SABAHI
eylülün bulanık bir çay gibi ekime aktığı gündü
yine yaslı değirmenler yine mazılar çığlık çığlık
yine bir akşamdı sivas çarşısında
yine akşam taşıyorlardı ıslak sivas çarşısına kağnılar
sanki gülerken vurulmuştuk sanki akşamdık
sanki bir savaşertesiydi durup yaşlandığımız
ay altında kerpiç ve kül ve ağıt
eylülün bulanık bir çay gibi ekime aktığı gündü
yine yaslı değirmenler yine mazılar çığlık çığlık
yine bir akşamdı sivas çarşısında
yine akşam taşıyorlardı ıslak sivas çarşısına kağnılar
sanki gülerken vurulmuştuk sanki akşamdık
sanki bir savaşertesiydi durup yaşlandığımız
ay altında kerpiç ve kül ve ağıt



namlular yılan sırtı meneviş
tren düdükleri yakın uzak yabanıl
ben bu gözleri bir ali galip'te gördüm
kurtuluşun bir sayfasında
sinsi hain şımarık ve daha
içimde sivas sabahlarının o delikanlı gerinişi
sırsıklamdık
ben bu gergin havaları her zaman sevdim
bu bir kurultay havasıdır bir abdurrahman halayına
duruştur bu
sığamadım gecelere
sığamadım türkülere
sığamadım kadın sesinde anadolu akşamlarına
onlar
o kaşları yıkık
çakmaktaşı gibi kuvayi milliyeciler
mustafa kemal şafağının kıyısında öylece duruyorlar
yüreklerinde katıksız güvenleri
yalın yüzlerinde haklı öfkeleriyle
öylece duruyorlar
dimdik
ve apaydınlık
sığamadım toprağımda kar aklığına
sığamadım delikanlı içkilere yaylamda
sığamadım nakışlarla boğ**** gözyaşlarına
ben bu gergin havaları her zaman sevdim

bak yine barut gibiyim sanki kurultaydayım
sanki kulaklarımda sömürge sinekleri
oysa sivas çarşısındayım gözlerime yağmur yağıyor
namlular yılan sırtı meneviş.
sen bir hüzzam makamından akşama bakıyorsun
menekşe gözlerinde uzak bir acının ince buğusu
kül rengi bir tango seni uykulara çekiyor
ya bir roman kahramanısın ya da bir paris yolcusu

bu akşamlar hep böyledir karakuş gibi iner yukarlardan
fabrikada sokakta perdeler arkasında vurur insanı
bu akşamlar hep böyledir, ben işte hep böyle götürülürüm
beni heryerde görürsün adres kullanmıyorum
bayrakları severim, tutsaklığa yumruk gibi savrulan
bayrakları
insanları severim, haksızlığa yumruk gibi sıkılan insanları
kötüler ali galip'seler ben kuvayi milliyeciyim
yüreğimde doludizgin bir kardeşlik özlemi
o şafağın kıyısında yine dimdik beklemekteyim

bir sivas sabahı var ki onu sonra göstereceğim.



Hasan Hüseyin Korkmazgil
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sevgi Erkan
Forum Bilgini
Forum Bilgini
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 312
Yaş : 46
Meslek : Eğitim
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: Hasan Hüseyin Korkmazgil   6/2/2007, 16:27

DEMEDİM Kİ



Bu kenti sevdim dedim
Benim olsun demedim ki

Sevdim dedimse akşam kızıllığını
Gönlüm gibi akıp giden şu çayı
Şu ormanı şu denizi şu dağı
Benim olsun demedim ki

Vuruldumsa gözlerinin gül bahçesine
Yürek çizen şimşeklerse kaçamak bakışları
İşte buna sevmek derler dedimse

Çattımsa acıların en güzeline
Yedirdimse uykuları o tatlı kuşa
Benim olsun demedim ki

Bu akşam kan kırmızı şarap istiyor canım
Bu akşam dünyanın bütün şarkılarını
Bu akşam dünyanın bütün özlemlerini
Bu akşam beni yalnız bırakın
Bu akşam yalnızca onu düşüneceğim
Onu ve kendimi yalnızca




HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sevgi Erkan
Forum Bilgini
Forum Bilgini
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 312
Yaş : 46
Meslek : Eğitim
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: Hasan Hüseyin Korkmazgil   6/2/2007, 16:33

Uçun Kuşlar



insandır suda akan yaprakta yeşil gülde kırmızı
zorlu bir dal gibi eğleniriz de fırtınalarla
ince bir sızı birdenbire kırar kollarımızı
ve bir akşam kuşlar gibi elimizden uçup giden mutluluk
bir sabah ebemkuşaklarının altından dörtnala gelir
yaşayalım çocuklar
her şey bizimdir
bir giysi örtüsünde buldum ben bu yedi satırı
bozkırda yüzükoyun bir hitit kasabası
yedi satır yedi bülbül yavrusu
vurmuşlar anasını da kalmış yavrusu
bir sürgün şair yazmış vaktin birinde
bir genç kız işlemiş onu örtüye
yedi renk ipek iplik, yedi bülbül yavrusu
ak örtüde yedi satır, gökkuşağı iğrisi
bu yalnızlık bu sürgün, insan olmak acısı
aldım yedi yavrucuğu koydum buraya
yaşıyor mu bilmiyorum o sürgün şair
yaşıyorsa bilsin diye o sürgün şair
bir gün çıkıp gelsin diye o sürgün şair
uçun kuşlar
uçun kuşlar
koydum adını

bir giysi örtüsünde yedi bülbül yavrusu
yedi satır, yedi renk, gökkuşağı iğrisi




Hasan Hüseyin Korkmazgil
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sevgi Erkan
Forum Bilgini
Forum Bilgini
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 312
Yaş : 46
Meslek : Eğitim
Kayıt tarihi : 25/01/07

MesajKonu: Geri: Hasan Hüseyin Korkmazgil   6/2/2007, 16:33

Dayan Dayanabilirsen



bir bir yitiriyorum sevdiklerimi
ellerimden kuşlar gibi
uçup uçup kuşlar gibi
uzak dağlar ardına

çivilenmiş gözlerime kiminin
o yalvaran gözleri
yakıyor kollarımı kiminin kanı
kimi sitem sitem vuruyor beni
dövünmek tepinmek neye yarar ki
neyi kurtarır ki üzmek şu canı
her bahar yenilense de dallarda tomurcuklar
o bahar gitti gider

kolay değil ozanın ağlamaması
gülmesi kolay değil
bulutlar her zaman yağmur getirmez
şimşek gülmez bulutlardan herzaman
bulut var ki yaz yağmuru güzelim
geçip gider gül kokulu yel gibi
bulut var ki taş başına yoksulun
orman söken köy göçüren bir karabasan

tam da başlamışken sevmeği öğrenmeğe
tam da başlamışken bal doldurmağa
özlem denen peteğe
bir bir uçup gidiyorlar canlarım
gidiyorlar kopar gibi acılı kollarımdan
dönülmez karanlığa

dövünmek tepinmek neye yarar ki
neyi kurtarır ki ölüme sövmek
sövmemek ne yazar ki
dağbaşında tek ağaç
fırtınada bir tekne
uçurtması kopup gitmiş bir çocuk
bakıyorum yalnızca
şaşkın ve umarsız gözlerle arkalarından

dayan yavrum
dayan hasan hüseyin
dayan dayanabilirsen




Hasan Hüseyin Korkmazgil
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Hasan Hüseyin Korkmazgil   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Hasan Hüseyin Korkmazgil
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Saray Pehlivanlığı Mücadelelerinden Kesitler.
» YAŞAR ALPTEKİN OLAYI
» bu dünyadan bir yavuz gecti

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ALEVILER BIRLIGI :: KULTUR SANAT EDEBIYAT :: Siir Bolumu :: Antoloji-
Buraya geçin: